İmamoğlu, Covid-19’dan, Kanal İstanbul’a ve Birçok Konuda Açıklama Yaptı

İmamoğlu, Covid-19'dan, Kanal İstanbul'a ve Birçok Konuda Açıklama Yaptı - RayHaber
İmamoğlu, Covid-19'dan, Kanal İstanbul'a ve Birçok Konuda Açıklama Yaptı - RayHaber

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fox TV’de, gazeteci İsmail Küçükkaya’nın konuğu oldu. İmamoğlu, Küçükkaya’nın, Kanal İstanbul için açılan müfettiş soruşturmasından Kovid-19’la mücadeleye kadar birçok sorusunu yanıtladı.

Kanal İstanbul’un “devlet” değil “seçim projesi” olduğunu belirten İmamoğlu, “Asıl benim, ‘Ey müfettiş, ey İçişleri Bakanı; neredeydiniz’ diye bağırmam lazım. Seçimde, rakibim, İBB’nin araçlarıyla seçim kampanyası yaparken, neredeydi kamu kaynağı? Acaba o ‘kamu kaymağı’ mıydı” sorularını yöneltti. İmamoğlu, hakkındaki soruşturma evrakında yapılan “bölücü” imasına, Kanal İstanbul güzergahını gösteren haritayı göstererek yanıt verdi. İmamoğlu, tepkisini, “Şu ne biliyor musunuz? O müfettişe söylüyorum; ‘Müfettişin dilini ben yazdırdım, ben imza attırdım’ deyip tarafsızlığını yitiren, Sayın İçişleri Bakanı’mıza da söylüyorum: Bölücülük budur” sözleriyle gösterdi. Kanal İstanbul çevresindeki arazilerin yüzde 70’inin özel şahıslara ait olduğu bilgisini paylaşan İmamoğlu, son 7 yılda 40 milyon metrekarelik arsanın el değiştirdiğini aktardı. İstanbul’daki vefat sayılarında bir önceki yılın Kasım ayına göre iki kattan fazla artış olduğunu kaydeden İmamoğlu, “Bu yılın Kasım ayının son 3 gününde vefat sayıları 400’leri aştı” dedi. İmamoğlu, Kovid-19’la etkin mücadele kapsamında HES kayıtlarının kendileriyle paylaşılması çağrısında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Fox TV’de yayınlanan “İsmail Küçükkaya ile Demokrasi Meydanı” programına konuk oldu. İmamoğlu, Küçükkaya’nın gündemdeki konularla ilgili sorularına canlı yayında yanıt verdi. İmamoğlu’nun Küçükkaya’nın sorularına verdiği verdiği yanıtlar, konu başlıklarına göre şöyle oldu.

“KOLAYI; YASLAN ARKANA SEYRET”

“İstanbul’daki ve Türkiye’deki durumla alakalı çözümü nasıl bulacağız? İBB’de, Nisan-Mayıs’ta yaklaşık 800 olan vaka sayısı, şu anda 2000’i aştı. Bu, neredeyse 3 katına gidiyor anlamına gelir. İBB’nin oluşturduğu Bilim Danışma Kurulu diyor ki, ‘Bu çok hızlı büyüyor, çok hızlı bulaşıyor, artık çok yaygınlaştı; kapanma şart.’ Çıktım, açıkladım. Allah aşkına, alınan tedbirlerden siz bir şey anladınız mı? Ben hiçbir şey anlamadım. Bu iş, ciddi bir iş artık. Sağlık çalışanlarının ve Sağlık Bakanı’nın özverili çalışmalarını biliyorum, ama kapanma yapmak zorundayız. Elbette, zor durumdayız. Ama demediler mi; ‘Güçlü devlet, zor zamanlarda milletinin yanında olan devlettir.’ Söylediler; hep beraber yanında olacağız. Yarın, öbür gün önünü alamayacağımız bir seviyeye çıkma ihtimali ve riski var. Önce insanımızı yaşatacağız.

