Türk Makinist İspanyadaki Tren Kazasını Değerlendirdi (Özel Haber)



Türk Makinist İspanyadaki Tren Kazasını Değerlendirdi :İstanbul Ulaşım A.Ş’ye bağlı olarak Taksim-Hacıosman metro hattında makinistlik yapan Fevzi Maviş, geçtiğimiz yıllarda ülkemizde, yakın zamanda da İsviçre ve İspanya’da meydana gelen onlarca insanın ölümüne, onlarcasının ise yaralanmasına neden olan tren kazalarını değerlendirerek, makinistlik mesleği, İstanbul metrosunda alınan önlemler ve ulaşım güvenliği konularında bilgi verdi.

Taksim-Hacıosman metro hattında her gün binlerce yolcuyu raylar üzerinde evlerine ve iş yerlerine ulaştıran makinist Fevzi Maviş, İspanya’da meydana gelen tren kazasının oluşum ihtimallerini değerlendirerek, İstanbul’daki raylı sistem taşımacılığında alınan önlemler, makinistlik mesleğinin özverileri ve sorumlulukları ile ilgili bilgi verdi.

İspanya’daki tren kazası görüntülerini izlediğini belirten Maviş, hızlı tren hattında sinyalizasyon olması gerektiğini, sistemle ilgili bir sıkıntı yoksa makinistin büyük ihtimalle çok yorgun bir şekilde yola çıkmış olabileceğini ifade ederek şunları söyledi:

“Ben bunu 3-4 defa izledim. Hızlı tren hattında sinyalizasyon olması gerekiyor. Ki muhtemelen vardır da. Sinyalizasyon bizim aracımızda da var. Şu an bizim hızımız 80 kilometre. 80 kilometrenin üzerine çıkmamıza araç, sistem zaten hiçbir şekilde izin vermiyor. Orada da 80 kilometreyle geçilmesi gereken bir bölge 190 kilometreyle geçiliyorsa, sadece bunu makinistin yapma ihtimali yok gibi geliyor. Zaten araç ilk başından itibaren raydan çıkmıyor. Araç 3 ve 4’üncü vagonlarından itibaren raydan çıkıyor. 80 kilometre ile 190-200 kilometre arasında çok büyük bir fark var. Sinyalizasyon olan bir yerde bu tip bir sıkıntı olmaması gerekiyor ki; hızlı tren olan yerde sinyalizasyon vardır. 80 kilometreyle gitmesi gereken bir yerde eğer onun hedef hızını ayarlamadılarsa, normal hız koydularsa orada bir sıkıntı olabilir. Eğer sistemle ilgili bir sıkıntı yoksa, makinistle ilgiliyse direk makinist büyük ihtimalle çok yorgun bir şekilde o yola çıkmıştır ki; o şekilde bir dalgınlık yaşasın. Yoksa makinist yorgun olmadığı sürece, işini normal yaptığı sürece dalgınlık gibi bir ihtimal bizim zaten işimizde yok. Çünkü biz aldığımız eğitimlerle, yaptığımız işle o bilinçle çalışmak zorundayız.

“MAKASTAN GEÇERKEN RAYDAN ÇIKMA İHTİMALİ VAR”

İstanbul metrosundaki virajlarda aracın hızının belli olduğunu dile getiren Maviş, makaslı bölgelerden geçişlerde çok dikkatli olmaları gerektiğini, makaslarda hedef hızın düşürüldüğünü, geçilen makasın konumuna göre aracın raydan çıkma ihtimali olduğuna dikkat çekerek, “Bizim virajlarımızda aracın hızı bellidir. Bu aracın gideceği hız düzde de, virajda da aynıdır. Zaten virajlı olan bölgeden gittiğinizde düz gitmezsiniz. İç ve dış ray yükseklikleri farklıdır. Biz sadece makas bölgelerinden geçişlerde çok dikkatli olmak zorundayız. Çünkü makastan geçerken hedef hızımız düşürülmüştür. 30 kilometre gibi bir hızla geçersiniz ve geçtiğiniz makasın konumuna göre aracınızı raydan çıkarma gibi ihtimaliniz vardır. Biz, bu tip konulara dikkat ederiz. Virajlı yerlerden geçiş hızları bizim ana hattımız Taksim-Hacıosman hattında 80’dir. Burada normal hız sınırı da zaten 80’dir. Taksim-Hacıosman hattında virajlı bölgelerden geçişle normal düz yoldan geçiş arasında pek bir farklılık yok. Ama dışarıda herhangi bir tren işletmeciliği yapılıyorsa o zaman aracın hızına dikkat etmek, sinyalizasyonun size verdiği hızı aşmamanız gerekir. Ki hızı aştığınız zaman aracın raydan çıkma ihtimali çok çok yüksektir. Hedef hızın üzerine çıktığınız yerlerde düz yol da olsa aracı raydan çıkarma ihtimaliniz yüksektir. Güvenli sürüş zaten genellikle metrolarda işlem sinyalizasyon otomatik olarak sürüş modu sağlar. Burada da zaten biz anormal, ekstra durum olursa makinist olarak müdahalemizi o zaman gerçekleştiriyoruz. Aracımız otomatik modda gidiyor. Bizim görevimiz herhangi bir sorun olduğu zaman acil frenle veya totman koluyla aracı durdurmak, sorunu olan bölgeye müdahale etmek, yolcunun platformdan taşması, yangın çıkması veya herhangi bir elektrik kesintisinde tünelde kaldığımız durumda yolcunun tahliyesi gibi durumlarda ortaya çıkıyor aslında. Şu an zaten aracımız otomatik modda olduğu için sadece aracın duraklardan güvenli bir şekilde kalkmasını ayna vasıtası ile sağlıyoruz. Aynadan baktığımızda herhangi bir sorun yoksa kapıyı kapatıyoruz ve istasyondan güvenli bir şekilde çıkışımızı yapıyoruz” dedi.

