Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) fon piyasalarına ilişkin geçen hafta aldığı kararları değerlendirerek, yatırım fonları ile emeklilik yatırım fonlarının farklı yapılara sahip olduğunu vurguladı. Yaşar, emeklilik fonlarının güçlü gözetim ve denetim mekanizmaları sayesinde mevcut piyasa hareketlerinden kalıcı biçimde etkilenmediğini belirtti.
Emeklilik yatırım fonlarının teknik ve hukuki yapılarının yanı sıra tabi oldukları denetim mekanizmalarının güçlü koruma unsurları içerdiğini ifade eden Yaşar, bugüne kadar emeklilik fonlarında herhangi bir likidite sorunu yaşanmadığını söyledi.
“BES’te Aceleci Karar Gerektiren Bir Tablo Yok”
Yaşar, yaşanan gelişmelerin Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) uzun vadeli bir tasarruf mekanizması olarak sağlam yapısını ortaya koyduğunu belirtti.
Emeklilik fonlarının kurucularının emeklilik şirketleri olduğunu hatırlatan Yaşar, 18 milyonu aşan BES katılımcısının birikimlerinin profesyonel portföy yönetim şirketleri tarafından yönetildiğini aktardı.
Yaklaşık 400 emeklilik fonunun 353’ünün bankaların sahibi olduğu portföy yönetim şirketlerince yönetildiğine dikkat çeken Yaşar, mevcut durumda BES katılımcılarının aceleci karar vermesini gerektirecek bir görünüm bulunmadığını ifade etti.
Fon Büyüklüklerinde Kısa Sürede Toparlanma
Borsa İstanbul’da yaşanan kısa vadeli dalgalanmalara karşın emeklilik yatırım fonlarında belirgin ve kalıcı bir olumsuzluk gözlenmediğini belirten Yaşar, fon büyüklüklerinde kısa süre içerisinde yeniden artış yaşandığını söyledi.
BES’in günlük veya haftalık piyasa hareketleri üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Yaşar, sistemin temel niteliğinin uzun vadeli tasarruf olduğunu ifade etti.
SPK tarafından tasfiye edilen yatırım fonları içerisinde en büyük payın serbest fonlara ait olduğunu belirten Yaşar, bu fon türünün BES fonlarında bulunmadığını söyledi. Emeklilik yatırım fonlarında farklı risk limitleri ve varlık yoğunlaşmalarının uygulandığına işaret eden Yaşar, iki fon yapısının birbirinden ayrılması gerektiğini dile getirdi.
“Sistemden Ayrılma Talebi Oluşmadı”
Ahmet Yaşar, piyasalardaki gelişmelerin ardından BES katılımcılarının davranışlarına ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Sektörle yakın temas halinde olduklarını belirten Yaşar, kendilerine ulaşan bilgilerin BES katılımcıları arasında olağan dışı bir hareket veya sistemden ayrılma talebi oluşmadığını gösterdiğini söyledi.
Piyasa dalgalanmalarının özellikle hisse senetlerine yatırım yapan emeklilik fonlarının kısa vadeli getirilerini etkileyebileceğini belirten Yaşar, BES’e uzun vadeli bakıldığında farklı bir görünüm ortaya çıktığını ifade etti.
BES Fonlarında Kıymetli Madenlerin Payı Yüzde 38
Yaşar, Takasbank’ın 21 Eylül itibarıyla emeklilik yatırım fonlarına ilişkin verilerini de paylaştı. Buna göre emeklilik fonlarının ana varlık gruplarındaki dağılımın yaklaşık yüzde 94’ünü belirli yatırım araçları oluşturuyor.
Söz konusu dağılımda kıymetli madenler yüzde 38 ile ilk sırada yer alırken, hisse senetlerinin payı yüzde 16, kamu borçlanma araçlarının payı yüzde 14 oldu. Fon katılma payları ile ters repo ve repo işlemlerinin toplam payı yüzde 6 olarak kaydedilirken, diğer alternatif yatırım araçlarının payı yüzde 20 seviyesinde gerçekleşti.
Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) verilerine göre ise 21 Eylül itibarıyla BES ve Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) toplam fon büyüklüğü 2 trilyon 621 milyar 854,9 milyon liraya ulaştı. Aynı tarih itibarıyla toplam katılımcı sayısı 18 milyon 278 bin 778 olarak kayıtlara geçti.
Yaşar, bu verilerin BES’in geniş katılımcı tabanına ve uzun vadeli tasarruf yapısına işaret ettiğini belirterek, kısa vadeli piyasa hareketlerinin sistemin genel yapısı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.