HIV Virüsü Nedir, Nasıl Bulaşır? HIV Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

HIV Virüsü Nedir, Nasıl Bulaşır? HIV  Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir? - RayHaber
HIV Virüsü Nedir, Nasıl Bulaşır? HIV Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir? - RayHaber

HIV (Human Immunodeficiency Virus / İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü), kan ve korunmasız cinsel temas yoluyla bulaşan ve vücudun çeşitli dokularına yerleşebilen, ancak esas etkilerini bağışıklık sistemi üzerinde gösteren bir virüstür.

HIV, temel olarak CD4+ T lenfositi (kısaca CD4 hücresi) adlı beyaz kan hücrelerini yok ederek bağışıklık sistemini baskılar ve vücudu enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakır. Bunun sonucunda normal koşullarda tedavi edilebilen verem, ishal, menenjit, zatürre gibi hastalıklar vücuda ciddi zararlar verir, bazı durumlarda ise kanserler görülebilmektedir.

Günümüzde HIV için geliştirilen ilaçlar virüsün vücutta çoğalmasını ve bağışıklığı baskılayıcı etkisini önleyerek, HIV pozitif kişilerin uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamaktadır. Bunun için tedaviye erken başlanması ve doktor kontrolünde düzenli olarak devam edilmesi önemlidir.

AIDS Nedir?

AIDS, Acquired Immune Deficiency Syndrome’un (Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromu) kısaltmasıdır.  HIV virüsünün neden olduğu AIDS, bağışıklık sisteminin enfeksiyonlara ve kanserlere karşı savunmasız olduğu evredir ve yaşamı tehdit eder. Yanlış bilinenlerin aksine, HIV pozitif olan her kişide AIDS oluşmamaktadır.

HIV virüsüne karşı geliştirilen Antiretroviral ilaçlar sayesinde bağışıklık sistemi hasar ciddi görmeden enfeksiyonlara karşı savaşabilir, yani vücut direnci düşmez. HIV bulaştıktan sonra ilaç tedavisine ek olarak kişinin yaşam koşullarına ve vücut direncine göre AIDS oluşmayabileceği gibi, 5-15 yıl ya da daha sorasında oluşma ihtimali de vardır.

Dünyada ve Türkiye’de HIV Görülme Sıklığı HIV günümüzde tüm dünyada yaygın olan bulaşıcı bir enfeksiyondur. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 37 milyon kişi HIV virüsü taşıyor. HIV pozitif kişilerin yüzde 60’ı antiretroviral tedavi almaktadır.

Ülkemizde ise HIV hakkında farkındalığın ve test imkanlarının artmasıyla birlikte, tanı koyulan kişi sayısında artış gözleniyor. Buna karşın Türkiye, AIDS’in sık görülmediği ülkeler arasında değerlendiriliyor. Sağlık Bakanlığı’nın 1985-2018 yılları arasında yaptığı araştırmaya göre,

Türkiye’de HIV taşıyıcısı kişi sayısı 18, 557 kişidir ve 1736 AIDS vakası mevcuttur. Vakaların en fazla görüldüğü yaş grubu 30-34 ve 25-29 yaş grubudur.

Bulaşma yoluna göre dağılımına bakıldığında, vakaların % 49, 6’ının cinsel yolla bulaşmakta olduğu, cinsel yolla bulaştığı bildirilen bu vakaların % 71’inin bulaşma yolunun heteroseksüel cinsel ilişki olduğu görülmektedir.

2018 yılında HIV pozitif tanısı alan kişi sayısı 2199’dur ve bu kişilerin yüzde 83’ü erkektir. Tanı alan kişilerden 25-29 yaş arası olanlar diğer yaş gruplarına göre fazladır. Yıllar bazında HIV görülme trendinde artış gözlemlenmektedir.

Erken Tanının Önemi

Birçok hastalıkta olduğu gibi erken tanı ve buna bağlı olarak erken tedavi, HIV enfeksiyonunun tedavisinde ve seyrinde önemlidir. Erken tanı yaşam beklentisini uzatmanın yanı sıra, bulaşma oranlarını da düşürmektedir.

Korunmasız cinsel ilişkide bulunanlar, HIV pozitif kanın temas edebileceği cinsel temas ya da açık deriye temasta bulunanlar, steril olmayan iğne, delici alet kullananlar mutlaka HIV testi olmalıdır.