Devlet, insanını yaşatır. İBB Başkanı istemez yani bunları konuşmayı. Kolaycılık nedir? Yaslan arkana, seyret! Nasılsa karar alma yetkisi bizde değil. Yapamam tabi. Ben, sorumlu bir yöneticiyim.”

“VAKALI OTOBÜSE BİNİNCE ANLAŞILSIN”

“HES uygulaması var. Gayet güzel. Beni; Bakan haksız bulmuyor, Vali Bey haksız bulmuyor. Yalvarıyoruz, diyoruz ki; ‘Bulaş sayısını azaltmak adına çok değerli bir şey HES uygulaması, tebrik de ediyorum, eyvallah. Otobüslerde HES uygulamasını yapalım. Hastaların bilgisini bize verin. Biz, onları sistemden iptal edelim, hatta bir hasta otobüse bindiği zaman, öyle bir alarm sesi çıksın ki orada, hasta olduğu belli olsun ve gerekli işlem yapılsın.’ Kişisel verilerin paylaşımı gibi şeyler söylüyorlar. Ya ben devletin bir parçasıyım; yapmayın. Şuna dönüyor iş: ‘Efendim siz bize, binenlerin listesini yollayın. Biz bakalım hangi hastalar binmiş.’ Bindikten 1 gün sonra yollasam ne olur? Entegrasyon ve bir arada çalışma düzeni olmazsa, olmaz.”

CUMA NAMAZLARINA DİKKAT ÇEKTİ

“İstanbul’da başka bir şey var: Bugün, Cuma günündeyiz. Cuma namazını, geçen hafta Aksaray’daki tarihi Murat Paşa Camii’nde kıldım. İçeri girdim; cemaatin yüzde 70’i yabancı uyruklu. İmam Efendi, düzeni bozanları kendi uyarıp kaldırmak zorunda kaldı. Oradaki yabancılar, bizim tedbirle ilgili anlattıklarımızın ne kadarını anlıyor? Birleşmiş Milletler raporuna göre; İstanbul’da, 1 milyon 660 bin civarında mülteci ve sığınmacı var. Esenyurt’ta ‘Miss Uganda’ seçildi! Buradan İçişleri Bakanlığı’na çağrıda bulunuyorum. Bize, HES uygulaması yapan ülkelerin listesini versinler. Biz de yabancılara, ülkemize girişlerinde HES uygulaması yapalım. Kış geliyor, insanlar dışarda namaz kılamıyor, içeri yığılmaya çalışıyor. Ben, buradan İstanbul Müftüsü’ne, Vali’mize çağrı yapıyorum. Cuma ile ilgili tedbir alsınlar. Daha önce alındı. Bir süre gidilmedi. Bakın kapanma; 3 hafta kapanma. Camiyi, otobüsü konuşarak bir yere varamayız. Belçika, bizim 8’de 1’imiz. Bizde, 2-3 kat fazla hasta var, 2-3 kat fazla vefat var oradan. Eğer biz, bu kadar başarılıysak, kurban olayım bunu bütün dünyaya anlatalım.”

SADECE İSTANBUL’DA BİR GÜNLÜK SAYI 180

“Benim vefat sayılarındaki artışla ilgili sosyal medya paylaşımlarımdan sonra Sayın Bakan beni aradı, ‘Ya işte Twitter üzerinden olmasaydı…’ dedi. Sayın Bakan dedim; ‘Bu sayı meselesini ta Nisan’dan beri sizinle paylaşıyorum.’  Ben, iki-üç defa kendisini aradım bu konuda. ‘Bana bambaşka şeyler anlattınız’ dedim. Ben, bugün yakın çevremde yaşıyorum ve gerçekten tereddüt duyuyorum. Şu anda hastanelerde yer bulmakta zorluk çekiyor insanlar.  ‘Biz, gerekli tedbirler için çalışıyoruz’ dedi. ‘Ben, size yardımcı olmak istiyorum. İşin büyüklüğünü göstermek istiyorum’ dedim. 17 Kasım’daki toplam vefat sayımız ne biliyor musunuz? 410. Aynı gün bulaşıcı hastalıktan vefat sayısı, 164. Sadece İstanbul’u söylüyorum. 18 Kasım; toplam vefat sayısı 424, bulaşıcı hastalık sayısı 167. Dün, ben salondayım Meclis’te. Gece 11’de bitti. Üzüntüden bir ara yüzüm düştü. 441’e ulaştı dün toplam vefat sayısı. Bulaşıcı hastalıktan ölen toplam vefat sayısı, 180. Sadece İstanbul’da.”

