Novartis ile Ionis Pharmaceuticals tarafından geliştirilen pelacarsen, ileri aşama klinik araştırmada hedeflenen kolesterol türünü düşürmeyi başardı ancak kalp krizi ve inme gibi ciddi kardiyovasküler olayların azaltılmasında beklenen sonucu veremedi. Çalışmadan gelen olumsuz sonuçların ardından ilgili şirketlerin hisselerinde sert düşüşler görüldü.
Pelacarsen’in klinik çalışmada kalp-damar hastalıkları açısından anlamlı bir fayda sağlayamaması, yalnızca Novartis’in ilaç için oluşturduğu ticari beklentileri değil, kolesterolü hedefleyen yeni nesil tedavilere ilişkin iyimserliği de sarstı.
Şirket Hisselerinde Sert Düşüş
Klinik çalışmanın sonuçlarının açıklanmasının ardından Novartis hisseleri yaklaşık yüzde 3 geriledi. Piyasa sonrası işlemlerde Amgen’in hisselerinde yaklaşık yüzde 5, Ionis Pharmaceuticals hisselerinde ise yüzde 10 civarında değer kaybı yaşandı.
Aynı alanda ilaç geliştiren NewAmsterdam Pharma da gelişmelerden olumsuz etkilendi. Şirketin hisselerindeki düşüş yüzde 12 seviyesine kadar çıktı.
Piyasalardaki hareketlilik, yatırımcıların kolesterolü doğrudan hedefleyen yeni ilaçların kardiyovasküler hastalıkların önlenmesindeki gerçek etkisine ilişkin beklentilerini yeniden değerlendirmeye başladığını gösterdi.
5 Milyar Dolarlık Satış Beklentisi Sarsıldı
Analistler, pelacarsen’in klinik çalışmalarda başarılı olması halinde ilacın yıllık satışlarının 4 ila 5 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyordu. Ancak çalışmadan çıkan sonuçlar, Novartis’in bu yüksek ticari beklentisinin gerçekleşme ihtimalini önemli ölçüde zayıflattı.
Bununla birlikte sonuçların, kolesterolün kalp-damar hastalıklarındaki rolüne ilişkin bilimsel yaklaşımı tamamen geçersiz kılmadığı değerlendiriliyor. Citi analistleri gelişmeyi, “Kolesterol hipotezi zayıfladı ancak çürütülmedi” sözleriyle yorumladı.
Pelacarsen’in neden beklenen sonucu veremediği ise henüz kesin olarak ortaya konmuş değil. Başarısızlığın doğrudan ilacın etkisinden mi kaynaklandığı yoksa kolesterol seviyesinin düşürülmesinin kalp krizi ve inme riskini sanıldığı kadar azaltmamasının mı belirleyici olduğu konusunda soru işaretleri bulunuyor.
Gözler Amgen Ve Eli Lilly’nin İlaçlarına Çevrildi
Pelacarsen’in sonuçlarının ardından dikkatler, aynı hedefe yönelik farklı ilaçlar geliştiren şirketlere yöneldi. Amgen’in olpasiran ve Eli Lilly’nin lepodisiran adlı deneysel tedavileri, önümüzdeki dönemde yakından takip edilecek ilaçlar arasında bulunuyor.
Her iki aday ilaç da pelacarsen’e kıyasla kolesterol düzeylerinde daha güçlü düşüş sağlamayı hedefleyen farklı teknolojiler kullanıyor. Ancak yatırımcılar ve bilim dünyası açısından asıl önemli konu, yalnızca kolesterol seviyesindeki düşüşün büyüklüğü olmayacak.
Yeni tedavilerin kalp krizi, inme ve diğer ciddi kardiyovasküler olayların görülme sıklığını gerçekten azaltıp azaltmadığı klinik çalışmaların en kritik sonuçlarından biri olacak.
Yüksek Kolesterol İçin Büyük Pazar
Dünya genelinde yaklaşık her beş kişiden birinde yüksek kolesterol bulunduğu tahmin ediliyor. Kolesterolü doğrudan hedefleyen ve bu alanda yeni bir yaklaşım sunan tedavilerin henüz geniş çapta onaylanmamış olması, ilaç şirketleri açısından önemli bir pazar potansiyeli oluşturuyor.
Kolesterol düzeylerinin önemli ölçüde genetik faktörlerle belirlenmesi ve bazı kişilerde yaşam tarzı değişikliklerinden sınırlı ölçüde etkilenmesi de yeni tedavilere yönelik ihtiyacı artırıyor.
Bu nedenle pelacarsen’in başarısızlığı, kolesterol ilaçları alanındaki rekabetin sona erdiği anlamına gelmiyor. Ancak bundan sonraki ilaç adaylarının yalnızca laboratuvar ölçümlerinde kolesterolü düşürdüğünü değil, bu düşüşün hastaların kalp krizi ve inme riskinde somut bir azalma sağladığını da göstermesi gerekecek.
Önümüzdeki süreçte Amgen ve Eli Lilly’nin geliştirdiği adayların klinik sonuçları, kolesterolü hedefleyen yeni nesil ilaçların geleceği açısından önemli bir sınav niteliği taşıyacak.