Testin doğru sonuç vermesi için kanda antikorların oluşması gerekir, bu nedenle HIV testi, virüsle temastan itibaren 4-6 hafta sonra en doğru sonuçları vermektedir.

Ülkemizde HIV testi kişinin gizliliği tamamen gözetilerek yapılmaktadır. HIV/AIDS sebebiyle sağlık kuruluşlarına başvuran, tedavi ve testlerini yaptıran hastaların veya yeni tespit edilen HIV pozitif kişilerin kimliği ile ilgili bilgiler kodlanarak bildirilir.

Kişide HIV virüsü pozitifse Sağlık Bakanlığı’na bildirim zorunludur ancak yine yukarıda bahsedilen kurallar gözetilerek yapılmaktadır. HIV pozitif kişilerin tedavisinde, kişilerin kendileri ve yakınları için psiko-sosyal destek önemlidir.

Ülkemizde HIV pozitif kişiler ve yakınları için sosyal ve hukuksal destek verecek birçok dernek mevcuttur. HIV testi evlilik öncesi zorunlu testler arasındadır ancak HIV pozitiflik olmak evlenmeye engel değildir.

Bulaşma Yolları

HIV insandan insana bulaşmaktadır.  Virüs, HIV-pozitif bireylerin kan, sperm, vajina salgısı ve anne sütünde bulunur. Hem kadın, hem de erkekten bulaşabilir.

HIV’nin bulaşma yolları şunlardır:

Cinsel Temas

Dünyada HIV enfeksiyonunun yüzde 80-85’i korunmasız cinsel ilişki ile bulaşmaktadır. Kanın, spermin veya vajinal sıvının penis, vajina, anüs mukozasına ya da ağızda ve derideki zedelenmiş doku, kesik ve çatlaklara temasıyla bulaşır. Virüs erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe, kadından kadına cinsel yolla geçebilir.  HIV vajinal, oral ve anal cinsel temasla bulaşabilir. Bulaşma için HIV pozitif kişi ile yapılan tek korunmasız cinsel temas yeterlidir. Korunmasız cinsel ilişki sayısı arttıkça bulaşma riski de artar.

Kan Ürünleri  

HIV,    kanda daha yoğun oranda bulunur. HIV pozitif kişilerden alınmış kan ve kan ürünleri ile virüsü bulaşabilir. Olası durumlar şunlardır:

HIV pozitif kişinin kanının diğer kişinin kanına teması ile,

Test edilmemiş kanın nakli ile,

  • HIV virüsü taşıyan organ, doku ve sperm transferi ile,
  • Kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, kesici ve delici aletler (jilet, makas), dövme aletleri ve akupunktur iğneleri ile,
  • Damar yoluyla (virüsle enfekte olmuş bir şırınganın damara girmesi, ortak şırıngayla damar içi uyuşturucu madde kullanımı vb.)
  • HIV-pozitif erkek ve kadının cinsel organlarındaki kanamaların veya âdet kanının penise,
  • vajinaya veya ağza temas etmesiyle de bulaşma olabilir.
  • 1985’dan beri dünyada 1987’den itibaren de Türkiye’de tüm kan ve kan ürünlerine HIV açısından taranmaktadır. Ayıca kan bağışçıları da test edilmektedir. Bu nedenle kan yoluyla bulaşma çok nadirdir.

Anneden Bebeğe Bulaşma

Gebelik sırasında HIV virüsü taşıyıcısı olan anne, hamilelik süresince, doğum sırasında ve doğum sonrası dönemde bebeğe virüsü geçirebilir. Emzirme döneminde ise bu virüs, yaklaşık yüzde 20-30 oranında anneden bebeğe geçebilir.

Doğumun mutlaka sezaryen yapılması ve annenin doğum sonrası emzirmemesi önemlidir. HIV pozitif tedavisine, annede gebeliğinin son üç ayında, bebekte ise doğumdan sonra başlanır.  Anneden bebeğe (yatay geçiş) yüzde 35 oranında geçtiği için önlem alınması çok önemlidir.

HIV Şu Durumlarda Bulaşmaz

  • Aynı sosyal ortamda, odada, okulda, iş yerinde bulunma
  • Aynı havayı soluma,
  • Hapşırma, öksürük
  • Tükürük, gözyaşı, ter, idrar, dışkı gibi vücut çıktıları
  • Tokalaşma, sosyal öpüşme, el ele tutuşma, sarılma, deriye dokunma, okşama, kucaklama, öpme
  • Sağlam deriye kan teması
  • Aynı kaptan yemek yeme, aynı bardaktan içecek tüketme, ortak çatal, kaşık, bardak, tabak, telefon kullanma
  • Aynı tuvaleti, duş ve musluğu kullanma
  • Aynı yüzme havuzunda yüzmek, deniz, sauna, hamam gibi ortak alanları kullanma ve ortak kullanılan havlular
  • Sivrisinek ve benzeri böcek sokması, hayvan ısırması. Kedi, köpek gibi hayvanlarla yaşamak.

