Bülent Arınç’tan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye Değerlendirme
Eski Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı ve ‘çözüm süreci’ döneminde önemli rol oynamış isimlerden biri olan Bülent Arınç, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarını değerlendirdi. Arınç, Bahçeli’nin “Öcalan çağrı yapsın” ifadesine yönelik olarak, “Bunun içini doldurmalısınız” dedi.
MHP Genel Başkanı Bahçeli, Demokratik Emek Partisi (DEM) ile tokalaşmasının ardından yaptığı açıklamada, “Terörist başı buyursun, terörün bittiğini ve örgütün tasfiye edileceğini tek taraflı ilan etsin. Devletin terörle masaya oturmasını hiç kimse, hiçbir şart altında beklemesin. Kana değil, kardeşliğe susadıklarını göstersinler” şeklinde ifadeler kullanarak siyasette ‘çözüm süreci’ tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Arınç, bu bağlamda Bahçeli’nin yaklaşımını değerlendirdi ve “Öcalan çağrı yapsın diyorsanız, bunun içini doldurmak zorundasınız” şeklinde konuştu. Arınç, yeni sürecin yürütülmesi için Hakan Fidan, İbrahim Kalın, Mehmet Yerlikaya veya başka bir heyetin iktidar adına görev alabileceğini belirtti.
BİR TOKALAŞMADAN BU KADAR SONUÇ ÇIKMAZ
Artı Gerçek’ten İrfan Aktan’a konuşan Arınç, Bahçeli’nin DEM Partililerle tokalaşmasını önemli görmediğini ifade ederek, “DEM’lilerle tokalaşan Bahçeli ve neden tokalaştığını da kendisi ifade ediyor. Ben bunu çok önemli de görmüyorum. Yani bir tokalaşmadan bu kadar sonuç çıkmaz” dedi.
Arınç, şu ifadeleri kullandı: “Eski tabirle bir işin siyakı vardır, sibakı vardır. Başı vardır, devam eden süreç vardır, sonuç vardır. Siyasette bir nezaket göstergesi olarak kabul edilirse, Bahçeli Demirtaş’la da, Ahmet Türk’le de tokalaşmıştır. Ondan sonra söyledikleri de vardır.”
KİLİDİ AÇMAK İÇİN BİR ANAHTARA İHTİYAÇ VAR
Arınç, Bahçeli’nin kendisi hakkında geçmişte söylediği ağır sözleri hatırlatarak, “Bahçeli’nin benim hakkımda da söylediği çok ağır sözler vardır ve bundan dolayı da bugüne kadar herhangi bir özrü de olmamıştır. Ben siyaseten, işin AK Parti tarafında olan bir insan olarak bunu unutmam ama, her gün de gündeme getirmem.” dedi. Arınç, el sıkışmanın önemine vurgu yaparak, “En uzak durduğunuz bir insan bile yanınıza gelip elini uzattığında, herhalde siz de uzatırsınız. Gönlünüzden ne geçtiğine, kalbinizi yararak bakamam. Fakat sadece bir el uzatma, tokalaştırma ritüeline bakarak, bunu çok amaçlı bir iş için kullanabilmek bana çok inandırıcı gelmiyor.” şeklinde konuştu.
Yine de, “Evet, bu bir süreç olarak başlamalıdır. Buna ihtiyaç vardır diyorlarsa, bir fayda olabilir. Kilidi açmak için bir anahtara ihtiyaç var. Sıkılı yumrukla el sıkışılamaz. Sohbeti açmak için bir el sallamaya, bir merhabaya ihtiyaç var.” diye ekledi.
ÖCALAN ÇAĞRI YAPSIN DİYORSANIZ BUNUN İÇİNİ DOLDURMAK ZORUNDASINIZ
Arınç, “Evet, ben bundan ümitliyim. Mesele sadece buysa ve DEM Parti bundan memnunsa, mesele kalmamıştır. Ben işin çok derinliğine girmem. Ama ‘Öcalan çağrı yapsın’ diyorsanız, bunun içini doldurmak zorundasınız. Öcalan bu çağrıyı 11 sene önce yaptı; sonra yaşadıklarımızı ise biliyoruz.” diyerek mevcut durumu değerlendirdi. Arınç, yeni dinamiklere ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEK İSTEYEN, HER TÜRLÜ TEHLİKEYİ GÖZE ALMAK ZORUNDA
Son olarak, “Kürt meselesi çözülecek, ben umutluyum. Gecenin en karanlık anı, şafağın sökmeye en yakın zamanıdır. Kürt sorununu çözmek isteyen bir insan, her türlü tehlikeyi göze almak zorunda.” şeklinde sözlerini tamamladı.