Doğaları gereği insanlardan uzak durduğu bilinen su tavuklarının, kent ortamına uyum sağladıkça insanlara karşı daha az çekingen hale geldiği ortaya çıktı. Łódź Üniversitesi Biyoloji ve Çevre Koruma Fakültesi’nden Prof. Piotr Minias ve ekibi, Varşova ve Łódź’da yaşayan su tavukları ile büyük kentlerin dışında bulunan balık havuzlarındaki popülasyonları karşılaştırdı.
Araştırmada, şehirlerde yaşayan kuşların insanlara ve daha önce karşılaşmadıkları nesnelere karşı gösterdiği tepkinin, şehir dışındaki hemcinslerine göre belirgin biçimde farklılaştığı tespit edildi.
İnsan Yaklaşınca Artık Yuvalarını Terk Etmiyorlar
Şehir dışındaki su tavukları çoğunlukla yoğun sazlıkların içinde yuva kuruyor ve bir insan yaklaştığında bölgeden uzaklaşmayı tercih ediyor. Ancak Varşova’daki bazı kuşların çok daha farklı bir davranış sergilediği gözlendi.
Prof. Minias, kentte yaşayan bazı su tavuklarının kendilerine dokunulmasına rağmen yuvalarını terk etmediğini belirtti. Araştırmacılar, bu değişimin şehir ortamında geçirilen süreyle ilişkisini belirlemek amacıyla üç farklı popülasyonu karşılaştırdı.
Uzun süredir kent yaşamına uyum sağlayan Varşova’daki kuşlar bir grubu oluştururken, Łódź’daki su tavuklarının davranışlarının iki popülasyon arasında kaldığı görüldü.
Kuşların İnsan Korkusu Nasıl Ölçüldü?
İlk deneyde araştırmacı, kuşun yuvasına yaklaşarak yaklaşık yarım metre mesafede bir dakika boyunca bekledi. Daha sonra bölgeden ayrılan araştırmacılar, kuşun 15 dakika içerisinde yuvasına dönüp dönmediğini ve yumurtaların üzerine yeniden ne kadar sürede oturduğunu takip etti.
Varşova’daki su tavukları yuvalarına ortalama 3 dakika içinde dönerken, bu süre Łódź’daki kuşlarda yaklaşık 5 dakika, şehir dışındaki popülasyonda ise 7,5 dakika olarak ölçüldü.
Kuşların yumurtalarının üzerine yeniden oturma sürelerinde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Varşova’daki kuşlarda ortalama süre 3,3 dakika olurken, Łódź’da 6 dakikanın biraz üzerinde, şehir dışında ise 9,3 dakika olarak kaydedildi.
Yabancı Bir Nesneyle Karşılaşınca Fark Daha Da Büyüdü
Araştırmanın ikinci aşamasında ise kuşların daha önce görmediği bir nesneye karşı tepkisi incelendi. Bunun için yuvaların girişine yeşil bir kumaş şerit yerleştirildi. Böylece su tavuklarının yabancı ve potansiyel olarak tehdit oluşturabilecek bir nesneyle karşılaştıklarında nasıl davrandıkları gözlemlendi.
Varşova’daki kuşların yaklaşık yüzde 57’si 15 dakika içinde yuvasına geri dönerken, bu oran Łódź’da yüzde 43, şehir dışındaki popülasyonda ise yüzde 21’de kaldı.
Yumurtaların üzerine yeniden oturma oranlarında da kent yaşamına uyum sağlayan kuşlar öne çıktı. Varşova’daki su tavuklarının yaklaşık yüzde 53’ü kuluçkaya geri dönerken, oran Łódź’da yüzde 30, şehir dışında ise yaklaşık yüzde 9 olarak belirlendi.
Şehir Hayatı Kuşları Neden Değiştirdi?
Araştırmacılar, ortaya çıkan farklılıkların kent ortamının sunduğu koşullarla bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor. Şehir dışında yoğun sazlıkların arasında yuva yapan su tavukları, kent parklarında daha açık alanları kullanmak zorunda kalıyor. Bu durum da onları insanlarla daha sık karşı karşıya getiriyor.
Prof. Minias, kuşların zaman içinde gerçek bir tehdit oluşturmayan insanlara ve nesnelere alışabileceğini belirtiyor. Bunun yanında araştırmacılar, davranış farklılığının nesiller boyunca gerçekleşen değişimlerden kaynaklanabileceği ihtimalini de değerlendiriyor.
Daha az çekingen kuşların şehir ortamında hayatta kalma ve üreme konusunda avantaj sağlayabileceği düşünülüyor. Prof. Minias’a göre gözlenen farklılıkların yalnızca davranışsal esneklikle açıklanması gerekmiyor; uzun vadede genetik değişimlerin de bu sürece katkıda bulunması mümkün.