Küresel buğday piyasasında satış baskısı güçlendi. Chicago’da işlem gören buğday kontratları 25 Eylül’de yüzde 2’nin üzerinde değer kaybederek ton başına 6,92 dolar civarına geriledi.
Fiyatlar böylece 25 Ağustos’tan bu yana en düşük seviyeyi görürken, son dört işlem günündeki düşüş de belirginleşti. Piyasanın odağında ise Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl sevkiyatlarının yeniden hız kazanabileceği beklentisi bulunuyor.
Buğday Fiyatı 7 Doların Altına Geriledi
Buğday kontratları önceki işlem gününü yaklaşık 7,07 dolar seviyesinde tamamlamıştı. Yeni seansta satışların hızlanmasıyla fiyat 6,90 dolar seviyesinin hemen üzerine kadar çekildi.
Günlük kayıp yüzde 2’yi aşarken, buğdayın son bir aylık performansı da yeniden negatife döndü.
Son haftalarda Karadeniz bölgesinde yaşanan saldırılar nedeniyle tahıl arzına ilişkin endişeler fiyatları desteklemişti. Ancak diplomatik temasların yeniden gündeme gelmesi, piyasanın fiyatlara yansıttığı risk priminin bir bölümünün geri verilmesine neden oluyor.
Karadeniz Beklentisi Fiyatları Baskılıyor
Rusya ve Ukrayna, küresel tahıl ticaretinin önemli tedarikçileri arasında yer alıyor. Son dönemde limanlar, gemiler ve enerji altyapılarına yönelik saldırılar, Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl sevkiyatlarının yavaşlamasına yol açtı.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından tarafların tahıl ve enerjiyle bağlantılı hedefleri kapsayabilecek sınırlı bir ateşkes seçeneğine ilgi gösterdiğini açıklaması, piyasanın dikkatini yeniden bölgeye çevirdi.
Piyasalarda bu ihtimal, Karadeniz üzerinden gerçekleştirilen tahıl taşımacılığının yeniden hızlanabileceği şeklinde yorumlanıyor.
Sevkiyatların Hızlanması Arzı Artırabilir
Karadeniz’de güvenlik koşullarının iyileşmesi, özellikle Rusya ve Ukrayna kaynaklı tahılın dünya piyasalarına daha hızlı ulaşmasını sağlayabilir.
Bu olasılık, küresel buğday arzındaki kısa vadeli sıkışıklığın hafifleyebileceği beklentisini güçlendiriyor.
Rusya, son saldırılar nedeniyle bazı tahıl sevkiyatlarını Baltık ve Arktik limanlarına yönlendirmeye başlamış durumda. Karadeniz’de güvenliğin yeniden sağlanması halinde daha uzun ve maliyetli alternatif güzergahlara duyulan ihtiyacın azalması beklenebilir.
Böyle bir gelişme, dünya piyasalarına daha fazla buğdayın daha düşük taşıma maliyetiyle ulaşmasının önünü açabilir.
Çin Beklentisi De Satışları Güçlendirdi
Buğday fiyatlarındaki düşüş yalnızca Karadeniz kaynaklı gelişmelerle açıklanmıyor. ABD ile Çin arasındaki tarım ticaretine ilişkin beklentiler de piyasanın yönü üzerinde etkili oluyor.
Piyasa, Çin’in ABD’den tarım ürünleri alımlarını artıracağına ilişkin somut ve yüksek hacimli yeni taahhütler beklerken, görüşmelerden bu yönde ayrıntılı bir sonuç çıkmaması satış baskısını artırdı.
Bu durum, özellikle ABD tarım ürünlerinde kısa vadeli talep görünümünün yeniden değerlendirilmesine neden oldu.
Buğdaydaki yüzde 2’nin üzerindeki günlük kayıpta Karadeniz kaynaklı arz beklentisi ile Çin tarafındaki talep belirsizliği aynı yönde etkili oldu.
Buğday Fiyatları Hâlâ Geçen Yılın Üzerinde
Kısa vadeli gerilemeye rağmen buğday fiyatları uzun vadeli karşılaştırmada yüksek seviyelerini koruyor.
Karadeniz’de yaşanan lojistik sorunlar, hava koşulları ve küresel stoklara ilişkin endişeler yıl içerisinde fiyatların yükselmesinde etkili olmuştu. Bu nedenle son düşüş, şimdilik daha geniş bir yükseliş döneminin ardından yaşanan geri çekilme olarak değerlendiriliyor.
Bundan sonraki fiyat hareketinde Karadeniz üzerinden tahıl sevkiyatlarının gerçekten hızlanıp hızlanmayacağı belirleyici olacak.
Diplomatik temasların somut bir anlaşmayla sonuçlanmaması halinde arz endişelerinin yeniden fiyatlamaya dahil olması mümkün.
Türkiye Açısından Karadeniz Sevkiyatları Önemli
Türkiye, dünyanın önemli buğday ithalatçıları ve un ihracatçıları arasında yer alıyor. Bu nedenle uluslararası buğday fiyatları ve Karadeniz’deki navlun koşulları, Türkiye’deki üretim maliyetleri açısından önem taşıyor.
Buğday fiyatlarının kalıcı şekilde gerilemesi; un, makarna, yem ve çeşitli gıda ürünlerinde hammadde maliyetlerinin düşmesine katkı sağlayabilir.
Ancak Türkiye’de nihai maliyet yalnızca küresel buğday fiyatıyla belirlenmiyor. Döviz kuru, navlun giderleri, iç piyasa fiyatları ve ithalat politikası da fiyatlama üzerinde etkili oluyor.
Karadeniz’de tahıl sevkiyatlarının yeniden hız kazanması halinde Türkiye açısından avantaj yalnızca daha düşük buğday fiyatlarıyla sınırlı kalmayabilir. Taşıma maliyetleri ve tedarik risklerindeki olası gerileme de piyasaya yansıyabilir.