Türk savunma sanayisinin deneyimli kuruluşlarından SARSILMAZ ile İspanya merkezli EM&E Grup, savunma teknolojileri alanında kapsamlı bir iş birliği başlatmak üzere Mutabakat Zaptı (MoU) imzaladı. Anlaşma, her iki tarafın sahada etkinliği kanıtlanmış sistemlerini bir araya getirerek entegre çözümler geliştirmeyi hedefliyor.
İş birliği çerçevesinde SARSILMAZ’ın 150 yılı aşkın mühendislik ve üretim tecrübesiyle üretilen makineli tüfekler ile TR Mekatronik’in 25–30 mm top sistemleri, EM&E Grup’un değişik coğrafyalarda kullanılan uzaktan komutalı silah sistemleriyle entegre edilecek. Bu entegrasyon, sadece sistem birleşimiyle sınırlı kalmayıp ilerleyen aşamalarda ortak üretim ve ortak Ar-Ge faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişletilmeyi planlıyor.
Ortak Kabiliyetlerin ve Pazar Etkinliğinin Güçlendirilmesi
Taraflar, yetkinliklerini tamamlayıcı şekilde kullanarak hem teknoloji hem de pazar açısından sinerji yaratmayı amaçlıyor. Bu yaklaşım; Türkiye ile İspanya arasındaki savunma sanayii bağlarını derinleştirecek, iki şirketin uluslararası tecrübesi ve ihracat kanalları sayesinde küresel pazarlarda yeni fırsatlar doğuracaktır.
Öne çıkan hedefler arasında sistem entegrasyonunun yanı sıra ortak üretim kapasitelerinin tesis edilmesi, birlikte yürütülecek geliştirme programları ve ihracata yönelik ortak stratejilerin oluşturulması yer alıyor.
SARSILMAZ’dan Açıklama
SARSILMAZ Dış Ticaret Genel Müdürü M. Nuri Kızıltan, Mutabakat Zaptı’nın hem şirketler hem de ülkeler açısından stratejik bir çerçeve sunduğunu vurguladı. Kızıltan, anlaşmanın sadece teknik bir iş birliği olmadığını; Türkiye ve İspanya savunma ekosistemlerinin tamamlayıcı kabiliyetlerini bir araya getiren önemli bir adım olduğunu belirtti.
“SARSILMAZ’ın 150 yılı aşkın üretim ve mühendislik birikimiyle geliştirdiği makineli tüfekler ve TR Mekatronik’in 25–30 mm top sistemleri, EM&E Grup’un sahada kendini kanıtlamış uzaktan komutalı silah sistemleriyle entegre edildiğinde, uluslararası pazarlara yönelik güçlü ve rekabetçi çözümler ortaya çıkacaktır.”
“Bu iş birliği, katma değerli ihracat potansiyelimizi artırma, teknoloji odaklı ortak geliştirme süreçlerine kapı açma ve Türk savunma sanayisinin küresel konumunu güçlendirme bakımından önem taşımaktadır.”