Ekopazar İzmir Halkın Sofrasına Sağlık Taşıyor

Ekopazar İzmir Halkın Sofrasına Sağlık Taşıyor - RayHaber
Ekopazar İzmir Halkın Sofrasına Sağlık Taşıyor - RayHaber

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde hayata geçirilen ve kentteki sağlıklı beslenme kültürünün en önemli simgelerinden biri haline gelen Ekopazar İzmir, İzmirlilere yüzde yüz organik ürünlerle buluşma imkanı sunuyor. Tarımda sürdürülebilirliği ve doğaya saygılı üretimi bir yaşam felsefesi olarak kabul eden üreticilerin binbir emekle yetiştirdiği ürünler, titiz bir denetim mekanizmasının ardından tüketicilere ulaştırılıyor. Topraktan filizlendiği andan tezgaha geldiği dakikaya kadar dört ayrı otorite tarafından sıkı bir kontrol sürecine tabi tutulan sertifikalı ürünler, Bostanlı ve Balçova pazarlarında her hafta yerini alıyor. Sağlıklı beslenmeyi önceliği haline getiren ve nostaljik lezzetlerin izini süren İzmir halkı, bu ekolojik pazarda yaşadıkları deneyimleri büyük bir memnuniyetle aktarıyor.

Sıkı Denetimlerle Gelen On Yedi Yıllık Güven Sorunsuz İlerliyor

Yerel yönetimin halk sağlığını koruma misyonu doğrultusunda şekillenen Ekopazar İzmir, Bostanlı ve Balçova bölgelerinde güvenilir gıda tedarik etmek isteyen vatandaşların ortak buluşma noktası konumunda bulunuyor. Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği (ETO) ile kurulan güçlü ortaklık sayesinde 17 yıldır kesintisiz bir biçimde faaliyetlerini sürdüren bu pazaryerinde, sadece sertifikalandırılmış organik gıdalar yer bulabiliyor. Tezgahlara sunulan her bir ürün; İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, ETO Derneği ve ilgili ilçe belediyeleri tarafından çok yönlü olarak inceleniyor.

Pazar tezgahlarında yalnızca mevsimin en taze meyve ve sebzeleri değil, aynı zamanda soğuk sıkım organik zeytinyağları, geleneksel yöntemlerle paketlenmiş bakliyatlar, kuruyemiş çeşitleri ve hatta bitkisel içerikli kişisel bakım ürünleri de satışa sunuluyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte yoğun bir hareketliliğin yaşandığı pazarda, kurulduğu günden bu yana sadık birer müşteri olan kişilerin yanı sıra organik tarımla yeni tanışan vatandaşlar da yer alıyor. Birçok İzmirli, burada tükettiği ürünlerle çocukluk yıllarında kalan o kokulu, lezzetli ve katkısız sebze ile meyvelerin gerçek tadını yeniden keşfettiğini dile getiriyor. Büyükşehir Belediyesi’nin 2010 yılında hayata geçirdiği “Organik Tarımda Sürdürülebilir Bir Örnek: Yarımada’da Organik Tarım Projesi” meyvelerini vermeye devam ediyor. Proje sayesinde kimyasal gübre ve ilaç kullanımını tamamen sonlandırarak doğaya dönüş yapan 12 vizyoner üretici, salı günleri Balçova Kızılkanat Parkı’nda, cuma günleri ise Bostanlı Kapalı Pazaryeri’nde ürünlerini İzmirlilere sunuyor.