“İSTANBUL TARİHİNDE İLK DEFA DÖRTYÜZLÜ SAYILAR GİDİYOR”

“Son 3 gün, İstanbul tarihinde ilk defa dörtyüzlü sayılar gidiyor. Geçen yıl Kasım ayında günlük ortalama vefat ne biliyor musunuz İstanbul’da? Günlük ortalama yaklaşık 205. İki katını aşmış. Bizim, İstanbul’da, 1 Mart’tan 19 Kasım’a kadar ulaştığımız vefat sayısı, 10 bin 681. Sadece İstanbul. Feryat ediyorum: ‘Hep beraber, el birliğiyle 3 haftalık kapanma istiyorum.’ İBB Bilim Danışma Kurulu’muz, hazırladığı raporda, ‘Tam kapanma olmadığı sürece, istenilen sonuç alınamayacak, sınırlı tedbirler bu anlamda daha ciddi sonuçlar doğuracak bir dönemi başlatabilir’ diyor. Biz, hatırlayın milli bayram, dini bayramlara denk gelen dönemlerde biz, 11-12-13 gün tatil yapmış bir milletiz. Alışığız yani işletmelerimizi kapatmaya. Lütfen yapalım. İnsanlarımızı yaşatacağız. Ekonomi ile ilgili zorluklarımızı hep beraber aşacağız. İstirham ediyorum.”

“KANAL İSTANBUL İÇİN KAÇ KERE DAVET YAPTIK”

“Sayın Bakan’a (Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum) kısa ve öz bir cümle söylemek istiyorum: Makamının adında, ‘çevre’ ve ‘şehircilik’ geçen bir bakanın, burada yapılacak, ‘Boğaz’ın özgürlüğü’ dediği kanalı, Süveyş’le Panama ile paralel tutması… Yani ne diyeyim? Tanımlayacak laf bulamıyorum. İrtibattan bahsediyor Sayın Bakan. Kaç tane davetimiz var. Sunumumuz var, brifingimiz var, panelimiz var kanalla ilgili. Ben, kaç kere davet ettim. İlgi duyup davetimize icabet ettiler mi; etmediler. Temsilci yolladılar mı; yollamadılar. Onunla da yetinmedim. Çalıştayın kitabını yaptım, kendi makamlarına yolladım. 30’a yakın bilim insanı, raporlarını kitap haline getirdi; onu yolladım. Dönüp, ‘Sayın İmamoğlu ne düşünüyorsunuz’ dediniz mi Sayın Bakan? İstanbul’a geldiniz bu kritik dönemlerde, süreçlerde. ‘Sayın İmamoğlu, 2 saat şu konuyu konuşalım, anlat bize’ dediniz mi? Melen’den örnek verdi. Melen ile ilgili, Cumhurbaşkanı rahmetli Demirel, yanına DSİ Genel Müdürü’nü alıyor, yanına bakanını alıyor, İstanbul’a geliyor, Melen’le ilgili, şimdiki Cumhurbaşkanı’mız Sayın Erdoğan’ı belediye başkanıyken ziyaret ediyor.”