HIV konusundaki yanlış inanışlar ve önyargılar geçmişte HIV pozitif kişilerin hayatını zorlaştırıp sosyal hayat ve iş hayata katılımını engellerken, günümüzde HIV konusunda yapılan bilinçlendirme çalışmaları bu önyargıların azalması sağlanmıştır.

Belirtiler

HIV Akut Enfeksiyon Dönemi ve AIDS Belirtileri Nelerdir?

Akut enfeksiyon dönemi, virüsün vücuda girmesinden sonraki ilk birkaç haftada kişide hiçbir belirti olmayacağı gibi ilk 2-4 haftada ateş, boğaz ağrısı, baş ağrısı ve döküntü belirtileri ile seyreden grip benzeri şikayetler görülebilir. HIV’in en bulaşıcı olduğu dönem bu dönemdir.

Yaygın Görülen Belirtiler Şunlardır:

  • Ateş
  • Boğaz ağrısı ve boğazda iltihaplanma
  • Baş ağrısı
  • Lenf bezlerinde büyüme
  • Vücutta döküntü (genellikle yüz ve gövdede, daha nadiren avuç içlerinde ve ayak tabanlarında 5-10 mm çaplı kızarıklıklar ve kabarcıklar) – Dermatit
  • Ağızda, yemek borusunda ve genital organlarda yaralar,
  • Kas ve eklem ağrısı,
  • Bir aydan fazla süren ve tedavi edilmeyen ishal,
  • Baş ağrısı,
  • Bulantı ve kusma.

Tedaviye başlanmadığında iki aydan kısa zamanda 7-10 kg kilo kaybı görülebilir.

Sessiz – Belirtisiz Dönem (AIDS)

Birkaç hafta süren akut dönemden sonra HIV taşıyıcıları herhangi bir belirti olmadan ortalama 8-10 yıl kadar sağlıklı olarak yaşamlarını sürdürürler. Fakat kişi, ömür boyu HIV virüsü taşıyıcısı ve bulaştırıcısıdır.  Lenf bezlerinde fark edilen büyümeler görülebilir.

Bu dönem birkaç yıl kadar kısa ya da 10 yıldan fazla da olabilir. HIV tanısı alan kişiler, ilaç tedavisine başladıklarında bağışıklık sistemlerini korumuş ve virüsün vücutlarındaki etkisini azaltmış olur.

İleri Dönem (AIDS)

HIV enfeksiyonunun en ileri evresidir ve bağışıklık sistemi giderek zayıflamıştır.  Bu döneme kadar tedavi görmemiş hastalar enfeksiyonlara ve kansere karşı tüm dirençlerini yitirirler çeşitli hastalıklar nedeniyle organları zarar görür.

  • Şişmiş lenf düğümleri
  • Yorgunluk
  • Kilo kaybı
  • Kısa süreli hafıza kaybı
  • Mantar enfeksiyonları
  • Kalıcı döküntüler
  • Bir veya daha fazla fırsatçı enfeksiyon
Örneğin;
  • Lenfoma
  • Tüberküloz
  • Bakteriyel pnömoni (zatürre)
  • Vadi ateşi – Rift Vadisi ateşi (RVF)
  • Solunum sistemi ve mukus membranlarının kandidiyazı (pamukçuk)
  • Ensefalit (beyin enfeksiyonu)
  • Uçuk virüsü
  • Kaposi’nin cilt ve iç organlardaki sarkoması
  • Çeşitli bakteri ve parazitlerden ishal.

Tanı Yöntemleri

HIV (AIDS) Tanısı

HIV virüsü kan tahlili ile saptanır ve virüs bulaştıktan sonra test için beklenmesi gereken bir süre vardır. Vücudun virüse karşı ürettiği antikorlara bakılarak HIV tanısı konur. Bu nedenle antikorların oluştuğu doğru zamanda test yapılması önemlidir.

