Ankara’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutması beklenen önemli bir arkeolojik çalışma başlatıldı. Bahçelievler-Emek bölgesindeki Frig Dönemi Batı Nekropolü’nde bulunan BT10 Tümülüsü, ilk kez bilimsel kazılarla araştırılıyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın “Geleceğe Miras Projesi” kapsamında yürütülen çalışmalarla, yaklaşık 2 bin 800 yıl öncesine uzanan Frig dönemine ilişkin yeni bulgulara ulaşılması hedefleniyor.
2 Bin 800 Yıllık Tümülüs İlk Kez Kazılıyor
BT10 Tümülüsü’nü Ankara arkeolojisi açısından önemli kılan unsurların başında, bugüne kadar alanda herhangi bir arkeolojik kazı yapılmamış olması geliyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, kazı çalışmalarının başladığını duyururken tümülüsün milattan önce 800 ile 550 yılları arasına tarihlendiğini belirtti. Çalışmalardan elde edilecek bulguların, Friglerin Ankara ve çevresindeki varlığına ilişkin yeni bilgiler ortaya koyması bekleniyor.
Friglerin Defin Gelenekleri Araştırılacak
Kazıların temel amaçlarından biri, Friglerin ölülerini defnetme biçimleri ve cenaze gelenekleri hakkında yeni arkeolojik verilere ulaşmak olacak.
Tümülüs içerisinde bulunabilecek eser ve kalıntıların yalnızca Friglerin defin uygulamalarına değil, aynı zamanda dönemin günlük yaşamına ve Ankara’nın antik dönem tarihine ilişkin önemli bilgiler sağlaması öngörülüyor.
Kazıları Prof. Dr. Atakan Akçay Yönetecek
BT10 Tümülüsü’ndeki bilimsel çalışmalar, Prof. Dr. Atakan Akçay başkanlığındaki bilim heyeti tarafından yürütülecek.
Arkeologlar, yaklaşık 2 bin 800 yıldır toprak altında korunan yapıyı bilimsel yöntemlerle inceleyerek Frig dönemine ait izleri ortaya çıkarmaya çalışacak. Kazı sürecinde elde edilecek verilerin, Ankara’nın Frig dönemindeki konumunun daha iyi anlaşılmasına katkı sunması bekleniyor.
Kazı Sonrasında Arkeopark Planlanıyor
Proje, yalnızca kazı çalışmalarının yürütülmesiyle sınırlı kalmayacak. Kazıların tamamlanmasının ardından bölgede bir arkeopark oluşturulması planlanıyor.
Bu sayede Frig dönemine ait kültürel mirasın korunması, bilimsel çalışmaların ardından ziyaretçilere sunulması ve Ankara’nın kültür turizmine yeni bir tarihi alan kazandırılması amaçlanıyor.