“SORUŞTURMA YAZISINI OKUDUĞUMDA DEHŞETE DÜŞTÜM”

“Şimdi gelelim soruşturma konusuna. Cuma günü, bana soruşturma yazısı geldi. Okuduğumda dehşete düştüm. Bu arada Sayın Meral Akşener’e duyarlılığı için çok teşekkür ediyorum. Cuma günü, ben, bu yazıyı aldıktan sonra benim Sayın Akşener’e bir ziyaretim oldu. Sizin programınıza katılacağını bilmiyordum. Kendilerine bahsettim, çünkü çok üzüntülüydüm.  Dehşet içindeydim. Anayasa’nın 123’ncü maddesine göre, idare bütünlüğünü bozucu bir eylemde bulunduğum iddiasında bulunuyor müfettiş. Daha ötesi; tam 1 sayfa, ‘Bölücü devlet otoritesi tanımaz’ gibi benimle ilgili imada bulunuyor. Hadi oradan ya. Sen kimsin ya? Bir kere, bölücülük yapan kendisi. Bunu yazıp, bir iddianame düzenleyip, benden ifade isteyen kendisi. Bazıları ortaya çıkıp diyecek ki; ‘Bölücülük yok, algı yapıyor. Sadece kamu kaynağını israf etmekten ifade etmekten isteniyor filan…’ Geçin bu işleri.”

“İSTANBUL’UN ÇILGINLIĞA TAHAMMÜLÜ YOK”

“Kanal İstanbul projesi, bir seçim projesidir. Adı da ‘çılgın proje’. İstanbul’un çılgınlığa tahammülü yok. İstanbul’u zaten çıldırttınız. Bu, çılgın proje kavramı ile 2011’de ortaya atılan bir proje. Tam 9 yıl sonra, tartışmalı bir ÇED raporuyla bir daha gündeme geldi. ÇED raporuna, ben dahil, on binlerce İstanbullu vatandaş itiraz başvurusu yaptı. Onlarca dava açıldı. Benim de davam var; şahsi de var, kurumsal da var. ‘Daha dava süreçleri bitmemiş, ÇED raporu netleşmemiş’e ne denir biliyor musunuz teknik dilde? O, henüz proje değildir, tasarıdır.”

“DEVLET PROJESİ DİYE BİR KAVRAM YOK”

“Buradaki arazilerin yüzde 70’i, artık şahıslara ait. İlk açıklandığında tanım şuydu: ‘Bu projenin detaylarını, kimseye açıklamayacağız. Herhangi bir avantaj sağlanmasın istiyoruz.’ Bugün, yüzde 70’i, şahsi mülkiyetleri ait. Bizim tespitlerimize göre, sadece 3-5 yıl içerisinde 40 milyon metrekaresi yeni el değiştirmiş. (Kanal İstanbul güzergahını gösteren haritayı göstererek) Şu ne biliyor musunuz? O müfettişe söylüyorum; ‘Müfettişin dilini ben yazdırdım, ben imza attırdım’ deyip tarafsızlığını yitiren, Sayın İçişleri Bakanı’mıza da söylüyorum: Bölücülük budur. Şimdi tutturdular, ‘devlet projesi.’ Böyle bir kavram yok. Bu bir, seçim propagandası. Günün sonunda o kadar kişiselleşmiş ki; yüzde 70’i şahsileşmiş bir arazi bir proje; nasıl devlet projesi. ‘Çevre’ ve ‘şehircilik’ bakanımız, Boğaz’la burayı anlatırken, binlerce kilometrelik yolu dolanmasınlar diye yapılan Süveyş ve Panama ile eşdeğer tutarken, Montrö’yü de unutuyor. 5 gündür konuşuluyor bu konu. Kimse arayıp, ‘Sayın İmamoğlu, bu konuda sen ne düşünüyorsun’ demiyor.”

“KAMU ‘KAYNAĞI’ MI KAMU ‘KAYMAĞI’ MI?”

“Yazılı ifademde, bunun bir devlet projesi olmadığını, böyle bir ifade da bulunamayacağını söyledim. Gelelim, bunun kamu kısmı bölümüne. Biz, mücadelemizi çocuklar için veriyoruz. Tek bir kuruşun hesabını, onlar için veriyoruz. Ama asıl benim bağırmam lazım, ‘Ey müfettiş, ey İçişleri Bakanı; neredeydiniz’ diye bağırmam lazım. Seçimde, rakibim, İBB’nin araçlarıyla seçim kampanyası yaparken, neredeydi kamu kaynağı? Acaba o ‘kamu kaymağı’ mıydı?