Test Öncesi Danışmanlık

Test öncesi kişi mutlaka cinsel sağlık danışmanı ya da doktordan HIV danışmanlığı almalıdır. Bu sayede testin doğru zamanda yapılıp yapılmadığı, korunmasız ilişkide olan diğer kişilerin de teste yönlendirilmesi, HIV’in korkulacak bir durum olmadığı ve tedaviye hemen başlanabileceği kişiye anlatılır.

Ayrıca kişinin HIV pozitiflik riski ya da tanısı nedeniyle psiko-sosyal desteğe ulaşması için test öncesi ve sonrasında danışmanlık alması çok önemlidir.

HIV Testi Nedir? Ne Zaman Yapılır?

Tanı için ELISA testi olarak bilinen kan testi kullanılır.  HIV vücuda girdikten 3-8 hafta sonra, vücut virüs ile savaşmak için antikor denilen maddeleri üretir. Bu antikorların ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir dönem gerekir. Bu ilk üç aylık döneme ‘pencere dönemi’ denir.

Bu nedenle test, bulaşma olduktan en az 4-6 hafta sonra yapılmalıdır. Kandaki antikor düzeylerinin ELISA yöntemiyle ölçülmesine Anti-HIV testi adı verilir. Ancak pencere döneminde antikorlar henüz tam oluşmadığından Anti-HIV testinin yanıltıcı olma ihtimali vardır.

Bu test ile elde edilmiş pozitif bir sonucun Western-Blotting yöntemiyle tekrarlanarak doğrulanması gerekebilir. Bu şekilde HIV pozitif teşhisi konulur. Pencere döneminin süresi kişiden kişiye değişebilir.

Daha kısa sürede antikor gelişebileceği gibi 4 haftadan daha da uzun sürebildiği durumla da olabilir. Bu nedenle korunmasız ilişki ya da temastan sonraki 90. günde tekrar test yaptırması önerilmektedir. Antikor testlerinde 90 gün sonrasında alınan negatifliklere güvenilmelidir.

Tedavi Yöntemleri

Tıp bilimindeki gelişmeler sayesinde, Retrovirüs grubunda bulunan HIV’e karşı etkili olan Anti-Retroviral adı verilen 4 farklı tipte ilaç geliştirilmiştir. Bu ilaçlar vücudun farklı mekanizmalarında işlev görür ve HIV’nin tedavisi, bu ilaçların birkaç tanesinin kombinasyonu ile planlanabilir.

HIV’nin kesin tedavisi yoktur, yani virüs tamamen vücutta yok edilemez ancak ilaçlar ile kontrol altına alınabilir. Tedavinin amacı; virüsün yeniden oluşmasını önlemektir. Böylece, virüsün, tedaviye dirençli olabilen birçok mutasyon geliştirme olasılığı azaltılır.

Tedavi ile kandaki virüs miktarını gösteren viral yük denilen değer en alt düzeye indirilir, bağışıklık sistemini korunur ve HIV pozitif kişinin yaşam kalitesi ve beklentisi artırılır. Tedavi ayrıca HIV virüsünün miktarını azaltacağından bulaş riskini de azaltır.

Riskli Durum / Davranış Sonrası Korunma

PEP (Post-Exposure Prophylaxis), herhangi bir nedenle HIV’e maruz kalındığında, antiretroviral ilaçlar (ART) kullanılarak kişinin enfekte olma riskini düşüren önleyici bir tedavidir.  PEP sadece acil durumlarda kullanılmalı ve HIV’ye maruz kaldıktan sonraki 72 saat içinde başlatılmalıdır.

Bu ilaçlar 1-3 ay süreyle alınır. İlaçların ciddi yan etkilerinin olmasının yanı sıra 100 etkili değillerdir. Bu nedenle HIV bulaşmasına neden olacağını düşündüğünüz bir olay ile karşılaştıktan sonra en kısa sürede bir enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurmanız gerekir.

HIV’den Korunma Yolları

  • Cinsel ilişkide kondom (prezervatif) kullanmak HIV’den korunmanın günümüzde en etkili yoludur. Ancak kondomun temas önce takılması ve üzerinde delik olmaması ve yırtılmaması çok önemlidir.
  • Doğum kontrol hapı, iğneleri ve deri altı bantları, spiraller ve diğer gebelik önleyici yöntemler HIV’ye karşı koruma sağlamaz.

HIV ve Gebelik

HIV-pozitif olmak çocuk yapmaya engel bir durum değildir.  Eğer erkek HIV taşıyıcısı ise, spermi alınarak dış ortamda virüsten temizlenerek anne rahmine yerleştirilir. HIV pozitif kadının gebe kalmasında herhangi bir sakınca yoktur.

