İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği “Patili Dostumuz” projesi, engelli çocuklar ve aileleri için sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda hayata tutunma vesilesi oluyor. Hayvanlar ve bitkilerle kurulan bu özel bağ sayesinde çocuklar, sosyal yaşama daha aktif katılırken duygusal gelişimlerini de güçlendiriyor. Sosyal Hizmetler, Veteriner İşleri ve Tarımsal Hizmetler daire başkanlıklarının ortaklığıyla geçen yıl başlatılan “Patili Dostumuz: Kentsel Yaşamda Destekleyici Etkileşimler” projesinin ikinci grup etkinlikleri büyük bir heyecanla başladı. Yurdoğlu Engelli Merkezi’nde düzenlenen açılış programında, ailelere sürecin işleyişi hakkında detaylı bilgiler verildi.
Aile Boyu Gelişim ve Sosyal Etkileşim
Altı hafta sürecek olan bu projede temel amaç; insan, hayvan ve doğa arasındaki bağı güçlendirerek engelli bireylerin kent yaşamına katılımını artırmaktır. Etkinliklerin bir diğer önemli boyutu ise toplumsal cinsiyet eşitliğini desteklemektir. Sosyal hizmet uzmanı Cansu Deniz Ağ, babaların sürece aktif katılımını sağlamak için programın özellikle pazar günleri düzenlendiğini vurguluyor. Bu sayede anneler serbest zaman geçirip dinlenme fırsatı bulurken, babalar çocuklarıyla birlikte doğa temalı resim atölyelerine ve diğer aktivitelere katılarak çocuklarıyla olan bağlarını derinleştiriyor.
Hayvanlar ve Bitkilerle Terapi Süreci
Proje kapsamında, İzmir Doğal Yaşam Parkı’ndan getirilen ve tüm sağlık kontrolleri uzmanlarca tamamlanan farklı hayvan türleri, İnciraltı Hortikültürel Bahçe’de çocuklarla buluşuyor. Veteriner hekimler, hayvan bakıcıları ve psikososyal destek ekipleri gözetiminde gerçekleştirilen bu buluşmalarda, dokunsal temas ve duyusal gelişim üzerine odaklanılıyor.
Eş zamanlı olarak yürütülen tarımsal faaliyetler de projenin bir parçasını oluşturuyor. Ziraat mühendisleri eşliğinde yapılan fide ve tohum dikim etkinlikleri sayesinde, çocuklar mevsimine uygun bitkileri yetiştirmeyi öğreniyor. Bu sorumluluk, çocukların özgüvenini ve başarma duygusunu pekiştirerek gelişimlerine katkı sağlıyor.
Bilimsel Temeller ve Somut Kazanımlar
Projenin başarısı sadece gözlemlere değil, bilimsel verilere de dayanıyor. Dokuz Eylül Üniversitesi Psikoloji Bölümü tarafından hazırlanan ön test ve son testler aracılığıyla çocuklardaki değişimler ölçülüyor. Hayvan fobisi olan çocukların korkularını yendiği, sık atak geçiren çocukların ise hayvanlarla temas ederek sakinleştiği bu testler sonucunda bilimsel olarak kanıtlanıyor.
Hayvan Sevgisi ve Sahiplendirme Bilinci
Veteriner İşleri Dairesi’nden Ebru Tong’un belirttiği üzere, proje aynı zamanda hayvan sahiplendirme çalışmalarına da kapı aralıyor. Hayvanlarla bir arada yaşama konusunda kaygı duyan aileler, çocuklarının hayvanlarla kurduğu olumlu iletişimi bizzat deneyimleyerek bu korkularından arınıyor. Eğitimler sayesinde hem çocuklar hem de ebeveynler, hayvanlara doğru yaklaşım ve iletişim konularında hayati bilgiler ediniyor. İzmir’in bu bütüncül yaklaşımı, engelli bireylerin dünyasını sevgi dolu pati izleriyle yeniden şekillendiriyor.