Sayın İçişleri Bakanı, devletin helikopteri ile Gaziosmanpaşa’ya indiğinde, bu titizlik neredeydi? Sayın Cumhurbaşkanı, İstanbul’da günde beş miting yaptı. Ben bu mitinglerin maliyetini biliyorum, çünkü bütün bu maliyetin kaynağı bizim kampanya ekibimizden çıktı.

İçişleri Bakanlığı, tarafsızlığını yitirecek bir makam değil. Sadece ifade vermekle kalmayıp, bütün yasal haklarımı kullanacağımı belirtmek isterim.”

“350-400 MİLYARLIK BÜTÇE GEREK”

“Deprem konusunda, o kadar hassas ve titiz davranmaya çalışıyorum ki. Örnek verirken de ‘A partisi B partisi’ diyorum. Ben, bu konuyu milli mesele sıfatına getiriyorum. Deprem bir devlet stratejisi, milli bir seferberlik.  İstanbul depremi, gerçekten Türkiye’nin bağımsızlık sorunudur. İstanbul öksürse, bütün Türkiye’nin kalbi sıkışır. İthalatın yüzde 50’si, ihracatın yüzde 60’ı, milli gelirin yüzde 35-40’ı İstanbul’da. Konuşmamız gereken asıl soru, ‘Depremden sonra ne yapacağız’ değil. Konu; ‘Esas biz oraya kadar ne yapacağız?’ Bunu konuşmamız lazım. İstanbul’un güçlendirilmesi değil, dönüştürülmesi şarttır. İstanbul’un dönüştürülmesinin bedeli, en az 350-400 milyarlık bir bütçedir.”

“İNSANLAR EVLERİNİ TEST ETTİRMEK İSTEMİYOR”

“2018’de yapılan bilimsel araştırmaya göre, deprem sonrasında en az 48 bin bina ağır hasar alacak. Bu yıkılması anlamına geliyor.  146 bin bina ise orta hasar. Biz, pilot bölge olarak Avcılar ve Silivri’de testeler yapıyoruz binalara. Bazen elimiz, kolumuz bağlı kalıyor. Silivri’de yüzde 30, Avcılar’da yüzde 21 oranında vatandaşımız bize evini test ettirtmiyor. Bu gerçekle yüzleşmek istemiyor. Çünkü, henüz ona bir imkan sunmamışız. Sayın Bakan’ı da dinledim, kimsenin iyi niyetinden şüphe etmiyorum; ama bu stratejiyi bütüncül hale getirmezsek depreme çözüm bulamıyoruz. İyileşir, iyileşmez İzmir’e gittim. Ben, karantinamın son iki gününde, Bakanı’nın makamını arayıp, ‘Eğer kendileri Cuma İzmir’deyse gelip, kendilerini ziyaret etmek istiyorum’ dedim. Olumlu dönüş yapıldı; ama son gün iptal edildi.”

“LÜKS BİNALAR, DÖNÜŞÜM DEĞİLDİR”

“Deprem Konseyi’nin öneminden bahsetmek istiyorum. Lüks binalar, dönüşüm değildir. Bağcılar, Bahçelievler örnekleri kentsel dönüşüm örneğidir. Yalnızca devlet kurumlarını değil, bankalar ve sigorta kurumları gibi finans kurumlarını da katacağız, ortak akılla siyaset bulaşmayacak. Dün, bir oy birliği ile bir düzenleme geçti Güngören için. Daha önce de Avcılar’da geçmişti. Bu düzenlemeyle artık insanları, ruhsat ve imarı varsa, eski binadan yeni binaya aynı haklarla geçebiliyorsunuz. Buna ihtiyaç, kentsel dönüşümde eskiden yapılan faaliyetlerinde eski ile yeni binanın planlarında olan farklılıklardan dolayı vatandaşlarımızın çekincelerinden doğdu. Diyelim ki, vatandaşın beş katlı binası var, yine yerine yapılan daha az katlı olmayacak, 5 katlı olacak.”

