Cem Yılmaz’ın yaşadığı kalp rahatsızlığının ardından yeniden gündeme gelen kulak memesindeki çapraz çizgi, kamuoyunda “Frank işareti” olarak biliniyor. Uzmanlar, bu bulgunun bazı araştırmalarda koroner arter hastalığı ve damar sertliğiyle ilişkilendirildiğini ancak tek başına kalp hastalığı ya da kalp krizi göstergesi olarak kabul edilemeyeceğini belirtiyor.
Ufuk Üniversitesi Dr. Rıdvan Ege Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Çelik, Frank işaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uzmanlar, kulaktaki çizginin toplumda gereksiz kaygıya neden olacak şekilde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekti.
Frank İşareti Tek Başına Tanı Koydurmuyor
Prof. Dr. Ali Cevat Tanalp, kulak memesindeki çapraz kıvrımın uzun yıllardır koroner arter hastalığıyla ilişkilendirildiğini ancak bu bulgunun tek başına kalp hastalığı anlamına gelmediğini ifade etti.
Frank çizgisinin özellikle yaş ilerledikçe daha sık görülebildiğini belirten Tanalp, kulak memesindeki bağ dokusunda yaşlanmaya bağlı değişikliklerle damar duvarlarındaki yaşlanma arasında bağlantı bulunabileceğini söyledi. Ancak bu ilişkinin, kulaktaki çizginin doğrudan kalp hastalığına işaret ettiği anlamına gelmediğini vurguladı.
Tanalp, koroner arter hastalığı açısından değerlendirme yapılırken kulak memesindeki çizgiden çok kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, diyabet, hipertansiyon ve kronik böbrek hastalığı gibi bilinen risk faktörlerine odaklanıldığını belirtti.
Her Kulak Kıvrımı Frank Çizgisi Değil
Uzmanlara göre kulak memesindeki her çizginin Frank işareti olarak değerlendirilmesi de doğru değil. Tanalp, tipik Frank çizgisinin iki taraflı ve belirgin olması, yaklaşık 45 derecelik bir eğim göstermesi gerektiğini ifade ederek kulak memesindeki herhangi bir kıvrımın kişide endişe oluşturmasına gerek olmadığını söyledi.
Frank işareti ile koroner arter hastalığı arasındaki ilişkinin bazı gözlemsel araştırmalarda ortaya konulduğunu belirten Tanalp, bunun kesin bir neden-sonuç ilişkisi şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.
Koroner arter hastalığı ile kalp krizinin aynı durum olmadığının altını çizen Tanalp, Frank çizgisinin kalp krizinin belirteci olarak kullanılmadığını kaydetti.
Frank Çizgisi 1973’te Tanımlandı
Prof. Dr. Murat Çelik ise tıbbi literatürde “diagonal earlobe crease” olarak adlandırılan Frank çizgisinin ilk kez 1973 yılında Dr. Sanders T. Frank tarafından koroner arter hastalığıyla olası ilişkisi nedeniyle tanımlandığını aktardı.
Çelik, yaşlanmaya bağlı kırışıklıkların, uyku pozisyonundan kaynaklanan katlantıların, küpe kullanımının oluşturduğu değişikliklerin veya kulak memesinin doğal yapısının Frank çizgisiyle karıştırılabileceğini belirtti.
Bazı gözlemsel araştırmalarda Frank çizgisi bulunan kişilerde koroner arter hastalığının daha sık görüldüğünün ortaya konulduğunu ifade eden Çelik, bazı meta-analizlerde bu kişilerde hastalık olasılığının birkaç kat daha yüksek bulunduğunu söyledi. Ancak bunun çizginin güvenilir bir kalp krizi öngörücüsü olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
İki Kulakta Görülmesi De Kesin Tanı Değil
Çizginin iki kulakta birden bulunmasının ve daha belirgin olmasının bazı araştırmalarda kalp-damar hastalıklarıyla daha güçlü ilişkilendirildiğini belirten Çelik, bunun da tek başına tanı koydurmadığını ifade etti.
Çelik, Frank çizgisinin bugün kullanılan standart kalp-damar risk hesaplamalarında yer almadığını belirterek, çizginin derinliği veya iki taraflı olmasının tek başına damar hastalığı bulunduğunu göstermediğini kaydetti.
Uzman, kulak memesindeki değişikliklerin küçük damar yapısıyla ilişkili olabileceğini, ancak burada gözlenen yaşlanma ve yıpranma belirtilerinin kalp damarlarındaki aterosklerozla doğrudan bağlantısının henüz kesin olarak ortaya konulmadığını söyledi.
Asıl Dikkat Edilmesi Gereken Risk Faktörleri
Prof. Dr. Çelik, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, sigara kullanımı, diyabet, fazla kilo ve ailede erken yaşta kalp hastalığı bulunmasının kalp-damar hastalıkları açısından çok daha güçlü ve kanıtlanmış risk faktörleri olduğunu vurguladı.
Kulakta Frank çizgisi bulunan kişilerin yalnızca bu bulgu nedeniyle paniğe kapılmaması gerektiğini belirten Çelik, kişinin yaşı, mevcut şikayetleri ve diğer risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.
Göğüs Ağrısı Ve Nefes Darlığı Daha Önemli Uyarılar
Uzmanlara göre kalp-damar sağlığı açısından kulaktaki çizgiden çok kişinin belirtileri önem taşıyor. Özellikle efor sırasında ortaya çıkan göğüste baskı veya sıkışma, nefes darlığı, kola, sırta ya da çeneye yayılan ağrı ve daha önce rahatlıkla yapılan aktivitelerde çabuk yorulma gibi şikayetlerin tıbbi açıdan daha önemli uyarılar olduğu belirtiliyor.
Çelik, yalnızca kulaktaki bir çizgiye bakılarak kişinin kalp krizi geçirip geçirmeyeceğinin öngörülemeyeceğini vurguladı. Kalp-damar riskinin değerlendirilmesinde tansiyon, kolesterol, kan şekeri, kilo, sigara kullanımı ve aile öyküsü gibi faktörlerin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.