Bursa’da yapımı devam eden ve deyim yerindeyse “yılan hikayesine” dönen yüksek hızlı tren projesinde yeni bir gelişme yaşandı. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun TBMM’ye verdiği soru önergesine Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın verdiği yanıt, Bursalıların hızlı tren hayallerinin bir kez daha ertelenmesi ihtimalini gündeme getirdi. Özellikle Karacabey etabının öngörülen bitiş tarihi olarak 2028’in verilmesi, projenin yine gecikeceğine dair endişeleri artırdı.
Bakanlık Yeni Tarih Verdi
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Bursa’ya yaptığı son ziyarette, “Ankara-Bursa Hızlı Tren Hattımızı Ankara-İstanbul YHT hattına bağlantılı inşa ediyoruz. 2026 yılında Bursa merkeze kadar biz hızlı trenimizi getirmiş olacağız” açıklamasında bulunmuştu. Ancak İYİ Partili Türkoğlu’nun soru önergesine verilen yanıtta, projenin Osmaneli-Bursa etabının 2026, Karacabey etabının ise 2028 yılında bitirilmesinin hedeflendiği belirtildi. Bu durum, daha önce Bursa merkeze kadar 2026’da geleceği söylenen projenin önemli bir parçasının daha geç tamamlanacağı anlamına geliyor.
Projenin Uzun Süren Serüveni
2012 yılında temeli atılan Bursa hızlı treninin ilk etapta 2016 yılında hizmete girmesi bekleniyordu. Ancak çeşitli sebeplerle bitiş tarihi önce 2017’ye, ardından 2018, 2021, 2023 ve son olarak 2024’e ertelenmişti. Yapılan son açıklamalarla birlikte projenin akıbeti ve tamamlanma süreci yeniden merak konusu oldu. Yıllardır süregelen bu gecikmeler, Bursalıların sabrını zorlarken, yeni verilen tarihler de beklentileri düşürüyor.
Ankara-Bursa Arası 2 Saat 15 Dakika Sürecek
Bakan Uraloğlu, projenin tamamlandığında Ankara’dan Bursa’ya seyahat süresinin 2 saat 15 dakikaya, İstanbul’a ise 1 saat 15 dakikaya düşeceğini ifade etmişti. Ayrıca projenin sadece Bursa’yı Ankara ve İstanbul’a değil, halihazırda hizmet veren Sivas hattına, yapım çalışmaları devam eden Kapıkule güzergahına ve Akdeniz’deki Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep hattına kadar bağlanacağını belirtmişti. Bu geniş kapsamlı bağlantılar, projenin sadece Bursa için değil, Türkiye’nin genel demiryolu ağı için de stratejik önem taşıdığını gösteriyor.
