30 Ağustos 1922: Zaferin Tüm Ülkeye Yansıması
30 Ağustos 1922 tarihi, yalnızca İzmir’in değil, ülkemizin dört bir yanının düşman işgalinden kurtuluşunun simgesi olmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Zafertepe’den bizzat yönettiği meydan savaşının ardından savaş alanını dolaşırken, binlerce düşman cesedinin birbiri üzerine yığılmış halini görmüş ve bu korkunç manzara karşısında şu sözleri sarf etmiştir:
“Bu manzara insanlığı utandırabilir. Fakat haklı vatan savunmamız için buna mecbur olduk. Türkler başka milletlerin vatanında böyle bir harekete kalkışmazlar.”
Atatürk, bayrağın bir milletin bağımsızlık sembolü olduğunu vurgulayarak, düşman bayrağına gösterilmesi gereken saygıyı dile getirmiştir:
“Bayrak bir milletin bağımsızlık işaretidir. Düşman da olsa hürmet etmek gerekir. Kaldırıp topun üzerine koyunuz.”
İzmir’in Kurtuluşu
Türk Ordusu, İzmir’i 9 Eylül 1922 tarihinde işgalden kurtarmış ve ertesi gün, muzaffer komutan olarak İzmir Valiliği’nin önünde halkla buluşmuştur. Halka seslenerek, “Bu zafer sizindir, milletindir.” demiştir. Bu sırada, Atatürk’ün atının kuyruğuna bağladığı Yunan bayrağını yerlerde sürükleyen Süvari Çolak İbrahim’i gören Gazi, emir çavuşu Ali Metin aracılığıyla ona şu talimatı göndermiştir:
“Bayrağı yerde sürümesinler. Bu bizim adaletimize yakışmaz.”
Bunun üzerine Yunan bayrağı atın kuyruğundan çözülmüştür.
Bayrak Saygısı
Aynı gün, kalacağı İplikçizade Köşkü’nün önüne geldiğinde, yerde serilmiş Yunan bayrağını gören Gazi, bu durumu sorgular. Görevli kadınlar ona, Yunan Kralı Konstantin’in bu konağa Türk bayrağını çiğneyerek girdiğini anlatırlar. Atatürk, bu duruma tepki göstererek:
“O, geçmişte hata etmiş. Bir milletin bağımsızlığının sembolü olan bayrak çiğnenmez. Ben onun hatasını tekrar edemem.”
demiş ve bayrağın yerden kaldırılmasını sağlamıştır.
Barış Sürecinin Temelleri
Aradan sekiz yıl geçmiş, Kurtuluş Savaşı’nın üzerinden 8 yıl geçmişti. Yunan Başbakanı Eleftherios Venizelos, Türkiye’yi ziyaret için geldiğinde Gazi, Venizelos’a şöyle hitap etmiştir:
“Geçmişimizde kalan kötü olaylar bir daha tekrarlanmayacaktır.”
30 Ekim 1930 tarihinde Ankara’da “Türkiye-Yunanistan Ticaret Antlaşması” taraflarca imzalanmıştır. 27 Ekim 1930’da ülkemize gelen Yunan Başbakanı Eleftherios Venizelos, bu antlaşmayı Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal ile karşılıklı olarak imzalamıştır. Bu imza, Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın Yunan bayrağına gösterdiği saygının barış adına verdiği olumlu sonuçlardan biridir.
Dostluk İlişkilerinin Gelişimi
Yunanistan Başbakanı Eleftherios Venizelos, 30 Ekim 1930 gecesi, eski düşmanının Cumhuriyet balosuna katılmıştır. 12 Ocak 1934 tarihinde, Yunanistan eski Başbakanı Venizelos, Türkiye Cumhurbaşkanı Atatürk’ü ‘Nobel Barış Ödülü’ne aday göstermiştir. Venizelos’un memleketi olan Girit’teki havaalanında bu konudaki videoları izlediğimde, iki ülke arasındaki dostluğun bozulmayacağına olan inancım pekişmiştir.
Sonuç
Günümüzde, Atatürk’ün “Yurtta Barış, dünyada Barış” ilkesine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz aşikardır.
4 Kasım 2024
Ahmet Gürel
ADD Genel Başkan Baş Danışmanı