İzlem ve tedavisinin uygun koşullarda yapılması ve virüs yükünün ölçülmeyecek düzeyde olması, HIV’in bebeğe geçişini önemli ölçüde azaltmaktadır. Kişinin gebe kalmadan önce, kanındaki HIV RNA düzeyinin en az 6 ay süreyle ölçülemeyecek düzeylerde olması, bulaşmayı azaltmaktadır.

HIV pozitif gebelerin antiretroviral tedavi kullanımı, planlanmış sezaryen uygulamaları ve bebeğin hazır mamayla beslenmesinin sağlanmasıyla özellikle gelişmiş ülkelerdeki bulaşma hızı %1-2’ye kadar inmiştir. Bulaş durumunda doğum sonrası ağız yoluyla verilen şuruplarla bebek tedavi edilmektedir.

Demiryolu Manşetleri

Sydney Southwest Metro’da Açılış İçin Akreditasyon Bekleniyor - RayHaber
61 Avustralya

Sydney Southwest Metro’da Açılış İçin Akreditasyon Bekleniyor

Avustralya’nın Sydney kentinde Sydenham ile Bankstown arasındaki hattın metro sistemine dönüştürülmesiyle oluşturulan Southwest Metro’nun açılış tarihi henüz kesinleşmedi. Beş haftalık deneme çalışmaları tamamlanırken, hattın yolcu taşımacılığına başlayabilmesi için bağımsız düzenleyici değerlendirmesi ve resmi akreditasyon sürecinin tamamlanması gerekiyor. Yeni Güney Galler Hükümeti, hattın 2026 yılının sonlarına doğru açılmasının beklendiğini açıklamıştı. Ancak 🚆
FS Logistix’ten Stadler’e 8 Çift Modlu Lokomotif Siparişi - RayHaber
39 İtalya

FS Logistix’ten Stadler’e 8 Çift Modlu Lokomotif Siparişi

İtalya’nın demiryolu lojistik şirketi FS Logistix, liman, terminal ve istasyonlardaki manevra faaliyetlerinde kullanılmak üzere Stadler’den sekiz adet EUROLIGHT Dual çift modlu lokomotif sipariş etti. Mercitalia Shunting & Terminal filosuna katılacak lokomotifler, elektrikli ve elektriksiz demiryolu hatlarında aynı araçla çalışabilecek. EUROLIGHT Dual lokomotifler, havai hattan sağlanan 3 kV doğru akım elektrik 🚆
Fujairah-ICAD Demiryolu Hizmeti Başladı: Gümrük İşlemleri Abu Dabi’de Tamamlanacak - RayHaber
971 Birleşik Arap Emirlikleri

Fujairah-ICAD Demiryolu Hizmeti Başladı: Gümrük İşlemleri Abu Dabi’de Tamamlanacak

Birleşik Arap Emirlikleri’nde Etihad Rail Freight ile AD Ports Group, Fujairah Terminalleri ile Abu Dabi Sanayi Şehri (ICAD) arasında doğrudan demiryolu yük hizmetini başlattı. 20 Eylül’de duyurulan yeni hizmet sayesinde Fujairah’a deniz yoluyla ulaşan konteynerler yaklaşık 200 kilometrelik demiryolu yolculuğunun ardından ICAD’de gümrük muayenesi, işlemleri ve malın serbest bırakılması süreçlerinden 🚆
Metra’nın İlk Bataryalı Treni Chicago’da Sergilenecek: Yolcu Seferleri 2028’de - RayHaber
1 Amerika

Metra’nın İlk Bataryalı Treni Chicago’da Sergilenecek: Yolcu Seferleri 2028’de

ABD’nin Chicago kentindeki banliyö demiryolu işletmecisi Metra’nın sipariş ettiği bataryalı elektrikli trenlerden ilki, 5 Ekim’de kentte düzenlenecek etkinlikte kamuoyuna tanıtılacak. Stadler tarafından üretilen FLIRT tren setinin 2028 yılına kadar yolcu taşımacılığında hizmete girmesi planlanıyor. Metra’nın satın aldığı sekiz tren setinden biri olan araç, ABD pazarı için üretilen ilk bataryalı FLIRT 🚆
St. Louis MetroLink’te Tek Vagonlu Tren Dönemi Yeniden Test Edilecek - RayHaber
1 Amerika