“POLİTİKALARIN İŞ BİRLİĞİNE DÖNMESİ LAZIM”

“Kentsel dönüşümde bir finans modelimiz var. Vatandaş ile müteahhidi baş başa bırakıp, sorun yaşattırmaktansa, anlaşmazlığa müsaade etmeyelim. Finans modelimiz; bir tarafta KİPTAŞ, TOKİ veya ilçe belediyesinin başka bir kurumu, vatandaş, müteahhit ve bankadan oluşan bir düzen. Vatandaş, KİPTAŞ ile anlaşsın, sonra bankadan finansmanını bulsun, ehliyeti olan müteahhitlere bu iş verilsin ve vatandaşın binası dönüşsün. Dönüşme esnasında ortaya çıkabilecek faydalardan, vatandaş faydalansın. Parası yetmiyorsa bankalarla, ki biz iletişim halindeyiz bankalarla, düşük faizli kredi anlaşmaları yapsın. Düşük faizli, uzun vadeli ödemelerle vatandaşın sorununda çözüm sağlayalım. Bu metotlarla, Bağcılar’da 190, Tuzla’da 150 bağımsız bölümü dönüştüreceğiz. Ama bu politikaların iş birliğine dönmesi lazım.”

“SAYIN BAKAN FİKRİMİZİ BEĞENDİ”

“Bakan ile şubat ayında konuştuğumda, kendisi bu fikrimizi beğendi, hatta programına da eklemek istediğini belirtti. ‘Onur duyarım’ dedim. Heyetlerimizi görüştürmek istedim. Araya afetler ve pandemi girdi. Geçenlerde heyetimiz gitti Ankara’ya. İki önemli noktası vardı gezinin; biri deprem konseyi, bir diğeri de Fikirtepe’deki kötü manzaranın çözümü. Anlatılan iki konudan deprem konseyine çok pozitif baktılar ama 2.5 ay geçti. Ben ne davet bekliyorum ne de benden davet beklesinler. Sayın Bakan’a istirhamım: şehircilik sorunlarını, Kanal İstanbul gibi sorunlarda bizimle buluşmasını isterim. Bakan’ın bana ‘Ne zaman istedin de görüşemedik’ gibi bir sözü var. Aslında o, öyle değil. ‘Lütfen deprem konusunda derhal buluşalım, elimizde ne varsa sizinle paylaşacağız’ diyeceğim”

ENGELLEMENİN DANİSKASI

“UKOME temsilcilerinde bir değişiklik yapıldı. Konuyla ilgisi olmayan temsilciler gönderildi. Eminim onlar ve amirleri de ‘Biz, buraya neden geldik’ diyordur. Siyasi mekanizmayı, belediyenin karar alma mekanizmasından fazla temsilciye sahip olsun, çoğunluk olsun diye istiyorlar. İşi engellemenin daniskasıdır. Ancak çok büyük destek var. Ben, taksi plakası üzerinden rant elde etmeye çalışan bir avuç insana karşıyım. Plaka sahibinin ve taksi esnafının yanındayım. Dünyanın en kötü taksi hizmeti veren şehirlerinden biriyiz. Taksici kazanmıyor. Kira fiyatları tavan. Kazanmayınca hat ve yolcu seçiyor. Tam 30 yıldır taksi sayısı artmıyor. Bu olumsuzluklar birleşince, başka aktörler devreye sokuluyor. Bundan herkes rahatsız. Emekçi de mutlu değil. Bunu düzelteceğiz. Ulaşım akademisi kuracağız. Bu akademide taksici olacaklara, bir statü kazandıracağız, sertifika vereceğiz. Taksiciyi güvence altına alacak bir protokol metni kazandıracağız. Dijital ödeme getireceğiz. Boş yere trafikte gezdirmeyecek bir sistemle taksileri donatacağız. Kente özel bir taksi modeli çalışacağız. Sürücünün güvenliği, toplum sağlığını koruyacağız. Koyacağımız düzenle esnaf, İstanbullu herkes kazanacak. UKOME karar alacak biz İstanbulluya 5 bin taksinin stratejisini hazırlayacağız. Kiralama modeliyle ihaleye çıkacağız.”

