Ulaştırma Memur-sen Genel Başkanı Cankesen Açıklaması

Ulaştırma Memur-sen Genel Başkanı Cankesen Açıklaması :Memur-Sen Konfederasyonu’na bağlı Ulaştırma Çalışanları Memur Sendikası (Ulaştırma Memur-Sen) Genel Başkanı Can Cankesen, “Vefakar ve cefakar demiryolu çalışanlarının 50 yılın mağduriyetinden kurtulması lazım. Biz aynı fedakarlıkla hizmetimize kesintisiz devam…
Cankesen, bir programa katılmak için geldiği Eskişehir’de AA muhabirine yaptığı açıklamada, bir ülkenin gelişmişliğini anlamak için öncelikle ulaşım modlarına bakmak gerektiğini belirterek, 2002 yılından itibaren ülkemizdeki ulaşım modlarının geliştiğini ve bu gelişimin Türkiye’ye güç kattığını bildirdi.
Cankesen, Yüksek Hızlı Trenler ve sayısı 52’ye ulaşan hava limanlarıyla Türkiye’nin son 10 yılda atılım yaptığına dikkati çekerek, “Siyaset, sıcak baktığı için bu yatırımlar başladı.
Başbakanımızın ‘Turgut Özal, otoyollarla anılıyor, bende demiryollarıyla anılmak istiyorum’ demesi biz, demiryolu çalışanları için onur ve gurur kaynağıdır” diye konuştu.
Demiryolu çalışanlarının 1950 yılından itibaren unutulduğunu ve ücretlerinin geri kaldığını savunan Cankesen, şunları kaydetti:
“Yüksek Hızlı Tren (YHT) çok güzel, 1.5 satte gidiyoruz ama bizim için birşey değişmedi. Hızlı tren geldi ama çalışanların ücretlerinde bir artış olmadı. Tek avantajı vakit ancak bu vakti sağlayan çalışanların da emeğinin bir karşılığı olmalı. Emeğimizin karşılığını istiyoruz. Demiryolu çalışanlarının da kazançlı duruma geçmesi lazım ki sizlere hizmet verirken, sizi 1.5 saatte Ankara’ya götürürken daha zevkle ve mutlu götürelim, evimizdeki çocuğumuzun istediği ekmeğin, okul parasının derdine düşmeyelim. Sonuçta maddi sıkıntılardan arınırsak, daha iyi hizmet vereceğimize inanıyoruz. Vefakar ve cefakar demiryolu çalışanlarının 50 yılın mağduriyetinden kurtulması lazım. Biz aynı fedakarlıkla hizmetimize kesintisiz devam edeceğiz, sonuna kadar yapacağız ama hakkımızı da alacağız. Bunun ötesi, berisi yok. ”
Yüksek Planlama Kurulunun ücret skalasıyla ilgili aldığı kararlardan dolayı da demiryolu çalışanlarının mağdur edildiğini öne süren Cankesen, bu sorunun çözülmesi gerektiğini, toplu görüşme masasında dile getirdiklerini belirtti.
– “Hükümet demiryollarını DHMİ modeline benzetme çabası içindedir”
Demiryolu çalışanlarıyla ilgili bir diğer gelişmenin “Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkında Kanun”un 1 Mayıs 2013’te yürürlüğe girmesiyle ilgili olduğunu ve yeniden yapılanma çalışmalarına başlandığını vurgulayan Cankesen, şöyle konuştu:
“Kanunun içeriği, üçüncü şahısların gelip, demiryollarında vagon, makine alıp, taşımacılık yapmasına imkan sağlanmasını öngörüyor. Demiryolarının halka açılması da diyebiliriz. Aynı Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) gibi düşünebilirsiniz. Burada seyrüsefer kısmıyla, işletme kısmı ayrılmış vaziyette. Hükümetin tasarrufu da bu yöndedir. Demiryollarını DHMİ modeline benzetme çabası içindedir.”
Geçiş süreçlerinin sıkıntılı olduğunu aktaran Cankesen, özellikle “iş güvenliği” konusunu önemsediklerini ve bu konuda hiçbir sıkıntı yaşanmadığını bildirdi.
Kanuna ilişkin detayları anlatan Cankesen, şöyle devam etti:
“Kanun Mayıs’tan itibaren yürürlükte ve yeniden yapılandırma çalışmalarına başlandı. Bu yılın sonunda TCDD, bir ana gövde, bir de TCDD Taşımacılık olmak üzere ikiye ayrılacak. TCDD taşımacılıkta seyrüsefer hizmetleri yürütülecek, bizim 8-10 bin arkadaşımız belki bu birime geçecek. TCDD ana gövdede kalan arkadaşlarımızın da zorluk yaşamaması adına düzenlemeler yapıldı. Sendikamızın müdahalesi sonucunda her bir arkadaşımızın, kendi ilinde kalmasını sağladık. Hiçbir çalışanımızı ilden ile göndererek mağdur etmedik. Her ne kadar rakiplerimiz buna ‘özelleştirme’ dese de biz ‘serbestleştirme’ dedik. Sonuçta kanunun getirdiği problemleri biz demiryolu çalışanlarımıza yaşatmadık ama yaşanılan gelişimle, bunu sağlayan demiryolu çalışanları şu an hak ettiği yerde değildir. Bir çok kurum arasında aldıkları ücretler düşüktür, yıpranma payı yoktur.”
– “Demiryollarında ve Hava Meydanlarında eleman açığı var”
Türkiye’de, yeni hava alanları açıldığını ve hızlı trenlerin sayısının arttığını ifade eden Cankesen, “Ülkemizin en ücra noktasında havaalanı olmasını isteriz ancak Devlet Hava Meydanları ve Devlet Demir Yolları eleman açısından alarm vermektedir. Eskiden 80 bin kişilik çalışan kadromuz varken şu an 14 bin kişiyle bu hizmetleri yapıyoruz. Acilen eleman takviyesine ihtiyaç duymaktayız. Ulaştırma Bakanlığınında bu konuda bizleri duyması ve görmezden gelmemesi gerekmektedir” dedi.

