6 Şubat depremlerinin üzerinden tam üç yıl geçmesine rağmen, bölgedeki sağlık altyapısında yaşanan sorunlar ve çözüm arayışları halen kararlılıkla sürüyor. Yıkıcı etkiler ve ağır tahribatlar karşısında alınan önlemler maalesef yeterli olmaktan uzak. Çevrelerde, hastanelerde ve temel sağlık merkezlerinde devam eden sorunlar, bölgedeki sağlık hizmetlerinin kalitesini ve sürekliliğini ciddi anlamda tehdit etmeye devam ediyor.
Sağlık Altyapısındaki Güncel Durum
Deprem sonrasındaki ilk aylarda, hastane ve sağlık merkezlerinin çoğu büyük hasar görmüş, acil onarım ve güçlendirme çalışmalarına başlandıysa da, bu süreçler uzun ve karmaşık bir hal aldı. Özellikle Adana ve Adıyaman gibi illerde, devlet hastaneleri ve aile sağlığı merkezleri büyük oranda konteynerlarla hizmet vermeye devam ediyor. Bu durum, hem çalışanlar hem de bölge sakinleri için ciddi bir zorluk teşkil ediyor.
Adana’da Sağlık Hizmetlerindeki Zorluklar
Adana’da yaşanan en büyük sorunlardan biri, hasar alan hastanelerin ve aile sağlığı merkezlerinin halen tamamlanmamış güçlendirme çalışmalarıdır. Örneğin, Balcalı Hastanesi ndeki hasar sonrası, kısmi hizmet durumu devam ediyor. Saatler süren güçlendirme çalışmalarının devam ettiği bu hastane, 2026 yılına kadar bu süreçten kurtulamayabilir. Bu da eleştirilere neden oluyor; kamu kaynakları ve bütçeler, uzun vadeli planlama ve etkin yürütme konusunda ciddi eksiklikler içeriyor.
Yapılan Çalışmalar ve Eksiklikler
- Birçok hastane ve sağlık merkezi, geçici çözümlerle ayakta tutulmaya çalışılıyor.
- Yıkım sonrası inşaatlar uzun süre alıyor, planlanan takvimler sürekli erteleniyor.
- Sorunlar sadece büyük tesislerle sınırlı değil; aile sağlığı merkezleri ve sağlık çalışanlarının çalışma koşulları da olumsuz etkileniyor.
Adıyaman’da Derin Yaralar ve Güncel Durum
Adıyaman da, en ağır hasarı gören illerden biri. 6 Şubat depremlerinde %90’dan fazlası yıkılan şehir, hâlâ büyük bir inşaat alanı gibi duruyor. Birçok hastane, sağlık merkezi ve kamu binası tam anlamıyla kullanılabilir değil. Konteynerler, temel sağlık hizmeti sırasında sık sık sorun çıkarıyor: elektrik arızaları, hijyen sorunları ve maliyetlerin yüksekliği, sağlık çalışanlarını zor durumda bırakıyor.
Altyapı Sorunları ve Riskler
Depremin yarattığı tahribat sadece yeni yapıların inşasıyla sınırlı kalmıyor. Altyapıdaki eksiklikler, özellikle su, elektrik ve iletişim hatlarındaki sorunlar, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Yaz aylarında artan toz ve düşük hava kalitesi, kronik rahatsızlıkların ve solunum yolu hastalıklarının artmasına neden oluyor. Bu altyapı eksikliği, bölgenin genel sağlık durumu üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.
Sağlık Çalışanlarının Durumu ve Çözüm Önerileri
Sağlık çalışanları, remodeling ve inşaat süreçleri devam ederken, yoğun çalışma koşullarıyla mücadele ediyor. Çoğu zaman, eksik alt yapı ve yetersiz ekipman nedeniyle normal hizmet sunumu imkânsız hale geliyor. Uzmanlar, kalıcı çözümler için öneriyor:
- Hızlı ve planlı inşaat projeleri;
- Mevcut sağlık tesislerinin güçlendirilmesi ve modernizasyonu;
- Kaynak ve bütçe planlamasının şeffaf ve etkin yapılması;
- Sağlık çalışanlarının çalışma ortamlarının iyileştirilmesi;
- Kriz merkezlerinin ve acil müdahale ekiplerinin güçlendirilmesi.
Sonuç Olarak Kalıcı Çözümler Gerekiyor
Depremin ardından geçen üç yıl, bölgedeki sağlık altyapısının hem fiziksel hem de organizasyonel sorunlarını gözler önüne serdi. Bakanlıklar ve yerel yönetimler, hızla hareket edip, sorunları kaynağında çözmekten başka çare göremiyor. Çok sayıda hastane ve sağlık merkezinin durumu acil müdahale ve uzun vadeli planlamalarla düzeltilmeli. Aksi takdirde, bölgede yaşayanların sağlık hizmetlerine erişimi kritik seviyelere inerek yaşamı tehdit edecektir. Bu süreçte, bölgenin ihtiyaçlarına uygun, dayanıklı ve sürdürülebilir sağlık altyapısı oluşturmak, sorunun temel anahtarıdır.