Zet Redüktör özel dişlileriyle dünyanın ilgisini çekiyor



Zet Redüktör özel dişlileriyle dünyanın ilgisini çekiyor :Zet Redüktör, trenler için ürettiği dişli setleriyle sektörün en önemli isimlerinden olan CAF`ın dişli ve dişli kutusunda dünyadaki üç tedarikçiden biri oldu. Zet Redüktör Fabrika Müdürü Ahmet Özyazıcı ile firmalarının ürettiği çok özel dişliler ve sektöre yönelik projeleri üzerine bir söyleşi gerçekleştirdik.

Zet Redüktör, Türkiye’nin ilk redüktör firmalarından biri olmasının yanı sıra özel dişli ve dişli kutusu üretimiyle de İspanyol CAF firmasının tedarikçilerinden biri olma başarısını elde ederek demiryolunda da adından söz ettiriyor. Bin milimetreye kadar dişli üretebilen firma, milli tren projesinde de görev verilirse başarılı bir sonuç çıkaracağına inanıyor. Aynı zamanda Raylı Sistemler Kümelenmesi’nin üyeleri arasında yer alan Zet Redüktör Fabrika Müdürü Ahmet Özyazıcı; “25.11.2014 tarihinde TÜLOMSAŞ önderliğinde Eskişehir’de yapılan “Milli Tren Projesi İstişare ve İşbirliği Toplantısı”na bizzat katıldım. İnsanların heyecenlı olması dikkat çekiciydi. Bu toplantı sonrası “Sektör Araştırma Anketi” katılımcı firmalar tarafından dolduruldu. Sanırım bu doğrultuda TCDD firmaların kapasitelerini ve raylı sistemlerdeki kabiliyetlerini değerlendiriyordur. Biz raylı sistemlerde dişli ve dişli kutusunda var olduğumuzu belirttik. Bu doğrultuda Milli Tren Projesi ile ilgili bir talep geldiğinde bu konuda üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız.

Zet Redüktör’ün raylı sistemler özelindeki ürün gamı, üretim kapasitesi ve üretimde kullandığınız teknolojik donanım hakkında bilgi alabilir miyiz?

ZET Redüktör’ün raylı sistemler sektörüne girişi, 2011 yılında Hannover Messe fuarında ülkemizdeki hızlı trenleri de yapan İspanyol CAF firmasının standımızı ziyareti ile başladı. Burada yapılan görüşmeler sonunda, firmanın bizi ziyareti sonrasında da bizden talep etmiş dişli ve dişli kutusu imalatları başladı. O zamandan beri de CAF firmasının dünyada bu alandaki üç tedarikçisinden biri olduk. Tabii bu ürünler gerçekten bilgi, birikim ve teknoloji istiyor. İyi bir teknolojik alt yapıya sahip değilseniz bu kulvarda koşmanız çok zor. Dişli tasarım programı olarak dünyaca kabul görmüş, İsviçre menşeli KISSSOFT programına sahibiz. Bunun yanında tüm dişli ve dişli kutularımız CNC takım tezgahlarında üretilmektedir. 1.000 mm’ye kadar CNC dişli profil taşlama kapasitelerimiz bu sektör için fazlasıyla yeterlidir. Bunun yanında ürettiğimiz dişlileri ölçebilme yeteneğimiz CAF’ın bizi seçmesindeki en büyük etkenlerdir.

Trenler için dişli setleri üretiyorsunuz. Dişlilerinizin teknik özellikleri, kullandığı projeler nelerdir?

Trenler için ürettiğimiz dişli setleri gerçekten çok özeller. Dişli profillerinden tutun da imalat ve test yöntemleri bir takım özel prosesler gerektiriyor. Bir defa dişli profilleri diğer dişlilerden çok farklı. Burada literatürde protuberance olarak adlandırılan profil tercih edilmektedir. Her bir dişli için ayrı bir dişli açma ( azdırma ) çakısı tasarlanıyor ve tedarik ediliyor. Dişli imalatları bunlarla yapılıyor. Diş dipleri kesinlikle taşlanmıyor. Dolayısı ile diş diplerindeki deforme ve kırılma riski minimize edilerek dişli ömürleri çok daha uzun oluyor. Tabii işin teorisine indiğinizde bu konular sayfalar alacaktır. Bir çok teknik detay var ama bu dişliler gerçekten çok özeller.

Raylı sistemler, özellikle hızlı trenler; azami dikkat isteyen, hatayı kaldırmayacak sektörler. Siz bu bağlamda dişli üretiminizde nelere dikkat ediyorsunuz? Bu sektöre hizmet sunan bir firma olarak Ar-Ge çalışmalarınızı hangi konular üzerinde yoğunlaştırıyorsunuz?

