Kanada Hükümeti, ülkenin ulusal yolcu demiryolu işletmecisi VIA Rail’in filosunu yenilemek amacıyla 1,95 milyar Kanada doları tutarında büyük bir yatırım başlattı. Program kapsamında Stadler tarafından 45 adet hibrit batarya-dizel lokomotif üretilecek. Proje aynı zamanda 25 yılı aşkın bir aranın ardından yolcu lokomotifi montaj faaliyetlerinin yeniden Montréal’de gerçekleştirilmesini sağlayacak.
29 Temmuz 2026’da açıklanan yatırım paketinin 1,6 milyar Kanada dolarlık bölümü lokomotif alımına ayrılırken, 357 milyon Kanada doları ise VIA Rail’in Montréal Bakım Merkezi’nde yeni montaj ve bakım tesisinin kurulmasına tahsis edildi. Tesisin inşasını Kanadalı Pomerleau şirketi üstlenecek. İki yatırımın proje süresince yaklaşık 1.200 tam zamanlı istihdam oluşturması bekleniyor.
Hibrit Teknoloji Daha Düşük Emisyon Ve Daha Yüksek Verimlilik Sunacak
Stadler tarafından üretilecek yeni nesil lokomotifler, dizel-elektrik tahrik sistemi ile yüksek kapasiteli çekiş bataryalarını aynı platformda bir araya getirecek.
Bataryalar yalnızca yardımcı sistemlere ve trenin elektrik ihtiyaçlarına güç sağlamakla kalmayacak, frenleme sırasında ortaya çıkan enerjiyi geri kazanarak yeniden depolayacak. Böylece enerji verimliliği artırılırken yakıt tüketiminin ve emisyonların azaltılması hedefleniyor.
Batarya sistemi ile dizel motor birlikte çalışarak tekerleklere 4 megavata kadar güç aktarabilecek. Her lokomotif 350 kilonewton başlangıç çekiş kuvveti üretecek ve saatte 160 kilometre hıza ulaşabilecek. Ayrıca araçlar Kanada’nın zorlu iklim koşullarına uygun olarak eksi 50 dereceye kadar güvenli şekilde çalışabilecek.
İstasyonlarda Sessiz Ve Çevreci İşletme Sağlanacak
Yeni lokomotiflerde bulunan batarya modu, özellikle istasyonlarda ve çevresel hassasiyet taşıyan bölgelerde dizel motor kullanılmadan sessiz ve düşük emisyonlu işletmeye imkân tanıyacak.
Bataryalarda depolanan enerji, olası bir dizel motor arızasında trenin güvenli bir noktaya ulaşmasına da yardımcı olacak.
Stadler İspanya Bölümü Başkan Yardımcısı Iñigo Parra, geliştirilen hibrit platformun performans, güvenilirlik ve sürdürülebilirliği bir araya getirdiğini belirterek, sistemin VIA Rail’in çevresel hedeflerine katkı sağlarken operasyonel esnekliği ve yolcu hizmet kalitesini de artıracağını ifade etti.
Lokomotiflerin Büyük Bölümü Kanada’da Monte Edilecek
Lokomotiflerin tasarımı ve ana üretimi Stadler’in İspanya’nın Valencia kentindeki Albuixech tesisinde gerçekleştirilecek. Ancak filodaki 45 lokomotifin 36 adedine kadar olan kısmının son montajı Kanada’da yapılacak.
Ayrıca test ve devreye alma süreçlerinin önemli bir bölümü de Montréal’de gerçekleştirilecek. Hibrit sistemlerde kullanılacak bataryalar ise ABB’nin Saint-Laurent tesisinde üretilecek.
Sözleşme yalnızca araç teslimatını değil, aynı zamanda 20 yıllık teknik destek ve yedek parça hizmetini de kapsıyor. Stadler, bu hizmetleri Kanada’daki iştiraki aracılığıyla Montréal, Toronto, Winnipeg ve Vancouver’daki VIA Rail bakım merkezlerinde görev yapacak ekiplerle sağlayacak.
Eski Lokomotiflerin Yerini Alacak
Yeni hibrit lokomotif filosu, Québec City-Windsor Koridoru dışındaki uzun mesafeli, bölgesel ve uzak hatlarda hizmet veren mevcut filonun yerini alacak.
Kanada Ulaştırma Bakanlığı’nın verilerine göre bu hatlarda kullanılan mevcut lokomotiflerin yaklaşık yüzde 75’i 65 yaşın üzerinde bulunuyor. Oysa demiryolu sektöründe bir yolcu lokomotifinin ekonomik hizmet ömrü genel olarak 35 ila 40 yıl arasında kabul ediliyor.
Bu trenler, alternatif toplu taşıma seçeneği bulunmayan 93 yerli topluluğun da aralarında bulunduğu toplam 272 istasyon ve talep üzerine hizmet verilen 317 durağı birbirine bağlıyor.
Kuzey Amerika’da Bir İlk Olacak
Kanada Hükümeti, yeni araçları Kuzey Amerika’nın ilk hibrit güç sistemine sahip yolcu lokomotifleri olarak tanımlıyor.
Stadler’in paylaştığı teknik bilgilere göre lokomotiflerin yüzde 92’den fazlası geri dönüştürülebilir malzemelerden oluşacak. Araçların yüzde 95’inden fazlası kullanım ömrü sonunda geri kazanılabilecek şekilde tasarlanırken, bataryaların da uzun kullanım ömrüne sahip olması ve ikinci yaşam uygulamalarında değerlendirilebilmesi hedefleniyor.
Yetkililer, teslimat takvimine ilişkin henüz kesin bir tarih açıklamazken, yatırımın hem Kanada’nın demiryolu sanayisine hem de sürdürülebilir ulaşım hedeflerine uzun vadeli katkı sağlaması bekleniyor.