Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir savunuculuk örgütü olan Amerikan Helen Enstitüsü, Başkan Donald Trump’a resmi bir mektup göndererek Washington’ın Ankara ile yürüttüğü askeri projeleri durdurmasını talep etti. Örgüt, Türkiye’ye yönelik planlanan F110 savaş uçağı motoru sevkiyatından vazgeçilmesini ve Ankara’nın beşinci nesil F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil edilmesinin önünü açabilecek tüm diplomatik girişimlerin acilen sonlandırılmasını istedi. Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’deki dış politika çıkarlarını savunan kuruluşun başkanı Nick Larigakis, Beyaz Saray’ın milli muharip uçak KAAN projesinde kullanılmak üzere General Electric üretimi motorların satışı için Kongre’ye resmi bildirimde bulunmasından derin bir endişe duyduklarını dile getirdi.
Kendi Dönemindeki Yaptırımlar Hatırlatıldı
Larigakis tarafından kaleme alınan mektupta, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma füze sistemi tedarik etmesinin ardından, Savunma Sanayii Başkanlığı’na yönelik CAATSA yaptırımlarını 2020 yılında bizzat Trump yönetiminin başlattığı anımsatıldı. O dönemde alınan bu kararın Amerikan ulusal güvenliği açısından ne denli isabetli bir adım olduğunu savunan lobi lideri, mevcut politikanın geçmişteki kararlılıkla çelişmemesi gerektiğini savundu. Kısıtlamaların getirilmesine zemin hazırlayan hukuki ve askeri gerekçelerin bugün de aynen geçerliliğini koruduğunu iddia eden enstitü, S-400 bataryalarının halen Türkiye’nin elinde bulunduğunu ve bu durumun yaptırım mevzuatını gevşetmeyecek bir engel teşkil etmesi gerektiğini öne sürdü.
Kongre’nin Denetim Rolü Çiğneniyor İddiası
Mektupta ayrıca savunma ticaretinin Kongre onayına sunulma sürecine dair ciddi eleştiriler yer aldı. İdari yönetimin, senatörlerin ve milletvekillerinin muhalefetine rağmen geleneksel danışma mekanizmalarını tam olarak işletmeden bu satışı gerçekleştirmeye çalıştığı ileri sürüldü. Yasama organının anayasal denetim hakkına tam saygı gösterilmesi gerektiği aktarıldı.
Doğu Akdeniz Ve Ege Vurgusu
Ankara’nın jeopolitik adımlarının güvenilir bir NATO müttefiki profiliyle uyuşmadığını iddia eden Larigakis; Kuzey Kıbrıs, Ege Denizi, Rusya ile ilişkiler ve bölgesel hassasiyetler gibi başlıkları Amerikan yasalarının ihlali olarak nitelendirdi. Türkiye’nin bu tavırlarına karşılık askeri ortaklığın genişletilerek ödüllendirilmesinin dost ve düşman unsurlara yanlış bir sinyal göndereceğini belirten mektup, Washington’ın bunun yerine Atina ve Lefkoşa ile olan ortaklıklarını derinleştirmesi tavsiyesiyle son buldu.