Yerli Milli Hızlı Tren Saatte 240 Kilometre Hıza Ulaşıldı - RayHaber
54 Sakarya

Yerli Milli Hızlı Tren Saatte 240 Kilometre Hıza Ulaşıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye Raylı Sistem Araçları AŞ (TÜRASAŞ) tarafından yerli ve milli imkanlarla geliştirilen Türkiye’nin ilk milli elektrikli hızlı trenine dair heyecan verici gelişmeleri paylaştı. Dinamik fren testlerinde daha önce 225 kilometre hıza ulaşan trenin, son test süreçlerinde 240 kilometre hıza ulaştığını açıklayan Uraloğlu, projenin başarıyla 🚆
Çin’den Ay Hedefi İçin Tarihi İnsanlı Uzay Görevi - RayHaber
ASYA

Çin’den Ay Hedefi İçin Tarihi İnsanlı Uzay Görevi

Çin, 2030 yılına kadar Ay’a astronot indirme hedefi doğrultusunda Shenzhou-23 görevini başarıyla uzaya gönderdi. Görev kapsamında ilk kez bir Çinli astronotun uzay istasyonunda tam bir yıl kalması planlanıyor. Bu süreçte uzun süreli uzay …

🚆

Mikro Yerçekiminde İnsan Evrimi Nasıl Etkilenir? - RayHaber
Bilim

Mikro Yerçekiminde İnsan Evrimi Nasıl Etkilenir?

Milyonlarca yıldır yer çekimi altında evrimleşen insan biyolojisi, uzay boşluğunda ciddi bir üreme engeliyle karşı karşıya kalıyor. Çinli bilim insanları, Tiangong uzay istasyonuna gönderdikleri yapay hücre modelleriyle bu büyük gizemi çözmek için ilk kritik adımı attı.

🚆

İnsanlar Neden Hikâye Sever? Bilimsel Bulgular Dikkat Çekiyor - RayHaber
Bilim

İnsanlar Neden Hikâye Sever? Bilimsel Bulgular Dikkat Çekiyor

Kalın romanları tek solukta bitirenlerin ve televizyon dizilerini maraton şeklinde peş peşe izleyenlerin hafıza yetenekleri incelendi. Georgia Üniversitesinden gelen son veriler, kurgusal dünyalara sığınmanın beyinde nasıl korunaklı bir liman yarattığını kanıtlıyor.

🚆