On Yedi Yıldır Tezgahlardan Evimize Sadece Sağlık Taşıyoruz

Ekopazar’ın kapılarının açıldığı ilk günden beri düzenli olarak alışverişini buradan gerçekleştirdiğini ifade eden Devrim Deniz Dalgıç, buraya duyduğu güveni şu sözlerle özetliyor: “Neredeyse yirmi yıla yakın bir süredir tüm sebze ve meyve ihtiyacımı buradan karşılıyorum. Benim için en önemli kriter ürünlerin tamamen doğal ve kimyasalsız olmasıdır. Burada satılan her şeye gözümüz kapalı güveniyoruz; organik olup olmadığını sorgulamak bile aklımıza gelmiyor. Belediye ve dernek yetkililerinin habersiz bir şekilde gelip tezgahlardan analiz için numuneler topladığına pek çok kez kendi gözlerimle tanık oldum. Zaman içerisinde buradaki üretici dostlarımızla aramızda çok sıcak ve samimi bir aile bağı kuruldu. Öyle ki bazı çiftçilerimizin üretim yaptığı tarlaları, bahçeleri yerinde gidip ziyaret etme fırsatımız oldu. Buradaki besinlerin lezzet kalitesi diğer yerlerle kıyaslanamayacak kadar yüksek. Kış aylarında aldığım bir kerevizin etrafa yaydığı o yoğun koku bile buranın farkını ortaya koymaya yetiyor. İçimiz son derece rahat bir şekilde, sağlıklı beslendiğimizi bilerek alışveriş yapıyoruz. Bu güzel pazarın ve emektar çiftçilerimizin sonuna kadar desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.”

Küçük Nil’in Alerji Problemini Organik Beslenmeyle Aştık

Tarım ilaçlarının ve kimyasalların olumsuz etkilerini doğrudan tecrübe eden aileler için Ekopazar adeta bir cankurtaran rolü üstleniyor. Kimyasal katkılı gıdalara karşı ciddi alerjik reaksiyonlar gösteren minik Nil’in annesi Cemile Sarıoğlu, yaşadıkları süreci şu şekilde paylaşıyor: “Gündelik hayatın yoğunluğunda fırsat bulduğum her an, ne yapıp edip bu pazara gelmeye gayret ediyorum. Buraya geliş amacımın en büyük odağı kesinlikle sevgili kızım. Pazardaki ürün çeşitliliği hem tatmin edici hem de son derece kaliteli. Geçmiş dönemde katıldığım akademik etkinliklerden organik tarım yapmanın ne denli meşakkatli, sabır isteyen ve maliyetli bir iş olduğunu çok iyi biliyorum. Bu yüzden yerel yönetimin bize böyle temiz bir alan sağlamasını çok kıymetli buluyorum. Kızım dünyaya geldiğinden beri alerjik bir bünyeye sahip. Doktorumuzla yaptığımız detaylı görüşmeler ve tetkikler sonucunda rotamızı buraya çevirdik. Konvansiyonel tarımda kullanılan tarım ilaçlarının çocuklardaki alerjik reaksiyonları doğrudan tetiklediğini acı bir şekilde fark ettik. Bu sebeple evimizde sadece temiz ve organik gıdalar tüketmeye özen gösteriyoruz. Ne zaman bu düzenden uzaklaşsak ya da dışarıdan sıradan bir ürün tüketmek zorunda kalsak, kızımın vücudunda hemen olumsuz semptomlar ve kızarıklıklar baş gösteriyor. Elimizde böyle harika bir imkan varken tüm anne babaları ve sağlık bilincine sahip vatandaşları bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirmeye davet ediyorum.”

Yaşadığım Kronik Rahatsızlıklar Sonrası Doğal Hayata Döndüm

Pazarın müdavimlerinden olan Balçova sakini Süheyla Ural ise sağlık sorunlarının kendisini nasıl organik tarıma yönlendirdiğini şu sözlerle aktarıyor: “Geçtiğimiz yıllarda üst üste yaşadığım bazı ciddi sağlık sorunları ve bedensel rahatsızlıklar nedeniyle beslenme alışkanlıklarımı kökten değiştirmem gerekti. İnternette ve sosyal çevremde kapsamlı bir araştırma yaptığımda, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin organik üretim konusunda son derece aktif ve başarılı projeler yürüttüğünü gururla gördüm. Belediye başkanlığının sunduğu bu imkan sayesinde aradığım temiz gıdalara zahmetsizce kavuşmuş oldum. Artık her hafta pazarın kurulduğu gün buradaki yerimi alıyor, evimin rızkını gönül rahatlığıyla buradan seçiyorum. Ayrıca pazarda çevre dostu kağıt torba uygulamasının zorunlu tutulmasını da çevre temizliği açısından çok estetik ve doğru buluyorum. Bizlerin sağlığını düşünerek bu organizasyonda emeği geçen, gecesini gündüzüne katan tüm yetkililere ve üreticilere sonsuz şükranlarımı sunuyorum.”

Doğal Lezzetleri Bulunca Diğer Semt Pazarlarını Tamamen Unuttuk

Geleneksel tarım ürünleriyle çocukluk dönemindeki o temiz sebze ve meyvelerin gerçek aromasına yeniden kavuştuğunu belirten Cebriyye Önür, pazarın hayatlarındaki yerini şu cümlelerle ifade ediyor: “Buradan alışveriş yapmaktan dolayı ailecek çok mutluyuz. Adımlarımızı buraya her zaman büyük bir güven duygusuyla atıyoruz. Ne yazık ki günümüzde dışarıda satılan, kaynağı belirsiz ve aşırı ilaçlamaya maruz kalmış ürünlere karşı hiçbir güvenimiz kalmadı. Bu yüzden harcamalarımızı buraya saklıyor, diğer semt pazarlarının yolunu adeta unuttuğumuzu söyleyebilirim. Çünkü burada devletin ve belediyenin ciddi bir denetim mekanizması var. Bizler her şeyden önce evlatlarımızın geleceği için güvenilir gıda arayışı içerisindeyiz. Bizim jenerasyonumuz köy ortamlarında, tamamen doğal şartlarda büyüdü ancak şimdiki neslin tükettiği yiyecekler ne yazık ki aynı saflıkta değil. Buradan aldığımız bir domates ile başka yerden alınan ürün kıyaslandığında, aradaki lezzet ve koku farkını anlamamak imkansız. Fiyatlar piyasa ortalamasına göre bir miktar yüksek gelebilir ancak sağladığı fayda göz önüne alındığında bu bedeli sonuna kadar hak ediyor. Çiftçilik, özellikle de organik üretim yapmak hiç kolay bir zanaat değil; üreticilerimizin emeğine saygı duymak ve onlara hak ettikleri değeri vermek zorundayız.”

Şüphe Duyan Her Tüketici Tezgahlardan Numune Aldırma Hakkına Sahiptir

Menemen’in Emiralem bölgesinde 17 yıldır profesyonel olarak sertifikalı organik tarımla uğraşan deneyimli üretici Halil Hallaç, tarlada başlayıp sofrada biten zorlu süreci ve felsefesini şu sözlerle detaylandırıyor: “Modern tarımda kullanılan kimyasal ilaçlar, aslında bitkileri tedavi etmek amacıyla toprağa veriliyor ancak sonrasında bu kalıntılar insan vücuduna geçerek ciddi hastalıklara davetiye çıkarıyor. Ben bu döngünün insanlığa büyük bir haksızlık olduğunu düşündüğüm için yıllar önce organik üretime geçiş yapma kararı aldım. Elbette ektiğimiz bitkiyi zararlılardan koruyacağız ve besleyeceğiz; fakat bunu yaparken suni, kimyasal gübreler yerine tamamen doğal hayvan gübresi kullanmalıyız. Kimyasal zehirler yerine biyolojik mücadele yöntemlerini ve faydalı böcekleri tercih etmeliyiz. Gelecek nesillerin sağlığı için organik tüketim bir lüks değil, zorunluluktur. Bu ürünleri düzenli tüketen insanların çok daha zinde ve sağlıklı bir ömür sürdüğünü gözlemliyoruz. Bağımsız sertifikasyon kuruluşları tarlalarımızı, kullandığımız suyu ve ürünlerimizi en ince ayrıntısına kadar inceliyor. Toprak, yaprak ve nihai ürün analiz sonuçları temiz çıkmadan kimseye organik sertifikası verilmiyor. Hem hasat edilen kilogram miktarı hem de lojistik süreç sıkıca takip ediliyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri de ürünleri pazar girişinde tek tek tartarak içeri alıyor. Geçmişte bazı kötü niyetli kişilerin yarattığı olumsuz deneyimler nedeniyle vatandaşlarımız ilk başta güvenmekte zorlanabiliyor. Fakat buradaki şeffaflık çok net; dileyen her vatandaşımız gelip denetim raporlarını inceleyebilir. Üç farklı saygın kurumun onayıyla buradayız. Hatta tüketicimiz tezgahtaki herhangi bir üründen şüphe duyarsa, o an yetkilileri çağırıp kendi adına analiz numunesi aldırma hakkına sahiptir.”

Organik Üretim Bizim İçin Ticaret Değil Bir Yaşam Felsefesidir

Toprağa ve doğaya gönülden bağlı olan genç ziraat mühendisi ve çiftçi Mehmet Halil Kul, nesilden nesile aktarılan üretim tutkusunu şu heyecanlı sözlerle paylaşıyor: “Pazarın kurulduğu ilk gün, ailemizle birlikte tezgahımızın başındaydık. Benim babam da hayatını organik üretime adamış bir insandır. Hatta Türkiye’de sertifikalı olarak kuru üzüm üretimini gerçekleştirip bunu yurt dışı pazarına ihraç etmeyi başaran ilk kişi benim öz dedemdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bize sağladığı bu pazar alanı, sadece bir ticaret noktası değil, kendimizi ifade edebileceğimiz muazzam bir istihdam kapısı oldu. Bizim dünyamızda organik tarım sadece bir iş değil; bir felsefe, bir yaşam biçimidir. Dedemden ve babamdan her zaman işittiğim çok değerli bir söz vardır: ‘Biz bu toprakları atalarımızdan miras almadık, çocuklarımız için emanet taşıyoruz.’ Ben de aldığım ziraat mühendisliği eğitimiyle bu köklü mirası gururla devam ettiriyorum. Bugün piyasada üretim yapan birçok konvansiyonel üretici, yetiştirirken üzerine aşırı derecede zehirli kimyasal sıktığı ürünleri kendi çocuklarına yedirmiyor, kendisi tüketmiyor. Bir ziraat mühendisi olarak çok iyi biliyorum ki, endüstriyel tarımda sadece bir kiraz ağacı sezon boyunca tam 12 kez ağır kimyasallarla ilaçlanabiliyor. Biz ise tek bir damla bile kimyasal zehir kullanmadan, tamamen biyolojik yöntemlerle üretim yapıyoruz. Çünkü doğrunun ve ahlaki olanın bu olduğuna inanıyoruz. Pazar tezgahında beni en çok mutlu eden ve çalışma azmimi körükleyen şey, tüketicilerimizden aldığımız o harika, olumlu geri dönüşler oluyor. İzmir halkının sıcak kanlılığı, emeğimize duyduğu bu büyük saygı motivasyonumuzu her hafta en üst seviyeye çıkarıyor. Sağlıklı bir gelecek arzulayan tüm İzmir halkını, hayatlarında bir kez bile olsa bu pazar atmosferini solumaya ve tezgâhlarımızı ziyaret etmeye davet ediyorum.”

Pestisitten Barkod Kontrolüne Kadar Tüm Süreçler Kayıt Altına Alınıyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nın profesyonel koordinasyonu ve yönetiminde yürütülen Ekopazar İzmir faaliyetlerinde kurallar tavizsiz bir biçimde uygulanıyor. Alanda satışa sunulacak tüm gıda maddelerinin ve ürünlerin, 5262 sayılı Organik Tarım Kanunu ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan resmi yönetmelikler çerçevesinde yetkilendirilmiş kuruluşlarca belgelenmiş “organik ürün” ya da “organik geçiş süreci ürünü” vasfını taşıması yasal bir zorunluluk olarak öne çıkıyor.

Büyükşehir Belediyesi denetmenleri ile ETO Derneği uzmanları tarafından her pazar günü ortaklaşa gerçekleştirilen rutin kontrollerde; tezgahlarda sergilenen ürünlerin hasat miktarları, geçiş aşamalarını gösteren resmi etiket beyanları, güncel organik ürün sertifikaları titizlikle taranıyor. Eğer satışı yapan kişi üreticinin kendisi değil de yasal bir aracı veya pazarlamacı ise müstahsil makbuzu ya da resmi fatura gibi tüm evraklar tek tek kayıt altına alınıyor. Gün sonunda ise satışı yapılan ürün miktarı ile ellerinde kalan stok miktarları karşılaştırılarak kayıt dışı veya sertifikasız ürün girişinin önüne tamamen geçiliyor. Tüm bu yerel denetimlerin yanı sıra, İzmir İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde görev yapan resmi denetim personelleri de pazaryerine habersiz ve anlık baskınlar gerçekleştiriyor. Bu operasyonlar kapsamında tezgahlarda sergilenen taze sebze ve meyvelerden rastgele yöntemlerle numuneler toplanarak akredite laboratuvarlara gönderiliyor ve çok kapsamlı pestisit (tarım ilacı kalıntısı) analizleri gerçekleştiriliyor. Böylece İzmirlilerin sofrasına giden her lokmanın güvenliği garanti altına alınıyor.

Demiryolu Manşetleri

Mersin’de Raylı Sistem İçin 224 Milyon Euroluk Finansman Yetkisi - RayHaber
33 Mersin

Mersin’de Raylı Sistem İçin 224 Milyon Euroluk Finansman Yetkisi

Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 2026 yılı Eylül Ayı Olağan Toplantısı’nın ikinci birleşiminde, raylı sistem projesinin finansmanı ve üniversite öğrencilerine yönelik eğitim desteği karara bağlandı. Meclis 1. Başkan Vekili Ali Uyan başkanlığında gerçekleştirilen toplantıda 49 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Kongre ve Sergi Sarayı Çok Amaçlı Salonu’ndaki toplantıda komisyonlardan gelen 46, 🚆
Antalya 4. Etap Raylı Sistem İçin Finansman Adımı - RayHaber
07 Antalya

Antalya 4. Etap Raylı Sistem İçin Finansman Adımı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Konyaaltı ile Varsak arasında hayata geçirmeyi planladığı 4. Etap Raylı Sistem Projesi için finansman sürecinde önemli bir aşama geçildi. Projenin dış krediyle finanse edilmesine yönelik hazırlanan teklif komisyonda uygun bulunurken, ilgili madde Antalya Büyükşehir Belediye Meclisi’nde oy birliğiyle kabul edildi. Kabul edilen düzenlemeyle projenin finansmanının sağlanması amacıyla 🚆
Alstom’dan Kanada’da Yapay Zekâ ve Endüstri 4.0 İçin Yeni Araştırma Ortaklığı - RayHaber
33 Fransa

Alstom’dan Kanada’da Yapay Zekâ ve Endüstri 4.0 İçin Yeni Araştırma Ortaklığı

Akıllı ve sürdürülebilir mobilite çözümleri geliştiren Alstom, Kanada’daki demiryolu tasarım ve üretim süreçlerinde yapay zekâ ile Endüstri 4.0 teknolojilerinin kullanımını geliştirmek amacıyla üç üniversiteyle yeni bir araştırma ortaklığı başlattı. Université Laval, Université du Québec à Montréal (UQAM) ve École de technologie supérieure (ÉTS) ile yürütülecek çalışma, demiryolu üretiminde verimlilik ve 🚆
Alstom’dan Bakım Ekipleri İçin Yapay Zekâ Destekli Yeni Asistan - RayHaber
33 Fransa

Alstom’dan Bakım Ekipleri İçin Yapay Zekâ Destekli Yeni Asistan

Alstom, demiryolu bakım ekiplerinin arızaları daha hızlı araştırmasına ve doğru müdahale adımını belirlemesine yardımcı olmak amacıyla geliştirdiği Talk to My Train© uygulamasını tanıtıyor. Uygulama, bakım kayıtları, mühendislik dokümanları, operasyonel veriler ve demiryolu uzmanlığını tek bir araştırma akışında bir araya getirerek teknisyenlerin geçmişte yaşanan benzer sorunlara daha hızlı ulaşmasını hedefliyor. Bakım 🚆
Alstom, XT2 Trenlerinin Üretimine Katkı Sağlıyor - RayHaber
61 Avustralya

