Yunanistan Milli Savunma Bakanı Nikos Dendias, Atina’da düzenlenen “Yunanistan 2030” konferansında savunma alanında atılacak somut adımları paylaştı. Konuşmasında insansız hava araçları (İHA) eğitimi, yeni üretim tesisleri ve elektronik harp altyapısına dair kapsamlı planlardan söz etti.
Bakan, gençlerin askere alınma sürecine entegre edilecek dron eğitiminden başlayarak, ülke içindeki teknoloji ve üretim kapasitesini güçlendirecek projelerin tamamlanacağını vurguladı.
FPV eğitiminden tam entegrasyona: Adım adım yol haritası
Dendias, planladıkları yaklaşımı şu biçimde açıkladı: “Askere alınan her Yunan genci, aşamalı olarak FPV dron (Kategori I) kullanımına dair eğitimden geçecek. Bu adım, saha kabiliyetlerini artırmak ve ileri seviye sistemlere hazırlamak amacıyla atılıyor. Ayrıca, Malakasa’da ülkenin üçüncü ve en büyük dron üretim tesisinin temellerinin cuma günü atılacağı bilgisini verdi.
Bakan, daha büyük platformlara yönelik eğitim faaliyetlerinin de hızla devreye gireceğini belirterek; Haziran veya temmuz başında Trablus’ta Kategori II ve Kategori III dronlara yönelik pilot eğitim okulunun açılacağını paylaştı. Dendias bu girişimlerin nihai hedefini Yunan Silahlı Kuvvetleri’ne tam entegrasyon olarak sundu.
Denizden elektromanyetiğe: Otonom ve elektronik harp yapılanması
Sadece hava araçlarıyla sınırlı kalmayacak şekilde, savunma yapısında deniz ve elektromanyetik alanlarda da dönüşümler yapılacağını söyledi. Bu kapsamda Yunanistan Deniz Kuvvetleri bünyesinde yeni bir “Otonom Sistemler Direktörlüğü” kurulduğunu ve kısa süre içinde devreye alınacağını duyurdu.
Elektronik harp alanında ise tüm unsurları bir araya getirecek dikey bir mekanizma oluşturulacağını; bu yapının hizmet binasının açılışının günler içinde gerçekleşeceğini kaydetti. Dendias, elektronik harbin sadece siber operasyonlardan ibaret olmadığını, kapsamının çok daha geniş olduğunu özellikle belirtti.
Veri merkezleri ve operasyonel dayanıklılık
Elektronik harp ekosisteminin kalbinin veri merkezleri olduğunu vurgulayan Dendias, kritik uyarılarda bulundu: Bu veri merkezlerinin mutlaka ulusal topraklar içinde bulunması gerekiyor; aksi halde egemenlik zafiyeti ortaya çıkabilir. Sistemler; bulut teknolojileri, operasyonel güvenlik merkezleri (SOC) ve yedek (mirror SOC) mimarileriyle desteklenecek.
Bakan ayrıca, tek bir merkezle yetinmenin risk teşkil edeceğini, sistemleri test etmek ve operasyonel sürekliliği sağlamak için yedek merkezlerin ve bu merkezlerden idare edilecek çeşitli operasyonel araçların şart olduğunu belirtti.