“OLAĞANÜSTÜ SENARYOLAR GERÇEKLEŞTİRİLİYOR”

İstanbul metrosunun tamamında bütün güvenlik tedbirlerinin alındığını söyleyen Maviş, işletmenin bittiği günlerde olağanüstü durumlar için senaryolar ve simülasyonlar gerçekleştirildiğini söyledi. Maviş, “Genelde hattın tamamında giderken bir parmağımız acil fren butonunun üzerinde durur. İstanbul metrosunun tamamında bütün güvenlik tedbirleri alınmıştır. Hidrant borularından tutun da gerekli fanlarla herhangi bir müdahale etmemiz gereken yangın, sel gibi durumlarda suyun tahliyesi, yangında dumandan zehirlenmeyi engelleyecek fanlar, fanların nereden çalıştırılacağı, yolcunun nasıl tahliye edileceği bellidir. Tüm hat boyunca hidrant gidiyor, bunun içerisinde su da gidiyor. Her 50 metrede bir vanaları mevcut. Su tahliyesini oradan yapıyoruz. İstasyonlarda ve tünel boyunca fanlarımız mevcut. Onlar vasıtasıyla da duman tahliyesini yapıyoruz. Diyelim ki; Sanayi-Dörtlevent arasında bir yangın var. Yolcuyu Dörtlevent’e yönlendireceksem fanları Dörtlevent’ten Sanayi’ye doğru çalıştırıyoruz. Duman hiçbir şekilde Sanayi tarafına gelmeyip Dörtlevent tarafına gidiyor. Biz de yolcuyu Döertlevet’e götürüp, tahliye işlemini oradan gerçekleştiriyoruz. Ki bunların senaryoları da sürekli olarak yapılıyor. İtfaiye, emniyet, 112 hızır acil bizim işletmemizin bittiği günlerde, 2-3 ayda bir, bir gece işletme bittikten sonra sabaha kadar yangın senaryoları gerçekleştiriliyor, herhangi bir saldırı anında yapmamız gerekenlerle ilgili simülasyonları yapıyoruz. Bunların eğitimlerini sürekli alıyoruz ki; herhangi bir şey yaşadığımızda müdahaleyi en kısa sürede ve en çabuk ve en hasarsız şekilde yapalım” şeklinde konuştu.

“TEHLİKE ANINDA ARAÇ DURDURULUR”

Tehlike anında aracı durdurmaları gereken bir pozisyon varsa aracı durdurduklarını belirten Maviş, yaptıkları işlemleri şu şekilde anlattı:

“Aracı durdurduktan sonra tehlike ile ilgili bölgeyle ilgili tıbbi yardım gerekebilir, ambulans, polis, itfaiye gerekebilir. Bununla ilgili telsiz görüşmelerini yaparak, kumanda merkezindeki arkadaşlardan yardım alarak, onların bizi yönlendirmeleriyle; biz ya aracı durduracağız, ya aracı hareket ettireceğiz. Mesela sorunlu bir yolcumuz var, rahatsızlandı ve bu istasyonda müdahale edemeyeceğiz. Kumanda merkezi bir sonraki istasyona ambulans ekibini yönlendirir, biz de aracımızdaki diğer yolcularımıza 112’nin diğer istasyonda müdahale edeceğini söyleyerek bir sonraki istasyona götürürüz. Diyelim ki bulunduğumuz istasyonda problem var. O zaman aracı hiç bir şekilde hareket ettirmeden yapmamız gerek işlem neyse onu yaparız. Mesela yangın varsa, elektrik kesildi tahliye yapmamız gerekiyor en yakın istasyonu seçeriz, buradan güvenlik ekibini isteriz. Güvenlik ekibi geldikten sonra aracın başından en son ayrılacak kişi ben olmak kaydıyla yolcumuzu güvenli bir şekilde, tünellerimizdeki yürüyüş yollarından tahliye ederiz.”

“MİSAFİRLER İŞ HAYATIMA GÖRE GELİYOR”

İstanbul’da 15 milyon insana hizmet vermenin sorumluluğuyla özel hayatı da dahil her şeyine dikkat etmesi gerektiğini ifade eden Maviş, evine gelen misafirin bile iş hayatına göre geldiğini söyleyerek şöyle konuştu:

“Ben 15 milyon insanın yaşadığı İstanbul’da, 15 milyon insana hizmet veriyorum. Bu hizmeti verirken de, herhangi bir şeyi yaşayacağım zaman 15 milyondan her bir fert için düşünmem gerekiyor. O yüzden her şeye dikkat etmem lazım. Yani benim özel yaşantıma da dikkat etmem gerekiyor. Benim evime misafir gelecekse iş hayatıma göre geliyor veya gelmiyor. Eğer ben sabah işe gideceksem akşam evime misafir gelmiyor. Yani benim çevremdeki insanlar da buna dikkat ediyorlar ben de dikkat ediyorum. Çünkü benim bir uyku saatim var, o uykuyu almam lazım ki burada çalışırken herhangi bir sıkıntı yaşamayayım. Çünkü biz sabah 06.15 seferine başlayabilmek için 05.15’te iş yerinde oluyoruz. Ben 05.25’te işte olabilmek için de saat 04.00’da kalkıyorum. Onun için uyku düzenine, ev hayatına dikkat etmemiz gerekiyor ki; buraya geldiğimiz zaman hizmet verdiğimiz insanlarla herhangi bir sıkıntı yaşamayalım, hizmet verirken herhangi bir aksilik oluşmasın.

Reklamlar