Madrid Metrosu’nda Sürücüsüz Trenler İçin Gece Testleri Başladı - RayHaber
34 İspanya

Madrid Metrosu’nda Sürücüsüz Trenler İçin Gece Testleri Başladı

Madrid Metrosu’nun 6 numaralı hattında kullanılacak ilk sürücüsüz tren, başkentte gece testlerine başladı. CAF tarafından üretilen yeni trenlerle yürütülen çalışmalar, dairesel hattın tamamen otomatik işletime geçirilmesi hazırlıklarında önemli bir aşama oluşturuyor. Yeni trenlerin yolcu hizmetinde 2027 yılında kullanılmaya başlanması planlanıyor. Madrid yönetiminin otomasyon programı kapsamında yürüttüğü testler ilk olarak 10 🚆
Tokaido Shinkansen'de 29 Yaş Ve Altına Yüzde 35 İndirim - RayHaber
81 Japonya

Tokaido Shinkansen’de 29 Yaş Ve Altına Yüzde 35 İndirim

Japonya’da hızlı tren yolculuğunu genç yolcular için daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlayan yeni bir kampanya başlatıldı. JR Central ile JR Tokai Tours iş birliğiyle sunulan Tokaido Shinkansen EX Seyahat Paketi, 29 yaş ve altındaki uygun Express Reservation üyelerine belirli Eylül seferlerinde yüzde 35 indirim sağlıyor. Kampanya, Japonya’nın 2026 Gümüş Hafta 🚆
Almatı-Taşkent Trenine Kadınlara Özel Vagon Ekleniyor - RayHaber
7 Kazakistan

Almatı-Taşkent Trenine Kadınlara Özel Vagon Ekleniyor

Kazakistan ile Özbekistan arasındaki Almatı-Taşkent uluslararası tren seferlerinde kadın yolculara yönelik yeni bir uygulama başlatılıyor. Günlük işletilen 1/2 numaralı trenin bünyesine 1 Ekim 2026’dan itibaren yalnızca kadın yolcuların kullanabileceği özel bir vagon eklenecek. Vagonda bilet satışı sadece kadın yolcular için yapılırken, tren içindeki hizmetler de kadın görevliler tarafından sunulacak. Uygulamayla 🚆
Bhanwartank Tüneli’nde Leopar Treni Yavaşlattı - RayHaber
91 Hindistan

Bhanwartank Tüneli’nde Leopar Treni Yavaşlattı

Hindistan’ın Chhattisgarh eyaletinde Bilaspur-Katni demiryolu hattı üzerinde bulunan Bhanwartank Tüneli’nde raylara çıkan bir leopar, tren seferinde kısa süreli tedbir alınmasına neden oldu. 25 Ağustos’ta yaşanan olayda tren mürettebatı, lokomotifin önünde ilerleyen hayvanı fark ederek hızını düşürdü. Trenden kaydedilen görüntülerde, leoparın tünel içerisinde rayların arasında ilerlediği, lokomotifin ise düşük hızda hayvanı 🚆
Hue-Phong Nha Turistik Treni Günlük Seferlere Başladı - RayHaber
84 Vietnam

Hue-Phong Nha Turistik Treni Günlük Seferlere Başladı

Vietnam’da Hue ile Phong Nha arasındaki turistik demiryolu bağlantısı hizmete girdi. Quang Tri üzerinden işletilecek Hue-Phong Nha turistik treni, ülkenin orta kesimindeki kültürel miras alanları, tarihi bölgeler ve doğal güzellikler arasında demiryolu bağlantısı kuracak. Vietnam Ulusal Demiryolu Grubu, Quang Tri Eyaleti ve Hue yönetiminin iş birliğiyle geliştirilen “Hue Antik Başkenti 🚆
Victoria’da Banliyö Tren Hatlarında Bilet Ücretlerinden Alınan Vergi Kaldırılıyor - RayHaber
61 Avustralya