İş içerisine insan hayatı giriyorsa, bu yapılan işte hataya yer yok. Bir defa tedarik ettiğiniz dişli malzemesi, yaptığınız ısıl işlem, üretim yöntemleriniz ve bunların kontrolü hepsi son derece titiz ve hassas olmak zorunda. Dişli malzemesi olarak 18CrNiMo7-6 standartında malzeme kullanıyoruz. Bu dişliler üretimi esnasında İzotermal tavlama, Sementasyon ve Subzero olarak 3 tip ısıl işlem uyguluyoruz. Dişlilerin son kontrolunde mutlaka MPI (Magnetik Parçacık Testi) çatlak kontrolu ile Nital testleri yapılmaktadır. Bildiğim kadarı ile Türkiye’de bizden başka hiçbir dişli üreticisi gerek duyulmadığı için nital testi yapmamaktadır. Dişli malzemeleri imalata girerken adeta yumurta muamelesi görerek özel kaplarında imalat süreçlerini devam ettirmektedirler. Çünkü imalat esnası ve sonrasında yüzeyde toplu iğne başı kadar olabilecek bir iz dişlinin hurda olmasına neden olmaktadır. En sonunda da ürettiğiniz dişli ve dişli kutularını bir klasör raporla müşterinize teslim ediyorsunuz.

Eskişehir Raylı Sistemler Kümesi’nin bir üyesi olarak Türkiye’deki raylı sistem projelerini, yerli firmaların bu projelerdeki rolünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

11 Ekim 2012 tarihinde alınan bir karar doğrultusunda Türkiye’de Milli Tren Projesi başlatılmıştır. Bu proje kapsamında; Yüksek Hızlı Tren, Yeni Nesil Dizel Tren Seti (DMU), Yeni Nesil Elektrikli Tren Seti (EMU) ve Yeni Nesil Yük Vagonları minimum % 51 yerlilik oranı ile üretilmesi amaçlanmaktadır. Bu proje kapsamında İTÜ, TUBİTAK ve ASELSAN gibi kurumlarla işbirliği gerçekleştirilmiştir.

Bu projelerin yürütücüsü olarak Cumhuriyet’imizin ilk yıllarında kurulan TÜLOMSAŞ, TÜVASAŞ ve TÜDEMSAŞ gibi raylı sistemler konusunda kurulmuş işletmelerin tecrübeleri bir avantajdır. Ancak teknolojik olarak çağa ayak uyduramamış olmaları ise bir dezavantajdır. Ancak bu dezavantaj, teknolojiyi yakalamış yerli özel şirketler ile avantaja çevrilebileceğini düşünüyorum. Bunun yanında Türkiye’de özel sektör anlamında rol oynayacak ana sektörlerin yanında onlara yan sanayi olacak ciddi potansiyel firmaların da sayısı yabana atılacak cinsten olmadığını düşünüyorum.

Milli hızlı tren projesini nasıl değerlendiriyorsunuz, projede bir göreviniz bulunuyor mu?

25.11.2014 tarihinde TÜLOMSAŞ önderliğinde Eskişehir’de yapılan “Milli Tren Projesi İstişare ve İşbirliği Toplantısı”na bizzat katıldım. İnsanların heyecenlı olması dikkat çekiciydi. Bu toplantı sonrası “Sektör Araştırma Anketi” katılımcı firmalar tarafından dolduruldu. Sanırım bu doğrultuda TCDD firmaların kapasitelerini ve raylı sistemlerdeki kabiliyetlerini değerlendiriyordur. Biz raylı sistemlerde dişli ve dişli kutusunda var olduğumuzu belirttik. Bu doğrultuda Milli Tren Projesi ile ilgili bir talep geldiğinde bu konuda üzerimize düşen görevi yapmaya hazırız.

Şu an gündeminizde neler var? 2015’te raylı sistemler özelinde hayata geçirmeye hazırlandığınız projeler ve yeni yatırımlar hakkında bizleri bilgilendirir misiniz?

Şu an raylı sistemler ile ilgili gündemimizde maalesef bir şey bulunmuyor. Ancak İspanyol CAF firması ile çalışmalarımız devam ediyor. Geçen yıl onların Astra projesi olarak nitelendirdikleri projeyi hayata geçirdik. Bu yılbaşında da Valencia projesine start verdik. Darısı Türkiye’deki Milli Tren Projesi’ne diyelim.

Reklamlar