Van’ın Gürpınar ilçesinde bulunan İremir Höyüğü’nde sürdürülen arkeolojik kazılarda, Erken Tunç Çağı’na uzanan yaklaşık 5 bin 500 yıllık yaşam izleri araştırılıyor. Yedi yıldır devam eden çalışmalarda Urartu öncesi dönemlere ait mimari kalıntılar ve çeşitli buluntular gün yüzüne çıkarılırken, bölgenin geçmişine ilişkin yeni bilgiler elde edilmesi hedefleniyor.
Otbiçer Mahallesi’nde yaklaşık yedi yıl önce keşfedilen höyükteki kazılar, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün izniyle gerçekleştiriliyor. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hanifi Biber’in bilimsel danışmanlığındaki çalışmalarda arkeolog, antropolog ve sanat tarihi uzmanlarının yanı sıra lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşan 15 kişilik ekip görev yapıyor.
Erken Tunç Çağı’na Uzanan Yerleşim
Kazı çalışmalarının bilimsel danışmanı Prof. Dr. Hanifi Biber, İremir Höyüğü’nün özellikle Urartu öncesi dönemlerin anlaşılması açısından önemli veriler sunduğunu belirtti.
Höyükteki yerleşimin Karaz veya Erken Transkafkasya kültürü olarak adlandırılan döneme ait olduğunu ifade eden Biber, bu dönemin Erken Tunç Çağı’na karşılık geldiğini söyledi. Bu yılki kazı çalışmalarının yaklaşık bir hafta önce başladığını belirten Biber, daha önce ortaya çıkarılan mimari kalıntılar üzerinden araştırmaların sürdürüldüğünü aktardı.
Geçmiş yıllarda höyükte depo yapıları tespit ettiklerini anlatan Biber, bu yapıların ne kadar geniş bir alana yayıldığını belirlemek amacıyla farklı noktalarda kazı çalışmalarına başladıklarını kaydetti.
Van’ın Tarihi Urartu’dan Daha Eskiye Gidiyor
Van’ın arkeolojik geçmişinin yalnızca Urartu dönemiyle sınırlandırılamayacağına dikkat çeken Biber, bölgede Kalkolitik Çağ’dan itibaren yaşamın varlığına ilişkin bulgular elde edildiğini belirtti.
İremir Höyüğü’nde yürütülen çalışmalarla Urartu döneminden ne kadar geriye gidilebildiğinin ortaya çıkarılmaya çalışıldığını ifade eden Biber, yedi yıllık araştırmalar sonucunda höyüğün geçmişinin günümüzden yaklaşık 5 bin 500 yıl öncesine uzandığının belirlendiğini söyledi.
Kazıların yalnızca mimari kalıntıları ortaya çıkarmak amacı taşımadığını belirten Biber, geçmiş toplumların günlük yaşamları, beslenme alışkanlıkları, yeme içme kültürleri ve bölgenin geçmişteki bitki örtüsüne ilişkin verilerin de araştırıldığını aktardı.
Küp Ve Karbonlaşmış Tahıllar Bulundu
İremir Höyüğü’nde daha önce gerçekleştirilen çalışmalarda dönemin ekonomik yaşamına ilişkin önemli buluntular da ortaya çıkarıldı. Geçen yıl depo olarak kullanıldığı değerlendirilen bir mekanda bir küp ile çevresinde karbonlaşmış buğday taneleri bulundu.
Bu buluntuların Karaz kültüründe depo yapılarının kullanım biçimleri ile arpa ve buğday gibi tahılların geçmiş toplumların yaşamındaki yeri hakkında bilgi sağladığı belirtildi.
Yeni kazı sezonunda da önceki yıllarda elde edilen verilerin tamamlanması ve yerleşim alanının farklı bölümlerinin ortaya çıkarılması amaçlanıyor.
Höyük Turizme Kazandırılabilir
Prof. Dr. Biber, kazı alanındaki mimari dokunun tamamen ortaya çıkarılması ve restorasyon çalışmalarının ardından çevre düzenlemesi yapılması halinde İremir Höyüğü’nün turizme açılabileceğini ifade etti.
Böyle bir çalışmanın gerçekleştirilmesi durumunda höyüğün Van’ın önemli tarihi ve turistik noktaları arasına katılabileceğini belirten Biber, Van Kalesi, Çavuştepe Kalesi ve Akdamar Adası gibi turizm merkezlerinin yanında İremir Höyüğü’nün de yeni bir destinasyon oluşturabileceğini söyledi.
Kazılardan elde edilen bulguların bilimsel yöntemlerle incelenmesiyle, Van’ın Urartu öncesi dönemlerine ilişkin bilgi birikiminin daha da genişletilmesi bekleniyor.