Dilan Çıtak Olayı ve Sağlık Çalışanlarına Yönelik Şiddet
Dilan Çıtak olayı, gündemdeki sıcaklığını korurken, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet konusundaki tartışmalar da sürüyor. Uçakta kabin görevlisine hakaret eden yolcuların, Türk Hava Yolları (THY) tarafından kara listeye alındığı belirtiliyor. Ancak, sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet karşısında yeterli önlemlerin alınmadığı eleştiriliyor.
Türkiye Dilan Çıtak’ı Konuşuyor!
Türk Hava Yolları tarafından kabin görevlisine hakaret ettiği gerekçesiyle kara listeye alınan Dilan Tatlıses’in, uçaktan indikten sonra polis memurlarıyla yaşadığı tartışmanın görüntüleri de basında yer aldı. Tatlıses, havalimanında görevli polis memuruna şu sözleri sarf etti: “Öyle üniformana güvenerek hareket etmeyeceksin, yerler seni koçum. Ne olacağını sanıyorsun delikanlı?” Bu tavrı, kamuoyunda büyük bir tepkiyle karşılandı.
Sağlıkta Şiddet: ‘Sağlık Teröristi’ Tanımı Gerekli
Hekimsen, konuya ilişkin X platformu üzerinden yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı: “Havayolu şirketlerinin, yolcularının uçağa bindikleri andan itibaren diğer yolculara veya şirket personeline yönelik herhangi bir darp eylemi olmaksızın yüksek sesle taşkınlık yapmaları durumunda, bu şahıslar havayollarının kara listesine alınmakta ve genel olarak tüm havayollarını kullanmaları engellenmektedir. Ayrıca, bu kişiler tutuklanmaktadır. Ancak, hastaların şifa bulmak için başvurduğu hastanelerde hekim ve sağlık çalışanlarına sözel ya da fiziksel şiddet uygulayan şahıslar, bu eylemleri nedeniyle diğer hastaların tedavisinin engellenmesine sebep olmalarına rağmen (ki bu durum bazen yaşam ile ölüm arasında olan hastalara müdahale esnasında gerçekleşmektedir), bu şahıslar ifadelerinin ardından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmaktadır.”
Bu durum, havayolu şirketlerinin kurallarının son derece disiplinli ve katı olmasıyla zıtlık arz ederken, Sağlık Bakanlığı’na bağlı devlet kurumlarında sağlık çalışanlarına uygulanan şiddete karşı uygulanan esnek yargı sistemi, “adalette çifte standart” uygulandığının en belirgin kanıtı olarak öne çıkıyor. Hekimler, görevlerini yerine getirirken devletin gücünü yanlarında hissederek çalışmak istediklerini vurguluyorlar.
Hekimsen, Sağlık Bakanlığı’na çağrıda bulunarak, sağlıkta sözel veya fiziksel şiddet uygulayan şahısların “sağlık teröristi” olarak kabul edilmesini, bu kişilerin Sağlık Bakanlığı’nın kara listesine alınmasını, tutuklanmalarının sağlanmasını ve belirli süre kamu hastanelerinden randevu alamamalarının ve SGK hizmetlerinden faydalanmamalarının gerekliliğini ifade etti. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)