Victoria’da Banliyö Tren Hatlarında Bilet Ücretlerinden Alınan Vergi Kaldırılıyor

Avustralya’nın Victoria eyaletinde toplu taşıma ücretlerine yansıtılan yüzde 1 oranındaki Banliyö Demiryolu Hattı (SRL) vergisinin kaldırılması planlanıyor. SRL East projesinin finansmanına katkı sağlaması amacıyla uygulamaya konulan verginin, kamuoyuna yeterince açıklanmadan toplu taşıma finansmanında kullanıldığı ortaya çıktı. Victoria Başbakanı Ben Carroll, verginin oluşturulması ve uygulanması sürecinde yeterli şeffaflığın sağlanmadığını belirterek uygulamanın 🚆
Brotherton Köprüsü’ndeki Çalışmalar Yorkshire’da Tren Seferlerini Etkileyecek - RayHaber
44 İngiltere

Brotherton Köprüsü’ndeki Çalışmalar Yorkshire’da Tren Seferlerini Etkileyecek

İngiltere’nin Yorkshire bölgesinde Network Rail tarafından yürütülecek köprü ve ray yenileme çalışmaları, Ağustos resmi tatili hafta sonunda demiryolu ulaşımında değişikliklere yol açacak. Knottingley yakınlarındaki Aire Nehri üzerinde bulunan tarihi Brotherton Köprüsü’nde gerçekleştirilecek çalışmalar nedeniyle bazı tren seferleri iptal edilirken, belirli güzergâhlarda otobüslerle ulaşım sağlanacak. Cumartesi başlayıp pazartesi sona ermesi planlanan 🚆
Selanik Metrosu’nun Kalamaria Uzantısı Hizmete Açıldı - RayHaber
30 Yunanistan

Selanik Metrosu’nun Kalamaria Uzantısı Hizmete Açıldı

Yunanistan’ın Selanik kentinde metro ağının Kalamaria uzantısı yolcu taşımaya başladı. 27 Ağustos 2026’da hizmete giren yeni bölümle birlikte, ülkenin ilk tamamen otomatik ve sürücüsüz metro sistemi kentte daha geniş bir bölgeye ulaşmış oldu. 4,8 kilometre uzunluğundaki yeraltı uzantısı, mevcut hattan 25 Martiou istasyonunda ayrılarak beş yeni istasyonu hizmete sokuyor. Yeni 🚆
Auckland Metro Bağlantısı 13 Eylül’de Yolcu Taşımaya Başlayacak - RayHaber
DÜNYA

Auckland Metro Bağlantısı 13 Eylül’de Yolcu Taşımaya Başlayacak

Yeni Zelanda’nın Auckland kentindeki City Rail Link (CRL), kapsamlı test ve hazırlık çalışmalarının ardından 13 Eylül Pazar günü yolcu hizmetine açılacak. Kentin ulaşım ağında önemli bir dönüşüm yaratması beklenen proje, üç yeni yeraltı istasyonuyla mevcut demiryolu hatlarının çalışma şeklini de değiştirecek. 3,45 kilometre uzunluğundaki hat, ikiz tünellerden oluşuyor ve Te 🚆
Mumbai-Ahmedabad Hızlı Tren Projesinde Maliyet Şoku - RayHaber
91 Hindistan

Mumbai-Ahmedabad Hızlı Tren Projesinde Maliyet Şoku

Hindistan’ın ilk yüksek hızlı tren projesi olan Mumbai-Ahmedabad koridorunda maliyet tahmini başlangıçtaki seviyenin yaklaşık iki katına yükseldi. 508 kilometrelik hattın başlangıçta yaklaşık 1,1 lakh crore rupi olarak öngörülen maliyetinin 2,1 lakh crore rupiye, yani 2,1 trilyon rupiye ulaştığı tahmin ediliyor. Başbakan Narendra Modi’nin 2017’de temelini attığı proje, arazi edinimi, izin 🚆