14 Şubat İçin Yetiştirilen Ürünler Düşüşte

Çiftçilik, her mevsim farklı zorluklarla karşılaşan bir meslek olsa da, iklim koşullarıyla mücadele etmek özellikle çiçek üreticileri için dayanılmaz hale geliyor. Seyhan ilçesinde 27 yıldır el işleriyle, sevgiyle ve emekle yetiştirilen güller, bu yıl beklenmedik soğuk hava dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Her yıl büyük bir özenle hazırlık yapan çiftçiler, özellikle Sevgililer Günü gibi büyük talep gören günler öncesinde, en güzel ve taze güllerle müşterilerini memnun etmek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Ancak bu yıl, iklimin beklenmedik sertliği yüzünden onların planları altüst oluyor.

İklim Değişikliği ve Gül Yetiştiriciliği

Gül üretiminde kullanılan seraların avantajları büyük olsa da, ani soğuk havalara karşı dayanıksız kalabiliyorlar. Özellikle Adana bölgesinde, 5 dönümlük bir alanda uzmanlıkla yetiştirilen güller, ortalama 27 yıldır aile geliri ve gurur kaynağı oluyor. Ancak bu yıl, mevsim normallerinin çok altında seyreden hava sıcaklıkları, gül [çimlendirme] ve büyüme süreçlerini ciddi şekilde etkiledi.

Gül Üretiminde Karşılaşılan Zorluklar

  • Soğuk Hava Etkisi: Güllerin büyüme ve gelişme sürecini durduran soğuk hava, çiçeklerin verimini %50-60 oranında azalttı.
  • Isıtma Sistemlerinin Eksikliği: Serada ısıtma sistemleri olmadan, doğal ısıyla yetinen çiftçiler, zarar görmeyi önleyemedi. Bu da üretimi büyük ölçüde düşürdü.
  • Yaz ve Kış Dengesizliği: Mevsim normalleri dışında gerçekleşen düşük sıcaklıklar, gül yapan köklerin ve tomurcukların ölümesine neden oldu.
  • Ekonomik Zararlar: Verim kaybı nedeniyle üreticiler, hedefledikleri satış rakamlarını yakalamakta güçlük çekiyor ve maddi anlamda büyük kayıplar yaşıyor.

Sevdayla Yetiştirilen Güller ve İnsanlara Verdiği Mutluluk

Çiftçiler, gül yetiştirirken sadece maddi kazanç peşinde koşmuyorlar. Onlar için gül kokuları ve güzel görüntüler, insanların yüzünde bir gülümseme oluşturmanın en güzel yolu. Bu meslek, onları gerçek anlamda mutlu eden ve yaşam enerjisi veren bir uğraş.

“Her damla terimiz ve emeklerimiz, sevgiyle bağlı olduğumuz bu güllere yansıyor. Bu yıl, soğuktan dolayı elimizdeki güllerin çok az olması, bizi gerçekten çok üzse de, yine de insanlara sevgiyle hediye edebileceğimiz gül üretmek istiyoruz.” – Tahir Tayboğa

Gelecek İçin Umutlar ve Çözüm Arayışları

Yetiştiriciler, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak adına çeşitli çözümler aramaya başladı. Bunlar arasında:

  • Isıtma sistemlerinin kurulması
  • Seraların izolasyonunun güçlendirilmesi
  • Yerel iklim şartlarına uygun dayanıklı gül çeşitlerinin tercih edilmesi
  • Sağlıklı ve sürdürülebilir sulama yöntemlerinin kullanılması

Ancak, bu önlemler maliyetleri önemli ölçüde artırıyor ve çiftçilerin gelirlerini koruma mücadelesine katkıda bulunuyor.

Sonuç: Doğanın Gücü Karşısında İnsan Emekleri

Gülüyle özdeşleşmiş bu bölgedeki çiftçiler, iklimin acımasız yüzüne rağmen üretmeye devam ediyor. Onların bu azmi ve tutkusuyla, doğal koşulların zorlaştırdığı üretim sürecine rağmen, insanlara sevgi ve mutluluk dağıtmaya çalışıyorlar. Her ne kadar beton ve ısıtma sistemleriyle donatılmış seralar, iklimin ani değişikliklerine karşı kısmi koruma sağlasa da, doğanın gücü karşısında hiçbir çaba yeterli olmuyor.

Gül Sevgisinin Gerekli Olduğu Anlar

Özellikle 14 Şubat Sevgililer Günü gibi özel günlerde, gül arzının zirve yaptığı bu dönemde, üreticiler içtenlikle ümit ediyor. Çünkü sevgiyle donatılmış bir gül, sadece bir çiçek değil, aynı zamanda duyguların, sevgilerin ve tutkunun sembolü. Bu nedenle, onların en büyük arzusu, elinden gelen en güzel ve taze gülleri, insanlara sevinçle ulaştırmak.

Güllerin Aroması ve Çalışma Hali

Gül yetiştiriciliğinin en büyük keyfi, gül kokuları arasında çalışmak ve doğanın bu muhteşem aromasını solumak. Çiftçiler, bu doğal güzellikler içinde, emeklerinin karşılığını görmek ve her tomurcukta insanlara sevgi aşılamayı hedefliyorlar. Zorluklara rağmen, üretimin devam etmesi ve gülün sevgiyle büyümesi, onların yaşam tarzını ve ruhunu şekillendiriyor.