Dünya genelinde 1,6 milyara yakın sığır ve Türkiye’de 2025 sonunda 17,5 milyonu aşan sığır varlığı, hayvancılığın sağlık, sürdürülebilirlik ve gıda güvenliği başlıklarında öncelikli gündem oluşturuyor. Sınır aşan hastalıklar, iklim değişikliğinin etkileri ve antimikrobiyal direnç gibi küresel riskler; yapay zekâ, robotik ve yeni aşı teknolojileri ise bu sorunlara yanıt arayan yaklaşımlar arasında yer alıyor.
Bu küresel gündem, 6-10 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek 33. Dünya Buiatri Kongresi’nde tartışılacak. İlk kez Türkiye’de düzenlenecek olan kongreye 84 ülkeden yaklaşık 3.500 veteriner hekim, bilim insanı ve sektör temsilcisinin katılması bekleniyor. Etkinlik, ruminant hayvan sağlığına dair bilimsel buluşmaların yanı sıra saha uygulamalarını da bir araya getirecek.
Türkiye’nin Küresel Bilim Arenasına Katkısı
Prof. Dr. Hasan Batmaz kongrenin Türkiye’de düzenlenmesinin önemine vurgu yaparak, ülkenin güçlü hayvan varlığı ve modern hayvancılık altyapısının bu etkinliği hak ettiğini belirtiyor. “Hayvanlar ve Çevre için Küresel Çözümler” yaklaşımıyla yapılacak oturumlarda sığırların yanı sıra koyun, keçi, manda ve deve sağlığına ilişkin küresel gelişmeler ve uygulamalar paylaşılacak.
Öne Çıkan Hastalıklar ve Mücadele Stratejileri
Kongrenin başlıca gündemleri arasında sınır aşan şap hastalığı bulunuyor. Hastalığın kontrolü ve yeni nesil aşılara dair uluslararası çalışmalar, alanında uzman konuşmacılar tarafından sunulacak. Dr. Fabrizio Rosso şapla mücadeleyi küresel stratejilerden yerel uygulamalara kadar geniş bir perspektifte ele alacak.
Kuş gribinin süt sığırlarında tespit edilmesi, hem hayvan sağlığı hem de gıda güvenliği açısından yeni riskleri gündeme taşıdı. Prof. Dr. Juergen Richt bu virüslerin konak değiştirme dinamiklerini değerlendirecek ve çiğ sütte virüs inaktivasyonuna yönelik araştırmalar paylaşılacak; bu sayede hastalıkların sadece çiftliklerle sınırlı kalmadığı; toplum sağlığıyla doğrudan ilişkili olduğu vurgulanacak.
Antibiyotik Direnci ve Tek Sağlık Yaklaşımı
Antibiyotik kullanımı ve buna bağlı gelişen antimikrobiyal direnç, kongrede geniş yer bulacak. Bu bağlamda, hayvan, insan ve çevre sağlığını bütünsel olarak değerlendiren Tek Sağlık ilkesi çerçevesinde kontrollü antibiyotik kullanım stratejileri tartışılacak. Prof. Dr. Theo Lam, süt sığırcılığında antimikrobiyal kullanım pratiklerini ve gelecekteki riskleri ele alacak.
Ayrıca Prof. Dr. Cezmi Akdiş koruyucu bariyerlerdeki bozulmanın bağışıklık ve otoimmün ilişkilerini, Tek Sağlık perspektifiyle aktaracak; böylece insan ve hayvan sağlığı arasındaki etkileşimler ve alerjik-otoimmün bağlantılar saha uygulamalarına taşınacak.
İklim, Teknoloji ve Uygulama Odaklı Program
Artan sıcaklıkların hayvan refahı, üretim ve çevresel sürdürülebilirlik üzerindeki etkileri kongrenin diğer önemli başlıkları arasında. Sıcaklık stresi yönetiminden enterik metan emisyonlarının azaltılmasına kadar iklim-hayvancılık ilişkisine dair güncel çalışmalar sunulacak.
Robotik sağım sistemleri, sensör tabanlı sağlık izleme ve yapay zekâ destekli karar süreçleri gibi teknolojik yenilikler de tartışılacak. Prof. Dr. Trevor DeVries robotik uygulamaların sürü yönetimine etkilerini aktarırken; veri temelli yaklaşımların hayvan refahına katkıları değerlendirilecek.
Bilimden Sahaya: Workshop’lar ve Uygulamalı Oturumlar
Kongre programında teorik sunumların yanı sıra uygulamaya yönelik workshop’lar da yer alıyor. Süt sığırlarında fertilite programları, doğum yönetimi, yeni doğan buzağı bakımı ve ultrasonla tanı gibi alanlarda gerçekleştirilecek uygulamalı oturumlarla güncel bilimsel yaklaşımlar sahada uygulanabilir hale getirilecek.
Beş gün sürecek kongre kapsamında 59 çağrılı konuşma, 220 sözlü bildiri, 589 poster sunumu, 11 özel sektör sunumu ve 3 uygulamalı workshop programda yer alıyor. Etkinlik, dünyanın farklı ülkelerinden uzmanları İstanbul’da bir araya getirerek ruminant hayvan sağlığının geleceğine yönelik bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirecek.