Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC) tarafından hazırlanan kapsamlı değerlendirme, kanser yükünün önümüzdeki yıllarda önemli ölçüde artabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2050 yılında dünya genelinde yıllık yeni kanser vakası sayısının yaklaşık 35 milyona ulaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Nüfusun yaşlanması, yaşam tarzındaki değişiklikler ve çevresel risk faktörleri, kanser vakalarındaki artışın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
Kanser Hâlâ En Büyük Sağlık Sorunlarından Biri
Kanser, dünya genelinde kalp ve damar hastalıklarının ardından en fazla ölüme yol açan hastalık grupları arasında yer alıyor. Akciğer, meme ve kolorektal (kalın bağırsak) kanserleri en sık görülen türler arasında bulunurken, uzmanlar yalnızca ileri yaş grubunun değil, daha genç bireylerin de çeşitli risk faktörleri nedeniyle etkilenebildiğine dikkat çekiyor.
Çevresel etkenler, sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve bazı biyolojik süreçler, hastalığın görülme sıklığını artıran unsurlar arasında değerlendiriliyor.
Tedaviye Erişimde Büyük Eşitsizlikler Bulunuyor
Raporda öne çıkan en önemli sorunlardan biri de ülkeler arasındaki sağlık hizmeti farklılıkları oldu.
Yüksek gelirli ülkelerde meme kanseri tanısı alan hastaların beş yıllık sağkalım oranı yaklaşık yüzde 87 seviyesine ulaşırken, düşük gelirli ülkelerde bu oranın yaklaşık yüzde 42’ye kadar düştüğü belirtiliyor.
Uzmanlar, erken teşhis olanaklarının yetersizliği, sağlık altyapısındaki eksiklikler ve tedaviye erişim güçlüklerinin bu farkta önemli rol oynadığını vurguluyor.
Vakaların Büyük Bölümü Önlenebilir Risklerle İlişkili
Sağlık otoritelerine göre kanser vakalarının önemli bir kısmı yaşam tarzında yapılacak değişikliklerle önlenebilir.
Başlıca risk faktörleri arasında şunlar yer alıyor:
- Tütün kullanımı
- Aşırı alkol tüketimi
- Fiziksel hareketsizlik
- Sağlıksız beslenme
- Hava kirliliği
- Bazı virüs kaynaklı enfeksiyonlar
Uzmanlar, bu risklerin azaltılmasıyla kanser vakalarının yaklaşık yüzde 40’ının önlenebileceğini belirtiyor.
Erken Tanı ve Eşit Tedavi Çağrısı
DSÖ ve IARC, kanserle mücadelede yalnızca tedaviye değil, erken tanı programlarının yaygınlaştırılmasına da öncelik verilmesi gerektiğini vurguluyor.
Uzmanlara göre tarama programlarının güçlendirilmesi, aşılama çalışmalarının yaygınlaştırılması, sigara kullanımının azaltılması ve temel kanser ilaçlarına erişimin artırılması, hastalığa bağlı ölüm oranlarının düşürülmesinde kritik öneme sahip.
Sağlık otoriteleri ayrıca, özellikle düşük ve orta gelirli ülkelerde kanser tedavisinin daha erişilebilir hale getirilmesi ve sağlık sistemlerinin güçlendirilmesi yönündeki çağrılarını sürdürüyor.