Rusya Federasyonu Devlet Başkanlığı İdaresi Merkez Klinik Hastanesinden yapılan açıklamada, 91 yaşındaki Gorbaçov’un ağır ve uzun bir hastalıktan sonra akşam saatlerinde hayatını kaybettiği ifade edildi.
Gorbaçov, 1985’ten 1991’e kadar SSCB’nin en yüksek yönetim organı olan Sovyetler Birliği Komünist Partisi (SBKP) Merkez Komitesinin genel sekreterliğini yürüttü.
1990’da yapılan reformla devlet başkanlığı sistemine geçildi. Yüksek Sovyet Meclisinde yapılan oylamada Gorbaçov, SSCB Devlet Başkanı seçildi. Gorbaçov, 1990’dan 1991’e kadar SSCB’nin devlet başkanlığını yaptı.
Mihail Gorbaçov Kimdir?
Mihail Sergeyeviç Gorbaçov (Doğum tarhi 2 Mart 1931 – Ölüm tarihi 30 Ağustos 2022), Rus siyasetçi ve Sovyetler Birliği’nin son lideri (1985-1991). İdeolojik olarak Gorbaçov başlangıçta Marksizm-Leninizm’e bağlıydı, ancak 1990’ların başında sosyal demokrasiye yöneldi.
Gorbaçov’un perestroika (yeniden yapılanma) ve glasnost (açıklık) adını verdiği reform çalışmaları Soğuk Savaş’ı bitirdi; ancak bu reformlar Sovyetler Birliği Komünist Partisi’nin ülkede politik üstünlüğünü kaybetmesine ve sonrasında da Sovyetler Birliği’nin dağılmasına neden oldu. 1990’da Nobel Barış Ödülünü kazandı. Hakkında en çok eser yazılan ilk 100 kişi listesinde yer almaktadır.
Gorbaçov’un başının üstünde belirgin bir doğum lekesi vardır. 1955’e gelindiğinde saçları seyrelmişti, ve 1960’ların sonunda keldi. 1960’lar boyunca obeziteye karşı mücadele etti. Doder ve Branson onu “tıknaz ama şişman değil” olarak nitelendirmiştir. Güney Rus aksanıyla konuşur, ve hem halk hem de pop şarkıları söylediği bilinir.
Hayatı boyunca modaya uygun giyinmeye çalıştı. Az miktarda içki içerdi ama sert içkilerden hoşlanmazdı. Sigara içmezdi. Özel hayatına karşı korumacıydı ve insanları evine davet etmekten kaçınırdı. Gorbaçov karısına çok değer veriyordu, o da kocasına değer veriyordu. Tek çocuğu olan kızını, siyasetçilerin çocukları için ayrılmış bir okul yerine Stavropol’deki yerel bir devlet okulana gönderdi. Sovyet yönetimindeki birçok çağdaşının aksine, kadın düşkünü değildi ve kadınlara saygılı davranmasıyla tanınıyordu.
Gorbaçov Rus Ortodoks olarak vaftiz edilmişti ve büyürken büyükanne ve büyükbabası Hristiyanlık inancına sahipti. 2008 yılında, Assisili Fransis’in mezarını ziyaret ettikten sonra basında Hristiyan olduğuna dair bazı spekülasyonlar çıkmış, bunun üzerine ateist olduğunu açıklamıştır Üniversitede okuduğundan beri Gorbaçov kendisini bir entelektüel olarak görüyordu; Doder ve Branson, Gorbaçov’un çoğu Rus entelijansiyasının aksine “bilim, kültür, sanat veya eğitim dünyasıyla” yakından bağlantılı olmadığına dikkat çekerek, “entelektüelliğinin biraz öz-bilinçli” olduğunu düşündüler. Stavropol’de yaşarken eşiyle birlikte yüzlerce kitap toplamıştır. En sevdiği yazarlar arasında Arthur Miller, Dostoyevski ve Cengiz Aytmatov yer alırken, polisiye okumaktan da hoşlanıyordu. Yürüyüşe çıkmaktan hoşlanırdı, doğal ortamları severdi, ve aynı zamanda futbol hayranıydı. Sovyet yetkilileri arasında yaygın olan büyük, alkollü partiler yerine, toplananların sanat ve felsefe gibi konuları tartıştığı küçük toplantıları tercih etti.