Türk edebiyatının kendine özgü dili ve güçlü şiirleriyle hafızalarda yer edinen Can Yücel, doğumunun 100. yılında İzmir’in Foça ilçesinde düzenlenen özel bir programla anıldı. Şairin yakın dostu ve yaşamının önemli dönemlerine tanıklık eden karikatürist, mizah yazarı ve şair Cihan Demirci’nin hazırlayıp sunduğu gecede, Yücel’in hayatından kesitler anlatıldı, dostlarıyla yaşadığı anılar paylaşıldı ve sevilen şiirleri seslendirildi.
Şairin Yaşamından Anılar Paylaşıldı
Surdibi Dosthane’de gerçekleştirilen anma programına Can Yücel’in sevenlerinin yanı sıra, şairin sağlık sorunları yaşadığı dönemde İzmir’de hastanede kendisine dönüşümlü olarak refakat eden yakın arkadaşları da katıldı.
Programın açılışında konuşan Cihan Demirci, eski Milli Eğitim Bakanlarından Hasan Âli Yücel’in oğlu olan Can Yücel’in yaşam öyküsünü anlattı. Demirci, Yücel’le farklı kentlerde ve İstanbul’da katıldıkları imza günlerinden geriye kalan anılarını da dinleyicilerle paylaştı.
Yücel’in kullandığı dili kaba bulanların bulunduğunu belirten Demirci, şairin bu görünümün aksine son derece samimi, sevgi dolu ve duygusal bir kişiliğe sahip olduğunu söyledi. Demirci, ailesinden gelen Mevlevi anlayışının da Can Yücel’in kişiliği üzerinde iz bıraktığını ifade etti.
“Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim”
Can Yücel’in şiirlerinin günümüzde de geniş kitleler tarafından okunmaya ve paylaşılmaya devam ettiğini belirten Demirci, şaire ait olmadığı halde sosyal medyada ve farklı mecralarda kendisine atfedilen şiirlere de dikkat çekti.
Program sırasında Yücel’in kendi sesinden “Ben Hayatta En Çok Babamı Sevdim” şiiri dinleyicilerle buluşturuldu. Demirci ayrıca, kendisini övmeyen, aksine eleştiren bir şiir yazmasını isteyen Aziz Nesin için Can Yücel’in kaleme aldığı şiiri de okudu.
Söyleşinin ardından müzik bölümüne geçilirken, İnan Çölmekçi’nin gitarı eşliğinde Can Yücel’in sevilen şiirleri katılımcılar tarafından birlikte seslendirildi. Böylece gece, şairin dizelerinin yeniden hayat bulduğu duygusal bir buluşmaya dönüştü.
“Can Yücel’le Yaşamak Fırtınayla Yaşamaktır”
Cihan Demirci, Can Yücel’le geçirdiği yılların kendisinde unutulmaz izler bıraktığını söyledi. Şairle yaşadığı bir anısını paylaşan Demirci, “Ben babayla epey maceralar yaşadım. Çenemin altında hâlâ izi var. Üç dikişlik bir iz, ondan silinmez bir hatıra bana” ifadelerini kullandı.
Yücel’in kişiliğinin en iyi eşi Güler Yücel tarafından anlatılabileceğini belirten Demirci, onun sözlerine de yer verdi. Güler Yücel’in Can Yücel’le yaşamı, “Can Yücel’le yaşamak, sürekli fırtına da yaşamak, fırtınayla yaşamaktır” sözleriyle tanımladığını aktardı.
Dostları Can Baba’yı Unutmadı
Anma programının son bölümünde, Can Yücel’in İzmir’de tedavi gördüğü dönemde yakınlarıyla birlikte hastanede nöbetleşe yanında bulunan Haluk Tekeli konuştu. Yücel’le hem sanat çevresinde hem de aynı siyasi oluşum içerisinde yol arkadaşlığı yaptığını anlatan Tekeli, şairle ilgili hatıralarını katılımcılarla paylaştı.
Tekeli, Can Yücel’in kendine özgü kişiliğine vurgu yaparak konuşmasını, “Nevi şahsına münhasır bir insandı. Ama iyi ki onunla aynı coğrafyada yaşamışız, onun şiirleriyle büyümüşüz, ona arkadaşlık, yoldaşlık etmişiz. Çok yaşa Can Baba” sözleriyle tamamladı.
Foça’da düzenlenen anma gecesi, Can Yücel’in yalnızca şiirleriyle değil, dostlukları, yaşam öyküsü ve geride bıraktığı güçlü hatıralarıyla da yeni kuşaklara aktarılmasına katkı sağladı.