Alstom, XT2 Trenlerinin Üretimine Katkı Sağlıyor

Tedarik Zinciri Yönetimi mezunu Irtiza Amjad, Alstom’un Victoria’daki X’Trapolis 2.0 (XT2) tren projesinde üretim sürecinin kesintisiz ilerlemesine katkı sağlıyor. İş arkadaşları tarafından “Izzy” olarak anılan Amjad, Ballarat ve Newport tesislerinde tedarikçiler, depolar ve üretim ekipleri arasındaki koordinasyonda görev alıyor. Malzemelerin Doğru Zamanda Hazır Olmasını Sağlıyor Alstom’a Eylül 2024’te katılan Amjad, 🚆
Zagreb-Split Hattında Yeni Hibrit Tren Dönemi Başladı - RayHaber
385 Hırvatistan

Zagreb-Split Hattında Yeni Hibrit Tren Dönemi Başladı

Hırvatistan’da Zagreb ile Split arasındaki demiryolu bağlantısında yeni dönem başladı. Končar tarafından üretilen ilk hibrit tren, 15 Eylül 2026’da yolcu seferine çıkarıldı. Altı trenlik ilk sipariş kapsamında geliştirilen yeni araçlar, 2004 yılından bu yana hatta kullanılan devrilme mekanizmalı trenlerin yerini alacak. HŽ Putnički prijevoz (HŽPP) tarafından işletilen Zagreb-Split hattında kullanılmaya 🚆
Arjantin’de Pinamar Tren Hattında Seferler Halen Başlamadı - RayHaber
54 Arjantin

Arjantin’de Pinamar Tren Hattında Seferler Halen Başlamadı

Arjantin’de Trenes Argentinos tarafından Nisan 2025’te altyapı sorunları nedeniyle hizmete kapatılan 96 kilometrelik General Guido–Divisadero de Pinamar demiryolu hattında yolcu seferleri henüz yeniden başlatılmadı. İşletmeci, ray ve köprülerdeki yıpranmanın güvenlik riski oluşturması nedeniyle hattın kapsamlı bakıma ihtiyaç duyduğunu bildirmişti. Seferler Nisan 2025’te Durduruldu General Guido ile Divisadero de Pinamar arasındaki 🚆
Chiltern Railways 20 Eylül’de Kamu Mülkiyetine Geçiyor - RayHaber
44 İngiltere

Chiltern Railways 20 Eylül’de Kamu Mülkiyetine Geçiyor

Chiltern Railways’in kamu mülkiyetine geçiş süreci 20 Eylül 2026’da başlayacak. İşletmenin Aralık ayında yürürlüğe girecek yeni tarifesiyle hafta içi 25 ek sefer düzenlenmesi ve yaklaşık 10 bin ilave koltuk kapasitesinin hizmete sunulması planlanıyor. 20 Eylül Pazar günü gerçekleşecek devirle Chiltern’in yolcu hizmetleri, Ulaştırma Bakanlığı sözleşmesi kapsamında işletmeyi sürdüren Arriva şirketinden 🚆
VTG, İngiltere’deki Vagon Kiralama İşini USS’ye Satıyor - RayHaber
44 İngiltere

VTG, İngiltere’deki Vagon Kiralama İşini USS’ye Satıyor

Demiryolu yük taşımacılığı şirketi VTG, İngiltere’deki vagon kiralama faaliyetlerini ve yaklaşık 4 bin 500 araçlık filosunu Üniversiteler Emeklilik Sistemi’ne (USS) satmak üzere anlaşmaya vardı. İşlemin 2026’nın son çeyreğinde tamamlanması beklenirken, satış bedeline ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadı. VTG GmbH, 11 Eylül 2026’da VTG Rail UK Ltd.’nin tamamını kapsayan kesin satış 🚆
Dublin MetroLink Projesinde İhale Süreci Başlıyor - RayHaber
353 İrlanda

Dublin MetroLink Projesinde İhale Süreci Başlıyor

İrlanda Kabinesi, Dublin MetroLink projesinin detaylı ihale aşamasına geçilmesini onayladı. Projenin KDV hariç toplam teslimat maliyetinin 14,44 milyar ile 17,49 milyar Euro arasında gerçekleşmesi beklenirken, yüklenicilerden piyasa tekliflerinin 2027 yılında alınması planlanıyor. 16 Eylül 2026’da verilen karar, İrlanda Ulaştırma Bakanlığı ile Ulusal Ulaştırma Otoritesi’nin (NTA) MetroLink için hazırlanan Detaylı İş 🚆