St. Louis MetroLink’te Tek Vagonlu Tren Dönemi Yeniden Test Edilecek

ABD’nin St. Louis kentindeki Metro Transit, MetroLink trenlerinde tek vagonlu işletmeyi yeniden denemeye hazırlanıyor. 3 Ekim’de başlayacak pilot uygulamada, normal şartlarda iki vagonla hizmet veren trenlerden bazıları tek vagonlu olarak işletilecek. Kurum, uygulamanın yıllık bakım maliyetlerini yaklaşık 4,8 milyon dolardan 800 bin dolara kadar düşürebileceğini öngörüyor. Pilot uygulamanın 2027 baharına 🚆
Auckland Trenleri İlk Haftada 528 Bin Yolcu Taşındı - RayHaber
67 Yeni Zelanda

Auckland Trenleri İlk Haftada 528 Bin Yolcu Taşındı

Yeni Zelanda’nın Auckland kentinde City Rail Link’in (CRL) hizmete girmesiyle tren yolculuklarında yeni bir haftalık rekor kırıldı. 13-19 Eylül 2026 tarihleri arasındaki ilk haftada Auckland demiryolu ağında 528 bin 7 biniş kaydedildi. Böylece Mart 2019’da 504 bin 380 olarak belirlenen önceki haftalık rekor 23 bin 627 biniş farkla geride bırakıldı. 🚆
Batı Avustralya Yük Demiryolunda Geri Alım Planı - RayHaber
61 Avustralya

Batı Avustralya Yük Demiryolunda Geri Alım Planı

Batı Avustralya Hükümeti, eyaletin yük demiryolu ağını yeniden kamu kontrolüne alma planında yeni bir aşamaya geçti. Ulaştırma ve Büyük Altyapı Bakanı Rita Saffioti’nin parlamentoya sunduğu yasa tasarısı, olası geri alımın ardından devletin demiryolu işletmesini uzun süre elinde tutmak yerine yeniden yapılandırabileceği bir model öngörüyor. 16 Eylül 2026’da Batı Avustralya Parlamentosu’na 🚆
UGL Transport ve One Rail Australia Arasında Bakım Anlaşması 5 Yıl Uzatıldı - RayHaber
61 Avustralya

UGL Transport ve One Rail Australia Arasında Bakım Anlaşması 5 Yıl Uzatıldı

Avustralya’nın demiryolu sektöründe faaliyet gösteren UGL Transport ile One Rail Australia arasındaki uzun vadeli bakım anlaşması beş yıl daha uzatıldı. Uzatma seçeneğinin de bulunduğu yeni sözleşme kapsamında UGL Transport, One Rail Australia’nın lokomotif filosunun büyük bölümüne yönelik bakım ve revizyon çalışmalarını sürdürecek. 19 Ağustos 2026’da duyurulan anlaşma; lokomotiflerin döner parçaları, 🚆
InnoTrans 2026’da 113 Demiryolu Aracı Sergileniyor - RayHaber
49 Almanya

InnoTrans 2026’da 113 Demiryolu Aracı Sergileniyor

Almanya’nın başkenti Berlin’de 22-25 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenen InnoTrans 2026’nın açık hava ve raylı araç sergisinde 17 ülkeden 113 araç yer alıyor. Yaklaşık 20 bin metrekarelik alana yayılan sergide yüksek hızlı trenlerden lokomotiflere, hidrojen ve batarya tahrikli araçlardan otonom ulaşım çözümlerine kadar demiryolu sektörünün farklı teknolojileri ziyaretçilere sunuluyor. Messe 🚆
Viyana'nın 511,5 Milyon Avroluk Demiryolu Projesinde İlk Kazma Vuruldu - RayHaber
43 Avusturya

Viyana’nın 511,5 Milyon Avroluk Demiryolu Projesinde İlk Kazma Vuruldu

Avusturya’nın başkenti Viyana’da Verbindungsbahn demiryolu hattının modernizasyonu için ana inşaat çalışmaları başladı. ÖBB tarafından yürütülen ve yaklaşık 511,5 milyon avroluk yatırım öngören proje, Hütteldorf ile Meidling arasındaki yaklaşık 5 kilometrelik hattın yenilenmesini kapsıyor. Avusturya Federal Bakanı Peter Hanke, Viyana Ulaşım Konseyi Üyesi Ulli Sima ve ÖBB Üst Yöneticisi Andreas Matthä’nın 🚆