Rusya-Ukrayna savaşı, modern savaş alanının kurallarını lojistik açısından kökten değiştirdi. Bir İHA operatörünün rüyası haline gelen bu savaş, ikmal kamyonları ve depolarının neredeyse bitmek bilmeyen insansız hava aracı (İHA) ve uzun menzilli mühimmat akınıyla darmadağın edildiği bir ortam yarattı. ABD Ordusu lojistikçileri, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez, cephe gerisinde olmanın artık düşman bombardımanından korumayacağı kasvetli bir geleceği düşünmek zorunda.
Güvenli Arka Bölge Varsayımı Çöktü
Deneyimli lojistik subayı Yüzbaşı Stephanie Torres, Defense News’e verdiği demeçte ve Army Sustainment dergisi için yazdığı makalesinde, lojistik operasyonların güvenli arka bölgede yürütüldüğü varsayımının artık geçerli olmadığını vurguladı.
Eşit Tehdit: Torres, “Destek birlikleri, manevra birlikleriyle aynı hassasiyet ve ölümcüllükle hedef alınıyor,” diyerek Ukrayna savaş alanını, cephe hattının 32 kilometre veya daha fazla ötesine uzanan uçsuz bucaksız bir imha bölgesine dönüştüren İHA sürülerine dikkat çekti.
Rus Taktikleri: Rus kuvvetleri, koordineli İHA gözetimi ve sensörden atıcıya hızlı saldırılarla Ukrayna ikmal birliklerine defalarca pusu kurarak, lojistik unsurları yok etti.
Hayatta Kalma Sanatı Olarak Lojistik
Bu yeni ortamda, ikmal birliklerinin hayatta kalmak için muharebe birlikleri gibi düşünmesi ve hareket etmesi gerekiyor. Torres, lojistik birimleri için hayati önem taşıyan tedbirleri sıraladı:
Gizlenme ve Aldatma: Destek birlikleri, sadece malzeme dağıtımının teknik ayrıntılarını değil, aynı zamanda hayatta kalma eğitimlerini almalı, manevra formasyonları halinde hareket etmeli ve aldatma ile gizlenme planları yapmalıdır.
İmzayı Azaltma: Sürdürülebilirlik düğümleri, sensörlerle dolu bir ortamda hayatta kalabilmek için elektromanyetik ve fiziksel imzalarını azaltmalıdır. Bu, telsiz iletimlerini en aza indirmek, kamuflaj ve tuzaklar kullanmak, çadır sayısını sınırlamak ve malzemeleri teslim etmek için düşük imzalı platformlar kullanmak anlamına gelir.
Dağıtık ve Otonom Sistemlere Geçiş
Torres, Ordu lojistik sisteminin sabit ve savunmasız merkezlerden, “sık sık yer değiştiren, hızla uyum sağlayan ve manevra oluşumlarıyla uyumlu” mobil destek ekipleri gönderen, dağıtılmış, otonom düğümlere dönüşmesi gerektiğini savundu. İkmal konvoyları, düşman İGR (İstihbarat, Gözetleme ve Keşif) tarafından tespit edilme şansının düşük olduğu zamanlara denk gelecek şekilde zamanlanmalıdır.
Öncelik Sorunu: Makineli tüfekler ve sinyal bozucular gibi İHA’lara karşı kullanılan araçların kıt olacağı ve genellikle manevra birlikleri için önceliklendirileceği gerçeğine rağmen, Torres lojistiğin önemine dikkat çekti: “Lojistik başarısız olursa, operasyonlarımızın ömrü uzar. Sürdürücülerin hayatta kalma olasılığını göz ardı edemeyiz.”
Ticari Dünya’dan Dersler: Yalın Lojistik
MBA derecesine sahip olan Torres, ordunun ticari dünyadan, özellikle de Amazon gibi şirketlerin kullandığı merkezi olmayan sipariş karşılama (dağıtım) ve tam zamanında lojistik (Just-in-Time) uygulamalarından öğrenebileceğini belirtti.
Yalınlık: Taktiksel operasyonlarda bu prensipler yalın lojistiğe dönüşür. Çekişmeli ortamlarda daha yalın ayak izleri çevikliği teşvik eder ve çeviklik de hayatta kalma şansını artırır.
Fazla Envanterden Kaçınma: Torres, cepheye yakın savunmasız depolarda depolanan fazla envanterin bir yük haline geldiğini ve bunun yerine ihtiyaç duyulmayan malzemelerin her gün geri gönderilmesi gerektiğini savundu.